Türkiye uzun süredir ciddi bir siyasi tıkanıklık
yaşıyordu. Seçim sistemi Anayasa da ifadesini bulan Temsilde Adalet
prensibinden uzaktı. Seçim sonuçları sirk aynaları misali gerçeği
yansıtmıyordu. 2002 Genel Seçimleri nde görüldüğü üzere, yüzde 34 oy alan AKP,
Meclis te yüzde 65 milletvekiliyle temsil edilmişti. Bu sonuç, AKP nin hoşuna
gitti. TRT yi AKP nin borazanı haline getirdi; yandaş ve candaş medyayı
arkasına aldı; devlet imkânlarını sonuna kadar tek taraflı kullanarak
bilboardlara yerleşti; orantısız bir tanıtma gücüne sahip oldu.
Alternatifimiz yok havası vererek kibir ve gururla
gezip dolaşıyor; her fırsatta çok güçlü (!) olduklarını dillerinden
düşürmüyorlardı.
13 sene menfaat beraberliği yaparak koalisyon ortağı gibi
çalıştıkları bir grup, onlardan desteğini çektikten sonra, eski dostlarını (!)
yerin dibine geçirmeye başladılar. Ne istediniz de vermedik şeklinde sitem
ederek, yandaşlarına her türlü imkânı sunduklarını ortaya koydular.
Çoğunluğa sahibiz, istediğimizi yaparız havası
içindeydiler. Genel başkanlarının hitabet gücünden de faydalanarak tam bir
iktidar sarhoşluğu yaşıyorlardı.
Onlar için partilerinin adında adalet kelimesinin
bulunması yeterliydi. 13 sene geçmesine rağmen dünyanın hiçbir yerinde
görülmeyen yüzde 10 luk seçim barajı konusunda kıllarını bile
kıpırdatmadılar.
SABIR YOKLUK DEĞİLDİR
Halk, 30 sene hak dava diye savundukları görüşlerinden
vazgeçen gömleksizlerin ibretlik halini seyrediyordu.
Alternatifimiz yok propagandasına kapılan çoğunluk kerhen
AKP ye oy veriyordu. Elbette ki, bir haksızlık sonsuza kadar sürdürülemezdi.
Halkın sabrının da bir sonu vardı ve taşmasını bekliyordu.
Erbakan Hoca, 2011 seçimleri için geniş bir ittifak
hazırlığı içindeydi. Fakat ömrü vefa etmedi. 42 yıllık liderlerinin üzüntüsünü
yaşayan Saadet Partililer o seçimlere hazırlıksız yakalandı. Fakat halkın
arayışı bitmedi. Gerilimden beslenen kutuplaştırıcı bir politika ile nereye
varılırdı
Milletin vicdanı rahatsızdı. Çözüm arayışına devam etti.
AKP nin adaletsiz baraj sistemi konusunda adım atmayacağı belli olmuştu.
ABD ve AB kıskacındaki Türkiye dış güdümden
kurtulmalıydı. Halk, geleceğine sahip çıkmalıydı. Milli ittifak arayışlarına
girdi. Sosyal paylaşım sitelerinde MHP-Saadet-BBP seçim ittifakı gündeme geldi.
Bu talep paylaşma rekorları kırdı. Bazı yazarlar halkın bu taleplerini
sütunlarına taşıdılar.
MHP yöneticileri böyle bir ittifaka sıcak bakmadı. Saadet
Partisi ve Büyük Birlik Partisi, bu iki partinin çatısı altında Milli İttifak
yürüyüşünü başlattı. Bu ittifak, iki partiye ilave olarak, Türkiye nin
normalleşmesi için çıkış yolu arayan sağduyulu halkımızın da taleplerini
yansıtıyordu. O sebeple, ittifakın sahibi 77 milyonluk Türkiye dir,
diyebiliriz.
Saadet Partisi listesinde birleşen Saadet-BBP seçim
ittifakının büyük bir heyecan ve sinerji oluşturmasının sebebi de budur.
HAKSIZLIĞA MAHKUM DEĞİLİZ
İzmir Büyükşehir eski Belediye Başkanı Burhan
Özfatura nın 40 yıllık dostum dediği Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü
Bülent Arınç a yazdığı mektup, 4. 4. 2015 tarihli sosyal paylaşım sitelerinde
gündem oluşturuyordu.
Özfatura, Arınç için şöyle diyordu: AKP nin ürettiği
rüşvet, yolsuzluk, yalan, iftira, baskı, zulüm, kıyım, torpil ve kayırma,
yandaş olmayanı dışlama, israf, saltanat, hukuksuzluk, anti demokratik düzen
bataklığında olmana çok üzülüyorum.
Bugüne kadar basında iddia edilen kirli işler, artık
AKP nin önde gelen yöneticileri tarafından da seslendirilmeye başlamıştı.
Akçeli işlerle uğraşanların olduğunu, arazilerin parsel parsel satıldığını,
kralın çıplak olduğunu onlardan duyduk.
Her ne kadar Başbakan, Seçime gidilen hassas bir dönemde
bu yapılır mı türünden sözlerle bunu yapanları susturmuşsa da, kirli işlerin
üstünün açıldığı da bir gerçektir. Türkiye bu manzaraya layık değil. Ülkesinin
kirli işlerle anılmasına daha fazla müsaade edemez. Mazisi tertemiz kadroların
meydana getirdiği Saadet Partisi-Büyük Birlik Partisi çatısından oluşan Milli
İttifak bu kötü görüntüye el koymak için yola çıkmıştır.
Şartlar gereği oluşan Milli İttifak seçim barajlarını
yıkacak, Türkiye nin haksızlıklara mahkûm edilemeyeceğini gösterecektir.
Halk, kavga ve kutuplaştırma üslubundan bıkmış; suni
gündemlerle aldatıldığını fark etmiş; problemlerinin çözümü için Milli
İttifak ı ortaya çıkarmıştır.
Unutmayalım ki, hiçbir beşeri güç millet iradesinin
önünde duramaz. Milli İttifak ın hayırlara vesile olması dileğiyle!