Dostlarla sohbet esnasında mini bir anket yaptım.
AK Partinin 2012 yılı içinde mutlaka yapmak istediği, millete bu yönde söz verdiği, 2011 seçimlerinde kendini bu açıdan bağladığı yeni anayasa vaadi gerçekleşecek mi, yoksa konsensüse mi kurban gidecek!
Bu henüz belli değil.
AK Partinin kimi sözcüleri -mesela Burhan Kuzu gibi- şimdiden su koyverdi bile; "Bu sadece bizim işimiz değil" gibisinden laflar etmeye başladı.
Gelinen noktada çalıştaylar ve paneller-konferanslar dışında yeni anayasa adına atılan bir adım yok.
Belli ki TBMM bu dönemki çalışmalarını tamamlayana kadar da bu yönde somut bir çalışma olmayacak.
Dost meclisinde Nasıl bir anayasa istiyorsunuz ve ne bekliyorsunuz " diye sordum.
Cevaplar şunlar oldu:
"T.C. Yeni Anayasasından hiç ama hiç umudum yok. Çünkü tamamen dış güçlerin ve başkalarının, bizim dışımızdakilerin istediği gibi olacak. Bu sebepten dolayı hiç umutlu değilim."
"Yeni Anayasamızın sivil ve Müslüman olmasını istiyorum. Türk milletinin dini ve manevi duygularına uygun ve halkın etnik kökenini de göz önünde bulundurarak anayasanın yapılması genel temennim. Bu arada yeni anayasa yapılırken Türkiyenin etnik kökeninin de göz önünde bulundurulmasını ve hakların buna göre düzenlenmesini arzu ederim."
"Türkiyenin yeni anayasası uluslararası standartlardan önce Türk halkının milli ve manevi, ahlak değerlerini dikkate alan ve koruyan ve gözeten bir şekilde oluşturulmalıdır."
"Yeni anayasa en başta bütün inançlara saygılı olmalı herkes inançlarını özgürce yaşayabilmeli. Bir de mesela Amerikada olduğu gibi milletvekilleri kutsal saydığı kitaplar üzerine (Müslümansa Kuran, Hristiyansa İncil, Musevi ise Tevrat) yemin edebilmeli."
"Yeni anayasada fakir fukara, garip guraba gözetilmeli. İnsan haklarına mutlaka yer ayrılmalı. Türkiyenin refah seviyesine ulaşması için gerekli şartlar da kısaca yeni anayasada yer almalı."
"Yeni anayasada bütün etnik kökenler eşit mesafede vurgulanmalı.."
Kullandığım her elektronik ürünün bir Kullanma Kılavuzu var. Bizim yaşam kılavuzumuz Kuran endeksli bir Anayasa istiyor ve bekliyorum."
Görüşler bunlar...
Siz de yeni anayasada yer almasını istediğiniz hususları bana yazabilirsiniz..
Bu sütunlar sizin...
Daha ne yapabilirim ki!...
Daralanda kısa paslaşmalar...
Ergenekon, Balyoz gibi darbe teşebbüsleri tartışmalarında cephelere bölündük..
Kimi, "darbe planları ve teşebbüsleri gün gibi açık, ur ha!..." derken, bazıları da "Bunun neresi darbe planı! Resmen seminer(!).." görüşünü seslendirdi.
Kimileri de "Geçmişte bu ülkede darbeler yapıldı. Yine böyle bir damarın harekete geçmesi mümkündür. Darbeler artık olmamalı... Yanlış yapanların yaptıkları yanlarına kâr kalmamalı..." şeklinde düşüncesini iletti..
Ben şahsen 3. grupta yer alanlardanım..
Ancak bu arada dikkat çeken bir nokta oldu..
Birinci ve ikinci görüşü dile getirenlerden bazıları oldukça sivrildi...
Ve bu alan adeta ranta çevrildi..
Bu isimlerin baştacı yapıldığı ücretli TV programları şu anda gırla...
Boğazda villa alanlar bile olduğu dile getirildi, bu paralarla...
Dikkatimi çeken nokta bir de şurası;
Bu isimlerin birçoğu uç noktalarda kendilerini gösteriyor...
Yani sanki dar alanda kısa paslaşmalar gibi...
Siz ne dersiniz
Öyle değil mi
Efenim, Teoman Koman mı dediniz!
Uluderede katliam gibi bir operasyon yaşandı...
35 kişi hayatını kaybetti...
Operasyonun hangi birimin emri ile yapıldığı, istihbaratı kimin/kimlerin verdiği net olarak belli değil...
Ölenlerin ailelerine devlet tazminat vermeye karar verdi...
Bir de olayı araştırmak için TBMM Komisyonu kuruldu...
Bu Komisyon, Genelkurmaydan gerekli bilgi ve belgelerin kendilerine gönderilmesini istedi.
Genelkurmay, TBMM Komisyonuna bir Rapor hazırlayıp gönderdi..
Ama ne Rapor...
Raporun en can alıcı noktası şu: Uludere Harekatı sınır dışı kurallarına uygun olarak yapılmıştır
Beklendiği gibi TSKdan gelen bu satır Meclis Komisyon üyelerini tatmin etmedi...
TBMM İnsan Hakları Uludere Alt Komisyon Başkanı, AK Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener, Genelkurmay Başkanlığından gelen raporu, "tatmin edici bulmadığını" söyledi. Şener, "Raporda, harekat sınır dışı kurallarına uygun olarak yapılmıştır ifadesi yer alıyor. Ayrıca, soruşturmanın gizliliği gerekçe gösterilerek özel yetkili Cumhuriyet Savcılığının yürüttüğü soruşturma dolayısıyla bazı belgelerin paylaşılamayacağı söyleniyor. Kişisel görüşüm, Genelkurmayın raporu, istenilen nitelikte değil, tatmin edici bir yanıt değil " dedi.
Şenerin bu görüşlerini dinleyince aklıma TBMM İnsan Hakları Komisyonunun efsane Başkanlarından Mehmet Elkatmış geldi..
Malum, Elkatmış, Susurluk Komisyonunun da Başkanlığını yapmıştı..
TBMM Susurluk Komisyonu olayı araştırırken JİTEM ilgili iddialar gündeme gelmiş, Elkatmış da bu iddiaları dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman Komana sormuş, Meclise gelip ifade vermesini talep etmişti..
Ama sadece sormuştu...
Zira, Teoman Koman sorulara tatmin edici cevaplar vermediği gibi, makamı Meclisin hemen karşısında bulunmasına, yürüme mesafesinde olmasına karşın TBMMnin yanından bile geçmemişti...
TBMM İnsan Hakları Uludere Alt Komisyonunu üyelerinin tatmin olmadık şeklindeki açıklamalarını dinleyince nedense aklıma Teoman Koman geldi..
Efenim, duyamadım!
Bi şey mi dediniz!
NOT: Bugün 8 Nisan 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni, anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 3 ay 8 gün eksildi. Oysa, yeni sivil anayasa adına atılan en küçük bir adım henüz yok. Şaka gibi... Takipçisiyiz...