Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizamı olarak
gönderen, hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm,
peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
BAKARA 135: (Yahudiler ve Hristiyanlar Müslümanlara:) Yahudi
ya da Hristiyan olun ki, hidayet bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanif
olan İbrahim in (hakkı üstün tutan) milletinden oluruz. O, müşriklerden
değildi. İbrahim (a.s) in milletinden olmak, Milli Görüşçü olmaktır. İbrahim
(a.s) in milleti İslam birliği, görüşü ise Milli Görüştür. AB, NATO, ABD gibi
kuvveti üstün tutan topluluklar ise hiçbir zaman İbrahim milletinden
sayılamazlar ve ben Müslümanım diyen hiçbir insan, temelinde şirk ve inkâr olan
böyle bir milletin, birliğinin içinde, Müslümanlığını muhafaza ederek yer
alamaz. ALİ İMRAN 67: İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyan idi; fakat o,
Allah ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi. Yani
İbrahim (a.s), Siyonist olmadığı gibi müşrik haçlı Hıristiyanlardan da değildi.
İbrahim (a.s) İslam ca düşünen ve yaşayan, Adil Bir Düzenin kurulması için
cihad eden şuurlu bir Müslüman idi.
İnkârcı Yahudilerin ve müşrik Hristiyanların birliğine
dâhil olmaya çalışanlar onlardandır veya onların işbirlikçisidirler. Onlarla
işbirliği içinde bulunmak da büyük bir suçtur. BAKRA 120: Milletlerine (birlik
ve düzenlerine) tabi olmadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden razı
olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah ın (İslam) yoludur. Sana gelen
ilimden sonra onların hevalarına (kanunlarına) uyacak olursan, andolsun ki,
Allah tan sana ne bir veli ne de bir yardımcı vardır. Bu ilahi ikazlara kulak
vermek, davranış ve tercihleri buna göre yapmak bir Müslümanlık görevidir.
Böyle davranan bir Müslüman MİLLİ İKTİDAR ister ve böyle bir iktidarın oluşması
için elinden geleni yapar. 7 Haziran seçimleri, İslam ca düşünen her Müslüman
için SAADET PARTİSİ ile BBP nin oluşturduğu MİLLİ İTTİFAK, önemli bir imkândır
ve fırsattır. Bu iki parti MİLLİ İKTİDAR için bu ittifakı kurmuşlardır. Bu iki parti,
aziz milletimizin önüne böyle bir alternatifi koymuştur. Bunun önemli bir
alternatif olduğunun delili ulusal televizyonların tutumudur. Ulusal
televizyonlar sanki bu ülkede dört parti seçime katılıyormuş gibi
davranmaktadır. AKP, CHP, MHP, BDP bu dört parti, bu televizyonlar tarafından
öne çıkarılıyor. Çünkü bu partilerin dördü de İslam ca siyaset yapmıyorlar. Bu
partilerin tamamı batıca siyaset yapan, batı değer ve düzenlerini üstün gören
bir anlayışla siyaset yapıyorlar. Bu partilerin hepsi Avrupa Birlikçi ve
faizcidirler. Bu partilerin tamamı, insanımızın dünya ve ahiret saadetini temin
etmek niyetiyle siyaset yapmıyorlar. Kendilerini tezkiye eden çevrelerin çıkar
ve menfaatlerini korumak ve aziz milletimizi onlara köle yapmak için siyaset
yapıyorlar. Devletin televizyonu, iktidarı ve muhalefetini destekleyen yandaş
medya, hep onlardan bahsediyor. Bu televizyonlar MİLLİ İTİFAK tan ve bu
ittifakın çatı partisi SAADET PARTİSİ ve adaylarından hiç söz etmiyor. Çünkü
onlara verilen emir böyledir. AKP başta olmak üzere, bu bozuk düzenin devamında
yarar gören bütün kesimlerin tek korktuğu şey, SAADET PARTİSİ ile BBP nin
kurduğu MİLLİ İTTİFAKTIR. Milli İttifak, Milli İktidar için ülkede büyük bir
heyecan oluşturmuştur. Bu coşku selinin önünde Allah ın yardımıyla hiçbir şer
güç duramayacaktır. Her zaman olduğu gibi zalimlerin ve işbirlikçilerinin oyunu
bozulacak, bu ülkede hak hâkim olacak ve yeniden Adil Düzen kurulacaktır.
Mülkün sahibi Allah tır ve Allah, yeryüzünde salih kullarını varis kılmıştır.
Yaşadığımız süreç bir arızadır. AKP arızası Milli Görüş ile tamir edilecek
Milli İttifakın, Milli iktidarında bütün insanımız saadet bulacaktır.
İNANMAK VE ÇALIŞMAK
Milli Görüşçüler ve Müslüman millet olarak bizler, inanan
bir toplumuz ve İslam ın ulvi esaslarına bağlıyız. İslamsız saadet olmaz
gerçeğine inanıyoruz. Biliyoruz ki, insan için çalıştığının karşılığı vardır.
Allah ın razı olduğu kullardan olmak, huzur, barış ve kardeşlik ortamında
yaşamak istiyorsak, Adil Bir Düzenin kurulması için çalışmaya mecburuz.
Bu çalışmayı TEKEDEN SÜT ÇIKARTMAK azmiyle yapmalıyız.
Mazeretlerin arkasına sığınmadan çalışmalıyız. Bizi başarıya götürecek esaslara
uymalıyız. 1- GÜÇLÜ BİR İMANA SAHİP OLMALIYIZ. Karşılaştığımız zorlukları
rahmet saymalıyız. Peygamberimiz ve ashabı gibi mücadele etmeliyiz.
Sabredeceğiz, sebat edeceğiz, azmedeceğiz, sadakat göstereceğiz, salih amel ve
hayra hizmette yarışanlardan olacağız. İnanmak başarmaktır. 2- İLİM SAHİBİ
OLACAĞİZ: Hak nedir, batıl nedir, ıslah nedir, ifsat nedir, iyi nedir, kötü nedir,
güzel nedir, çirkin nedir, doğru nedir, yanlış nedir, faydalı nedir, zararlı
nedir, adalet nedir, zulüm nedir Bileceğiz ve yaşayacağız. 3- GÖREVİMİZİ
ÖZÜMSEYECEĞİZ. Görevimiz, bütün insanlığın saadet bulması için çalışmaktır,
hakkı tebliğ etmektir. 4- DAVAMIZI TANIMALIYIZ. Bizim davamız hak davadır ve
tek davadır. AB davası, bizim davamız olamaz. Bizim davamız İslam Birliği ve
Adil Düzen davasıdır. 5- İSTİKAMET SAHİBİ OLMALIYIZ. Yönümüz batıya değil,
İslam a dönük olmalıdır. Dünyamız için İslam dan yüz çevirenlerden olamayız. 6-
AĞIZ TADIYLA ÇALIŞMALIYIZ. Ülfet edenlerden olmalıyız. 7- MAL VE CAN
FEDAKÂRLIĞINDA BULUNMALIYIZ. Malımızı ve canımızı Allah yolunda feda edenlerden
olmalıyız. OLMUYOR, GELMİYORLAR, VERMİYORLAR, YAPMIYORLAR, ADAM YOK, PARA YOK,
ZAMANIM YOK, İMKÂNSIZDIR, BULAMADIM, İZİN VERMİYORLAR, YAPTIRMIYORLAR gibi
sözler inanan bir kimsenin söyleyebileceği sözler değildir. ALİ İMRAN 139:
Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek
olan sizsiniz. vesselam.