Geçtiğimiz hafta otobüste bir sohbette geçti, minnet duygusu
kalmadığından artık boşanmalar artıyor diye. Minnet duygumuz neydi ve hakikaten
kaybettik mi bir düşünelim.
Her birey kendi maaşını elde ettikçe insana duyulan
ihtiyaç azaldı sanki. Sanki biz birbirimize para için bağlanmıştık. Sanki bizi
bir arada tutan çıkar ilişkilerimizden başka bir şey değildi. Boşanmak
istiyorum ama evli kalmaya mecburum geçimimi sağlayacak bir diplomam yok, keşke
okusaydım diyenleri duymuşuzdur. İki insanı birbirine bağlayan gerçekten para
mı Bu ne korkunç bir durumdur. Bizi bir arada tutması gereken sevgiye ne oldu
Neden kimse kimseyi sevemiyor artık Güven duygumuz bu denli mi sarsıldı,
kalbimiz bu denli mi soğudu ki içinde sevgiye yer bulamaz olduk.
Menfaatle duyduğumuz her sevgi hem kendimiz hem karşı
taraf için bir zehirdir. Sahte gülümsemeler, yapma sözcüklerle aldattığımızı
sanırken kendi iç dünyamızı yıkıma götürüyoruz haberimiz yok. Fedakârlıktan
eser yok bu davranışlarda, sevginin ne olduğunun önemi bile kalmamış sanki.
Kurulan kâğıttan yuvalar ilk rüzgârla yıkılıp gidiyor. Ardımızda ruh sağlığı
bozuk, yeni yuva yıkıcı minikler bırakıyoruz üstelik. Aile ortamının
sıcaklığını tatmamış ruh sağlığı bozuk çocuklar. Bir nesil bunalımıdır bu kendi
ellerimizle inşa ettiğimiz.
Maaşı artan ya da ilk defa maaşa kavuşanlar eskiden
sevinçle sevdiklerine hediyeler alır bu sevinci paylaşmaktan mutluluk
duyarlardı. Şimdi ise ellerindeki telefonun bir üst modeli için takside
giriyorlar. Otomobillerini yeniliyorlar. Üstelik bunu yaparken bir öncekinin
bozulmuş olması da gerekmiyor. Artık yepyeni telefonlar otomobiller sırf daha
iyisi ve güzeli çıktı diye çöpe atılıyor. Böyle bir dehşet toplumunda sevgi
kendisine yer edinebilir mi siz söyleyin.
Her şeyimiz çıkar üzerine kurulursa her şeyimizi
kaybedeceğiz demektir. Korkmayın sevmekten fedakârlık yapmaktan ve belki
sonunda acı çekmekten ihanete uğramaktan. Belki en yakın dostunuz sandığınız
kişi arkanızdan türlü işler çevirip sizin için bir düşüş planı hazırlar. Ama
kaderde sizin düşüşünüz yoksa o planları boşa gidiyor merak etmeyin. Kimse Allah ın
yazdığını bozamıyor, kimse Allah tan üstün ve güçlü değil. Onun açtığı kapıları
hiçbir kul kapatamaz. Onun koyduğu sevgiyi hiçbir güç söküp atamaz. Onun
yaşattığı acılara kimse mani olamaz. Birbirimize Allah için yardım ettiğimiz
gün, birbirimizi Allah için sevdiğimiz gün tüm çıkar ilişkileri devrilecek
demektir.
Bu mekanikleşmiş çağı yeniden kalp çağına çevirelim.
Kendimizden başlayarak dünyayı sevgi yumağına çevirme hayaliyle koyulalım yola.
Hâlâ insan kalan bir yanlar vardır mutlaka, onları kaybetmeden yakalayalım.
Sarılalım sımsıkı. Ey Allah ın kulları kardeş olun! diyen Efendimize (s.a.v.)
kulak verelim. Karşımızdakinin mesleğini maaşını konumunu bilmeyelim bile.
Nereden gelmiş nereye gidiyor bilmeyelim. Neleri sevdiğini bilelim, neler onu mutlu
eder bunu bilelim. Buradan çıkalım yola.
Telefonlarımızı diğer eşyalarımızı yenilemeden evvel o
hafta içinde aç uyuyan olmuş mu mahallemizde, şehrimizde araştırıp ulaşalım ve
ona verelim paramızı. Emin olun daha mutlu olacaksınız.