Milli Takım (3)

Abone Ol

MİLLİ Takım la ilgili bu üçüncü yazı oluyor, bu

süreçte... İlki, maç günü çıkmıştı. İkincisi de maçın teknik ve taktik

değerlendirmesi oldu. Şimdi de maç sonrası ve öteye bakalım diyorum.

Maçın ertesi akşamı ekran karşısında iken bir haber

okundu. Terim hoca bazı futbolcuları İstanbul a postalamıştı. Baktım;

Fenerbahçe den üç, Galatasaray dan üç

Beşiktaş tan iki kişi dikkatimi çekti. Yani şampiyonluğa

oynayan takımlardan, yani babalardan sekiz oyuncu ve de sakatlanmış olan Serdar

ile kaleci Volkan dönüyorlardı.

Terim hoca belli ki, yarın ilk üç sırayı işgal eden

babalar başlarına bir felaket geldiğinde Milli Takım ı sebep göstermesinler

diye bunu yapmıştır. Kendisi ile konuşmadım, bu tamamen tahmindir. Neden bu

kanıya vardın derseniz, Terim hoca bu ülkenin nabzının nasıl attığını en iyi

bilenlerdendir de ondan...

Şimdi plağı ters çevirelim. Durup dururken diyelim, bu

Lüksemburg maçı da nereden çıktı Rakip hafifliğine hafif mi Hafif... Peki,

biz bu maçta neyi test edeceğiz. Yoksa üç ay sonraki Kazakistan maçının

olgularını mı Şayet öyleyse vah vah derim. İstanbul a gönderilen futbolcular

dışında kalanların milli maç deneyimlerini artırmak, uyumlarına bakmak mı

stratejisi Buna da hayır derim. Çünkü yakında kimler oynayacaksa, onlara ilave

düşünülen, ya da bazılarının yerlerine alternatif olanlarla birlikte bir özel

maçı oynamak daha doğru olmaz mıydı Örnek mi Topal, Ekici, Emre üçlüsü

denenemez miydi Sivasspor lu Ümit kadroya çağırılmış. Güzel de, Hakan Balta

ile birlikte bakılamaz mıydı acaba Gökhan Töre ile Umut birlikte ne kadar en

azından yüksek top alış verişi yaparlar, merak meselesi değil midir Milli

Takım ın asıl kalecisi, anlaşıldığına göre Babacan dır ki, doğrudur da, acaba

bir maç daha oynayıp iyiden iyiye direkt kaleci konumuna geçmez miydi

Düşündüğüm zaman varım demiş, malum kişi... Ben de öyle

olmaya gayret ettim ama anlaşılan o ki Terim hocam, bankoları bırakıp

alternatiflerden kadro yapmayı kafaya koşmuş. Sonra bunların içine beş adet

bankoyu koyduğunuzda, çarpışan otomobiller izlersiniz. Kazak maçında topluca

topun arkasına geçmeyi yapmayacağına göre, kaza olması kaçınılmazdır... Yoksa

Kazak maçına bu maçın oyuncuları mı çıkacak Biraz fazla takıldım bu maça...

Ben olsam aynı takımı, belki de bir veya iki değişiklikle

ki, Serdar ın yerine ve Burak ın forması içine yeni iki isim gibi avantajı da

varken, sahaya sürerdim... Özel de olduğuna göre yukarıda sözünü ettiğim orta

alan ve forvet çeşitlemelerini de yapardım. Neyse; NTV Spor un internet

gazetesi hesabı yapmış. Ne mi Beş maç beş galibiyet ve artı rakiplerin beş

puan kaybetmesi... Vallahi hayranım bu kişilere... Bizim devrimiz geçmiş

anlaşılan... Tam televizyonu kapatırken, bizim mahallenin kargaları yine bir av

peşinde bağırıp duruyorlardı.