FARZEDİN ki evinize kıymet verdiğiniz bir misafiri konuk edeceksiniz, onun için neler yapardınız Öncelikle misafirinizi nasıl memnun edebileceğinizi düşünür ve onun için her şeyi seferber ederdiniz. Onun nelerden hoşlandığını, sizden neler beklediğini öğrenir ve buna uygun davranırdınız. Evinizde kaldığı sürece incitmemeye özen gösterir ve misafirin gönlünü hoş tutmak isterdiniz.
Misafire ilk ikramınız, karşı tarafa verdiğiniz değerin öncüsü olan tebessümdür. Tebessüm çaba gerektirmeyen küçük bir davranıştır fakat karşı tarafa tesiri büyüktür. O nedenle misafirinizi tebessümle karşılar ve onunla karşılaşmaktan duyduğunuz hoşnutluğu ifade edersiniz. Sonra, misafir için hazırladığınız şeyleri ikram eder ve evinize gelmekle sizi onurlandırdığını vurgularsınız.
İslam toplumlarında Ramazan ayı eve gelen değerli bir misafir gibi karşılanır. Aileler Ramazandan bir ay önce başlarlar hazırlıklara. Günler geçtikçe heyecan artar. Evin sakinleri ramazanın ilk gecesini büyük bir coşku ile karşılar ve hep beraber dua ederler. Ramazan öncesi eve geç gelen baba, iftar saatlerini çocukları ile geçirebilmek için daha erken gelir. Sofrada bir araya gelen aile fertleri iftar öncesi dua eder ve yemeğe sohbetle başlarlar. Yemek sonrası İslami sohbetler yapılır, evin küçük çocuğu teraviye ebeveyni ile birlikte gider. Daha önce gece geç vakte kadar tv başında kalan baba çocuklarıyla sohbet eder anne ise sahur hazırlıklarını çoktan bitirmiştir. Sahur vakti, akşam yaşanan muhabbet tekrarlanır ve babanın sohbeti sabah namazına kadar devam eder. Aile fertleri birlikte Kuran tilaveti yaparlar. Kuranın sadece ölüye değil, daha ziyade canlıya okunacak bir kitap olduğunu bilir ve yaşamlarını yeniden gözden geçirirler. Ramazan’ı tatlı bir misafir gibi karşılayan aile ayın sonunda onu hasretle uğurlarlar. Geride ise bu ayın bereketinden kalan huzur ve mutluluk vardır.