ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye‘nin bugün geldiği nokta itibariyle toplumun bütün katmanlarının ortak paydalarını içeren bir ‘Milli Anayasa‘ hazırlama müktesebatına sahip olduğunu belirtti.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye‘nin bugün geldiği nokta itibariyle toplumun bütün katmanlarının ortak paydalarını içeren bir ‘Milli Anayasa‘ hazırlama müktesebatına sahip olduğunu belirtti. İlk kez milletimizin kendi hukuk düzenini kurabilecek bir noktaya geldiğini ve bu süreci önemsediklerini dile getiren Kutan, bu bakımdan, uzlaşmacı, milli karakteri güçlü bir anayasa beklentisinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Yeni anayasaya verdikleri önemden dolayı ESAM olarak 21-22 Ekim tarihleri arasında Ankara‘da geniş katılımlı ‘Milli Anayasa Şurası‘ gerçekleştirileceğini açıklayan Kutan, "Bu çerçevede, siyasi parti temsilcileri, ilim ve fikir adamları, STK temsilcileri, gazeteci ve yazarların katılımıyla gerçekleştireceğimiz ‘Milli Anayasa Şûrası‘ ile toplumun bütün katmanlarının üzerinde birleştiği milli konsensüsün oluşmasına katkıda bulunmak istiyoruz" dedi. Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklamada bulunan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, ülkelerin kamu idari yapısını, işleyişini ve vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini belirleyen anayasanın, hukukun üstünlüğünü sağladığı, siyasi katılımı yaygınlaştırdığı ve nimet-külfet paylaşımında adaleti sağladığı ölçüde ülkenin ekonomik ve beşeri dinamiklerini harekete geçireceğini bildirdi.
Bu Anayasa ile Türkiye‘nin idare edilmesi mümkün değil
Ülkemizde ilk anayasa deneyiminin, 23 Aralık 1876 tarihinde Sultan Abdülhamit‘in iradesiyle yürürlüğe konan Kanun-i Esasi ile başladığını anımsatan Kutan, şunları kaydetti: "Geçen 135 yıl boyunca 20 Ocak 1921 yılında milletimizin temsilcileri tarafından hazırlanan ve yürürlüğe konan Teşkilat-i Esasiye Kanunu dışında bütün anayasalar asker ve sivil bürokratların istek ve iradeleri doğrultusunda hazırlanıp derlenmiş ve uygulamaya konmuştur. Başka ülkelerin anayasa metinleri göz önünde bulundurularak hazırlanan bu anayasalar, milletimizin ortak dünya görüşü ve değer ölçülerinden hareketle hazırlanmış metinler değildir. En son 12 Eylül 1980 darbesinin ürünü olan mevcut 1982 Anayasası, yapılan bütün değişiklere rağmen, baskıcı ve dayatmacı ruhunu muhafaza eden bir metin olarak varlığını korumuştur"
Bugünkü anayasanın yetersizliği, millete dayanmadığı ve değişmesi gerektiği konusunda bütün toplum kesimlerinin hemfikir olduğunu dile getiren Kutan, "Ülkemizin sorunlarını çözmek yerine sorun üreten, milletimizin temel hak ve özgürlüklerini karşılayamayan, devlet kurumları arasında uyumdan çok çatışma ve çelişkilere yol açan mevcut anayasa ile gelişen ve büyüyen Türkiye‘nin idare edilmesi imkânsız hale gelmiştir" dedi.
Milletin uzunca bir süredir ilk kez kendi geleceğini kendisi belirleme noktasında tarihi bir fırsat yakaladığına işaret eden ESAM Genel Başkanı Kutan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu temel sorunları çözme konusunda hukuk sisteminden ve anayasadan kaynaklanan engelleri fırsatlara çevirebilecek bir zaman dilimindeyiz. Ülkemizin daha demokratik ve adil yeni bir anayasaya kavuşması hususunda adeta ulusal bir konsensüs oluşmuştur. Türkiye bu fırsatı kullanırsa dünyanın en ileri demokrasilerinden birine sahip olacak ve bulunduğu coğrafyada demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında örnek ve önder bir ülke konumunu elde edecektir.