Mirac Kandili - 2

Abone Ol

Kudüs, Milâdî 637 yılında, Hz. Ömer (R.A.)nun hilâfeti

zamanında İslâm cengâverlerince fethedilmiş ve bizzat Hz. Ömer (R.A.)

tarafından teslim alınmıştır. Hz. Ömer (R.A.) Kudüs-ü Şerife girince, ilk önce

Mescid-i Aksa yı ziyaret etmiş, Hz. Davud (A.S.)ın mihrabına vararak; Kur an-ı

Kerim deki O nun Yüce ALLAH a şükrünü ifade eden ayet-i kerimeleri okuyarak

Secde-i Şükrana kapanmıştır. Hz. Ömer, Kudüs te bulunduğu günlerden birinde,

Hz. Bilal (R.A.)nun ezan okumasını ve Müslümanları Mescid-i Aksa da namaza

çağırmasını rica etmişti. Hz. Bilal (R.A.), Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin

vefatından sonra ezan okumamaya ahdetmiş olmasına rağmen Halife Hz. Ömer

(R.A.)nun emrine itaatla ezan okumuş, O nun güzel sesi ile okuduğu ezan

duyulduğu zaman, dinleyen bütün Müslümanların gözleri yaşlarla dolmuş, hayallerinde

Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin sağ olduğu günler canlanmıştı. Hz. Bilal

(R.A.)nun ezanı, büyük sahâbi Hz. Muaz b. Cebel (R.A.)yu kendisinden geçirmiş,

Hz. Ömer (R.A.)nun uzun süre istiğrak halinde kalmasına sebep olmuştu.

Kudüs ve Mescid-i Aksa, İslâm inancı açısından işte

böylesine manevî, dini ve göz yaşartıcı olaylara sahne olmuştur. Bu sebeple:

İslam tarihinin her devrinde Müslümanların elinde kalmasına bütün Müslümanlarca

büyük önem verilmiştir. Bilhassa bizim atalarımız Türkler, Kudüs ve Mescid-i

Aksa için nice şehitler vermişlerdir. Tarihte çok el değiştiren Kudüs,

sırasıyla: Eyyubi, Selçuklu, Memlük ve nihayet tam 401 yıllık hâkimiyet dönemi

ile Osmanlı Türklerinin kılıcı sayesinde hep Müslüman ülkesi olarak kaldı.

Ne hazin bir tecellidir ki, bugün Kudüs ve Mukaddes

Mescid-i Aksa, asırlardır süregelen yolsuzlukları yüzünden ALLAH Teâlâ nın

lanetine uğramış bir milletin elinde bulunuyor. Dün Müslüman dedelerimizin

koruyucu şemsiyesi altında bütün dinlerin mensupları bu mukaddes yerlerde

ibadetlerini hür vicdanlarının emrettiği şekilde yerine getiriyorlardı. Fakat

bugün, İsrail askerleri Mescid-i Aksa da namaz kılanlara rast gele ateş açıyor.

Müslümanları hedef alan ve katliam niyetiyle sahneye konulan bu cinayetlerin

bir siyonizm taassup ve çılgınlığı olmaktan öte bir manası bulunmadığını bütün

dünya biliyor. Bu cinayetler, tarihin tekerrürlerinden yeni bir halkayı daha

teşkil ediyor. Devir devir görüldüğü gibi; İsrail milleti yolsuzluklarıyla

dünya insanlığı önünde bir defa daha baş kaldırıyor.

Muhterem okuyucu!

Sizleri mukaddes Kudüs ve Mescid-i Aksa da cereyan

etmekte olan insanlık dışı olaylar karşısında manevî uyanışa çağırıyorum. Bu

manevî uyanışla yapacağınız dualarla Siyonizm zulmü altında canlarını ve

mallarını kaybeden Müslüman kardeşlerimiz için şimdilik yapacağımız dualarla

yardıma çağırıyorum.

İnsanlığın yüzünü karartan olayları devir devir sahneye

koymakta mahir bulunan İsrail milletine, bu yolsuzlukları karşısında sessiz

kalınamayacağını, sizlere tembih ediyorum

Tek umudumuz ALLAH Teâlâ nın güçlü kullarının Mescid-i

Aksa ya yeniden girecekleri konusundaki vaadinin, öteki vaadleri gibi doğru

çıkacağı yolundaki kesin inancımızdır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu:

  Biz, Kitap ta

İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık

derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik, hüküm verdik .

Bu haber ve hüküm, yüce Allah ın ilahi ilmine dayanarak

onların geleceğini, akıbetlerini daha önceden haber vermesidir. Yoksa bu hüküm

onların fiillerinin kendisinden kaynaklanacağı onları mecbur kılan bir hüküm

değildir. Çünkü yüce Allah hiç kimsenin bozguncu olmasına karar vermez. Allah

kötülük işlemeyi emretmez. Yalnız, yüce Allah olup-biteni bildiği gibi meydana

gelecek olan şeyleri de bilir. Meydana gelmemiş olan şeyler, insanların

bilgisine göre olmamış ve perdeleri henüz kalkmamış da olsa, Allah ın ilmine

göre olmuş-bitmiş şeyler gibidir.

Yüce Allah Hz. Musa (A.S.)a gönderdiği kitapta

İsrailoğulları nın yeryüzünde iki kere bozgunculuk yapacaklarını, kutsal yurdu

ele geçireceklerini ve ona egemen olacaklarını ve haber vererek yükselişlerini

bozgunculuk yolunda kullandıklarında onları perişan edecek, onların kutsal

değerlerini ayakları altına alacak ve onları yerle bir edecek kullarını

başlarına musallat edeceğini hükmetmiştir.

Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü

kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak sizi

aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.