Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.
Milli Görüş ün tek siyasi temsilcisi Saadet Partisi 4
Mayıs 2014 Pazar günü 5. Olağan kongresini yapacaktır. Bu kongrenin en büyük
zaferlere, iki cihan saadetine, en büyük manevi mükâfatlara vesile olmasını
Allah tan niyaz ediyoruz. Bu kongre köklü geleneklere sahip Milli Görüş
camiasının temel esaslarına sadık kalarak yapacağı, coşkulu başka bir kongre
olacaktır. Erbakan hocamız, Milli Görüş harekâtını başlatarak ümmetin birliğini
yeniden tecdit etmiştir. Bu birliğin, İslam ın yüce prensiplerine uygun olarak
oluşturulmuş kurumsal bir yapısı vardır. Bu kurumsal yapının en tepesinde
Yüksek İstişare Kurulu bulunmaktadır. Vefatına kadar bu kurulun başkanlığını
Erbakan Hocamız yürütmüştür. Erbakan hocamızın vefatından sonra YİK
başkanlığına camiamız, Oğuzhan Asiltürk beyi getirmiştir. YİK Başkanı Milli
Görüş camiasının aile reisidir. Bu reislik önemlidir. Saadet Partisi yapacağı
5. olağan kongresini de, bu reisliğin manevi himayesinde huzur içinde
gerçekleştirecektir. Bu reisliğin kararlarına muhalif davranışlara bu camia
geçmişte fırsat vermediği gibi bugün de fırsat vermeyecektir. Çünkü Milli
Görüşten rahatsız olanlar, her zaman olduğu gibi, bu kongreyle de yakından
ilgileneceklerdir. Birlik ve beraberliğimizi, iç barışımızı bozmak için eline
geçirecekleri bütün fırsatları sonuna kadar değerlendirmekten geri
durmayacaklardır. Bunun için temel esaslarımıza her zamankinden daha fazla
riayet etmek zorundayız. Hepimiz İslam ın düzenine uyacağız, itaat ve sadakat
yolundan ayrılmayacağız. Bizde şahıslar takdir edilir, saygı ve hürmete layık
kimselere karşı edepli davranılır, ancak hak davanın esas, Allah erlerinin fani
olduğu unutulmaz. Davamız baki, bedenlerimiz fanidir. Peygamberleri kıymetli kılan
yaratılışlarındaki üstünlükler değil, tebliğ ettikleri sağlam esaslardır.
Rabbimiz buyuruyor: KEHF 110: De ki: Ben, yalnızca sizin gibi bir beşerim. (Şu
var ki) bana, İlah ınızın, sadece bir İlah olduğu vahyolunuyor. Artık her kim,
Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih ve faydalı işler yapsın ve Rabbine ibadette
hiçbir şeyi ortak koşmasın Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan
peygamberimiz bize, kedisine değil, Allah a kul olmayı ve salih amel işleyip ve
Allah yolunda cihad etmeyi, müşriklerden olmamayı öğüt veriyor. Biz nefislerini
ilah edinenlerden olamayız. Nefislerini ilah edinenler neticede dünya
imtihanını kaybedenlerden olurlar. Geçmiş zamanlarda Fazilet Partisi nden
ayrılıp başka bir yol arayanlara Kâbe imamlarının hocası KUBEYSİ şu nasihatte bulunmuştu:
İslam dünyasında gelmiş geçmiş bütün tefrika hareketlerini incelemiş birisi
olarak sebep olduğunuz bu bölünmenin fitneye yol açacağını ve bundan hemen
vazgeçmeniz gerektiğini söylemeye ve sizi bu konuda uyarmaya geldim. Sizler: 1-
Nefsinizi ilah ediniyorsunuz,2- Asıl birlik olma döneminde tefrika
yapıyorsunuz, 3- İstişare şartına uymuyor ve itaatsizlik ediyorsunuz,4- Bu
yaptığınız şey tefrikadır, tefrika ise haramdır. Tefrika yapmak kolaydır ama
sonuçlarına katlanmak çok zordur. Tefrika yapmanın kaçınılmaz dört sonucu
vardır. Bunlar: a-Hidayetiniz kararır, b-Hayırla şerri birbirinden ayıramaz
hale gelirsiniz, c-Hayra hizmet ediyorum zannıyla şerre hizmet edersiniz, d-Son
olarak da helak olursunuz. Erbakan hocamız bu olayı yaptığı bütün konuşmalarda
bizlere aktarmıştır.
İttifak Halinde Olmak
Müslüman Allah ve resulünün emirlerine uyan kimsedir.
Rabbimiz emrediyor: ALİ İMRAN 103: Hep birlikte Allah ın ipine (İslâm a)
sımsıkı yapışın; tefrika yapmayın. ALİ İMRAN 110: Siz, insanların iyiliği
için ortaya çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten
meneder ve Allah a inanırsınız ENFAL 46: Allah ve Resulüne itaat edin,
birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de
sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. SAF 4: Allah, kendi yolunda
kenetlenmiş bir yapı gibi (BÜNYANÜN MERSUS) saf bağlayarak savaşanları
sever. Bu ayet meallerinin hepsi ittifak halinde olmayı farz, tefrikaya yapmayı
haram kılmaktadır.
Peygamberimiz buyuruyor: Allah ın (Kudret) eli cemaatin
üzerinedir. O halde kim kendisini (cemaatten) ayırırsa o cehennem için
ayrılacaktır. (Tilmizi) Ebu Hureyre (r.a) den, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
İki kişi bir kişiden hayırlıdır. Üç kişi iki kişiden hayırlıdır. Dört kişi üç
kişiden hayırlıdır. Cemaat olmanız gerekir. Muhakkak ki, Allah ın (kudret) eli
cemaatle beraberdir. Allah (c.c) ümmetimi ancak hidayet üzere toplar. Bilin ki,
cemaatten uzak duran her kişi ateşe düşer. (K. Ummal c.1-1025)Muaz (r.a)den,
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: Muhakkak ki şeytan insanın kurdudur, tıpkı
tek kalan, sürüden uzaklaşan, kenarda olan koyunu alıp giden davar kurdu gibi.
Sakın bölünmeyin. Cemaatin, umumun, mescidin yanında olun. (K.Ummal c.1-1026
ve 1027) Arfece (r.a) den, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: Allah ın (Kudret)
eli cemaat üzerindedir. Şeytan cemaate muhalefet edenle beraber hareket eder.
(K. Ummal c.1-1031)Ebu Hüreyre (r.a) den, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: Kim
itaatten dışarı çıkar ve cemaatten ayrılır ve bu halde ölürse, cahiliye ölümü
ile ölür. (Buhari-Ahkâm: 4) Ebu Hüreyre (r.a) den, Peygamberimiz şöyle
buyurmuştur: Kim itaatten çıkar, cemaatten ayrılır (ve bu halde ölürse)
cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körü körüne çekilmiş bir bayrak altında
savaşır, asabiyet (şahıs ve sülale taraftarlığı) için gazaplanır veya şahıs ve
sülale taraftarlığına çağırır veya buna yardım eder, bu esnada da öldürülürse
bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü
olana da ayırım yapmadan vurur, mümin olanlarına hayat hakkı tanımaz, biat
ettiği emir sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse, o benden değildir, ben
de ondan değilim. (Müslim-İmaret: 53)
Bu hadislerde peygamberimiz, bizlerden ittifak halinde olmamızı istemektedir.
Allah ve resulünün emirlerine uymak bizim dinimizdir. Biz dinimizden dönemeyiz.
Erbakan hocamızın terbiyesinden geçmiş ve bu terbiye esaslarına bağlı kalan
hiçbir Milli Görüşçü tefrika yapmaz, yapanlarla birlikte olmaz, ancak onlara
nasihat eder, ıslahları için gayret gösterir ve dua eder.
Erbakan hocamız gençlere yaptığı bir konuşmasında, neden
her genç Milli Görüşçü olmaya mecburdur Sorusunu sorar ve şu cevabı verir:
Bunun yedi sorusu, yedi cevabı vardır. 1-Müslüman ım diyorsun. Müslüman
cehenneme gider mi Eğer yaptığın iş seni cehenneme götürüyorsa evet. Öyle
Müslümanlık olmaz. Müslüman Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına uyan
kimsedir. 2-Bu emirler nerededir Cevap: Kur an da ve Peygamberimizin
sünnetindedir. 3- Kur an da Cihat emri var mıdır Vardır. Hem de beş yüzünden
fazla ayet ile emir buyurulmuştur. 4-Cihat kendi kendine yapılabilir mi Hayır
yapılamaz. Mutlaka ümmete dâhil olmak lazımdır. 5-Ümmet nedir Tüm bu
söylediklerimiz yönünde sistemli ve kararlı bir şekilde olumsuzluklardan
etkilenmeden yürüyüşün mücadelesine devam eden Milli Görüş kadrolarıdır. 6-Biz
daha iyisini yaparız diye ayrı baş çekebilir miyiz Hayır, bu tefrika olur.
Tefrika yapamazsınız. 7-Şimdi sende geleceksin bu topluluğa katılacaksın ve
bizimle beraber çalışacaksın. Bunun aksi tefrikadır. Bu Erbakan hocamızın,
gençlerin şahsında bütün Milli Görüşçülere nasihatidir. Bursa da Anadolu
Gençlik Derneği nin bir etkinliğinde konuşan Erbakan hocamız şunları
söylemiştir: Milli görüş insanlık için kurtuluş hareketidir. Milli görüş demek
fitne çıkarmayan demektir. Bizim dinimizde kulisçilik haramdır. İstişare ve
itaat vesayet değildir. Milli görüşçüler, bu ülkeye hizmet için varlar. Eğer
birileri biz daha iyi yapacağız diyorlarsa bunu Milli Görüşe katılarak
yapacaklar. Milletvekili olmak koltuk kapmak için değil, Allah ın rızasını
kazanmak için yapmaları gerekir. Şunu herkes bilsin ki, bizim dinimiz
kulisçiliği haram kılmıştır. İnsanları etkilemek için köşe başlarında konuşmayı
dinimiz haram etmiştir. Bir elimize ayı diğer elimize güneşi verseler biz hak
davadan milli görüş davasından sapmayacağız. Ben Milli Görüşçüyüm demekle
Milli Görüşçü olunmuyor, Milli Görüşün temel esaslarına uyularak olunuyor.
4 Mayıs Kongresine Giderken
Milli Görüşün kongreleri İtaat ve sadakatin coşkuya
dönüştüğü etkinliklerdir. Bunun böyle olması inancımızın gereğidir. İtaat ve
sadakat İşittik ve itaat ettik esasının bir sonucudur. Bu kongreye giderken
emir sahipleri gereken istişareleri yapmışlardır. Önce gruplar halinde
toplantılar yapılmış, teklif ve tavsiyeler alınmıştır. İl başkanları
toplantısı, GİK toplantısı gerçekleştirilmiş, teklif ve tavsiyeler alınmıştır.
MİLKO Başkanlar toplantısı yapılmış teklif ve tavsiyeler alınmıştır. Milli
Görüş camiası,bu kongreden Allah ın inayetiyle, Prof. Dr. Mustafa Kamalak
başkanlığında oluşacak yeni yönetimiyle çelikleşmiş olarak çıkacaktır. İtaat ve
sadakat şuuruyla Yaşanabilir Bir Türkiye yi, Yeniden Büyük Türkiye yi, Yeni
Bir Dünya yı kurma mücadelesine daha
sağlam bir yapıyla devam edecektir. Erbakan Hocamızın17 Ekim 2010 tarihli
kongrenin öncesinde 03 Ekim 2010 Pazar günü yapılan istişare toplantısının
açılış konuşmasında sözlerini şöyle bağlamıştır: Şimdi ne yapacağız Kongreden
sonra kollarımızı sıvayacağız. Camiamıza gerçekleri anlatacağız. Bizim en
kıymetli varlığımızın Milli Görüş olduğunu, bunun kuvvet ve manasını
anlatacağız. Bir takımlaf ebeliklerinin faydası olmadığını anlatacağız.
Şuurlanma ve çelikleşme hamlelerimizi anlatacağız. Asıl gayemizi göz önünde
bulundurup, kendi içimizde uğraşmayıp, dışarıya yöneleceğiz. Sürüden ayrılanı
kurt kapar. Sırat-i Müstakimden şaşmamak esastır. Diğer partilere
heveslenirseniz onlara benzerseniz onlardan olursunuz. Değişmez esaslar;
Onların dağları oynatacak güçleri olsa bile, bilinizki Allah ın dediği olur.
Siz Allah ın yoluna yardım ederseniz, ancak siz galip gelirsiniz
Velakıbetülilmüttakin Zaferinananlarındır ve sonunda inananlar muttakiler
kazanırlar Gün doğmuş gün batmış ebet bizimdir. Ne mutlu sadakatle dirayetle
çalışanlara. Birlikte rahmet vardır. Ayrılıkta azap vardır. Gazanız mübarek
olsun. Vesselam.