FAHR-İ KÂİNAT Resûl-i Kibriya aleyhi ekmelüttahiyyat
Efendimiz cismen mi raca çıkmış, Seyyid-i Beni Âdem olarak en yüksek makama huruc
etmiştir.
Zaman ve mekân ona dürülmüş, gözlerin göremediği nice
esrar ve hakayık ona gösterilmiştir.
Mi racta Enbiya ve Rüsule (aleyhimüsselam) imam olup
namaz kıldırmıştır.
Mü minlerin mi racı olan gözlerin nuru namaz ona
miracında emr ü ferman olunmuştur.
Kendisine, iman edenlere şefaat izni verilmiştir.
Resulullaha iman edenler, Kur an-ı Azimüşşandaki
Subhanellezi esrâ ayetinde anlatılan mi raca şeksiz şüphesiz tereddütsüz
inanırlar ve inşaallah sâdıklardan olurlar.
Âlemleri yoktan var eden, ceddimiz Âdem Safiyullahı
anasız babasız yaratan, İsa aleyhisselamı babasız halk eden Allahu Teala
elbette Resûlünü mi raca yükseltecek kudrete sahiptir.
Allahü Teala ve Tekaddes hazretlerinin kadim Kelamı olan
Kur ana uyalım, ondaki emirleri yerine getirelim, yasaklarından uzak duralım,
öğütlerini tutalım.
Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan ve çok yüksek bir
ahlaka sahip bulanan, necat ve felah yolunun baş rehberi, insanlık içih en
güzel örnek olan Efendimizin Şeriatına ve Sünnetine uyalım.
Efendimizin vekilleri, vârisleri, halifeleri makamında
bulunan rabbanî, râsih, muhlis, muslih, muttaqi, âmirine bi l-maruf ve nâhine
ani l-münker ulema, fukaha, meşayih, mürşid-i kâmil efendilerimize tâbi
olalım.
Ezelde Kaalû belâ bezminde Hak Teala ile yaptığımız ahd
ü misaka sâdık kalalım.
Resulullah efendimize biat ve itaat edelim, onunla daima
irtibatlı olalım.
Âbid olalım, sâdık olalım, ihlaslı olalım, bîdar olalım
Allah için mü min kardeşlerimizi sevelim, onlara merhamet
edelim, yardımcı olalım.
Rab olarak Allah tan, Kitab ve düstur olarak Kur andan,
din olarak İslam dan, Nebi ve Resulullah olarak Muhammed Mustafa sallallahu
aleyhi ve sellemden, Şeriat olarak Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeden, Ümmet olarak
Ümmet-i Muhammed ten razı olalım.
Allah ve Resulü bizi dünyaya kapılmak ve gaflete düşmek
konusunda uyarmıştır. Gafil olmayalım. Dünya vazifelerini yapar olduğumuz halde
âhirete yönelik olalım.
Evliyaurrahman, sâlihler, şüheda, guzzat, âbidler,
sâcidler, şahitler, sâdıklar, eshab-ı yemin safında olalım.
Tağutun, Deccalların, müşriklerin, küffarın,
münâfıkların, sapıkların, fesatçıların, azgınların, Nemrudların karşısında
olalım.
Âlemlerin Rabbi Allahü Tealanın rahmeti, bereketi,
yardımı, tevfiqi, afvi üzerimize olsun.
Resulullahın ruhaniyeti üzerimize sâyeban olsun.
Âkıbetimiz hayr ola, hayrlar keşf ola, şerler def ola,
Tevhid bayrağı şanla şerefle dalgalana, mü minler muzaffer ola, küffar muzmahil
ola Mi rac kandili mübarek bad Âmin bihürmeti Seyyidilmürselîn
(İkinci yazı)
Gurur Kibir Ucb
Gerçek tasavvuf, tarikat, şeyh insanı kötü huylardan
arındırır. Öldürücü kötü huylar listesinin başında gurur ve kibir vardır.
Bağlısına, mensubuna gurur ve kibir kazandıran tarikat
hak ve gerçek tarikat değildir.
Allah gurur ve kibir sahiplerini sevmez.
Gururlular ve kibirlilerin burunları yere sürtülür.
Sûfi Müslüman alabildiğine mütevâzı, halim ve alçak
gönüllüdür.
İbadet eder, bundan dolayı ucba kapılmaz.
Namaz kıldıktan sonra, Hak tealaya layık namaz kılamadığı
için istiğfar eder.
O kendini beğenmez, nefsini cümleden ednâ görür.
Gurur ve kibir sahibi sufi sahte sufidir.
Gerçek şeyh, kâmil mürşid o kişidir ki, kendisine
bağlananları gururdan, kibirden, ucbtan arındırır.
08.05.2016