Milli Görüşü engelleme operasyonları

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen, hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.

Milli Görüş, milletimizin sağlam hücresidir ve milletimizin tarihteki şerefli yerini yeniden alması için başlatılmış bir kurtuluş hareketidir. Milli Görüş ün tek derdi, ülkemizi İslam dan koparıp batının kapısına bağlayarak, yumuşak lokma yapıp Büyük İsrail e vilayet yapmak isteyen Irkçı Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı mücadele etmektir. Milli Görüş ün yürüttüğü bu mücadele, hakkın ve haklının, batıla ve zalime karşı yürütülmesi gereken zorunlu bir cihaddır. Batılın da hakka ve haklıya karşı bir mücadelesi vardır. Batılın mücadelesi, tarih boyunca, İslam ın nurunu söndürme mücadelesi olmuştur. Batılın günümüz önderleri de, aynı şekilde, İslam ın nurunu söndürmek için yoğun bir mücadele içindedirler. Bunun için Türkiye de Milli Görüş e, İslam coğrafyasında Müslüman Topluluklar Birliği mensuplarına karşı çetin bir savaş vermektedirler. Yaşanılan mücadele bir hak batıl mücadelesidir ve bu mücadele dünya hayatının bir gerçeğidir. Kur an bize bu gerçeği haber vermektedir: İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tağut (batıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır. (Nisa: 76)

Birinci Operasyon

Bu operasyonun ilk aşaması Milli Nizam Partisi nin kapatılmasıdır. 26 Ocak 1970 de kurulan MNP, 20 Mayıs 1971 de batıca değil, İslam ca düşündüğü ve yerli olduğu için kapatılmıştır. MNP den sonra 11 Ekim 1972 de, Milli Selamet Partisi (MSP) kurulmuş ve 14 Ekim 1973 seçimlerinde MSP 48 milletvekili ve 3 senatörlük kazanarak meclise girmiştir. 26 Ocak 1974 te CHP-MSP koalisyonu ile hükümet ortağı olmuştur. Bu dönemde Kıbrıs Barış Harekâtı gerçekleştirilmiş, ağır sanayi hamlesi başlatılmıştır. Maddi ve manevi kalkınma birlikte yürütülmüştür. MSP koalisyon ortağı olduğu hükümetlerde milletimize ciddi hizmetlerde bulunmuştur. Bu hizmetler, Irkçı Emperyalizmi tedbir almaya zorlamıştır. MSP nin 1977 kongresinde yaşananlar utulmamalıdır. 12 Eylül 1980 darbesi Milli Görüş e karşı yapılmıştır. 1983 seçimlerine, Milli Görüş ün temsilcisi Refah Partisi sokulmamıştır. Buna mukabil bu seçimlere ANAP sokulmuştur. Zaman içinde Refah Partisi güçlenmiş, önce yerel yönetimlerde, sonra genel yönetimde iktidara gelmeyi başarmıştır. Dış güçler Refah Partisi ni iktidarda boğmak istemiştir. Bu girişim Allah ın yardımıyla boşa çıkmış, RP nin oyu % 35 e kadar yükselmiştir. Milli Görüş ten, normal yollardan kurtulamayacağını anlayan Irkçı Emperyalizm ve işbirlikçileri bildik metotlarına başvurmuşlardır.

İkinci Operasyon

Milli Görüş e karşı yürütülen ikinci önemli operasyon 28 Şubat darbesidir. Bu darbe, Türkiye, Atina ve Pentagon da yapılan bir dizi toplantılarda kararlaştırılmıştır. Bu çalışmalar sonunda 54. Erbakan hükümeti görevden ayrılmak zorunda kalmıştır. Refah Partisi, Milli Görüş, Erbakan iktidardan uzaklaşmış, ancak tehdit ortadan kalkmamıştır. Kökten çözüm için bir takım çalışmalar yürütülmüştür. Talat Halman ın 30 Nisan 1997 tarihli Milliyet gazetesindeki REFAHI BÖLMEK başlıklı yazısı bu çalışmaların seyri konusunda ipucu vermektedir. Ona göre Refah ı iktidardan indirmek ve kapatmak yetmez birkaç parçaya bölmek gerekir. Halman yazısında, Hükümetin (Refah-Yol u kastediyor) akıbeti ne olursa olsun, RP nin bölünmesi, parçalanması, ülkemizin siyasi geleceği açısından hayırlı olacaktır demiştir. RP 16 Ocak 1998 de hukuk ilkeleri çiğnenerek kapatılmıştır. Kurulan Fazilet Partisi Milli Görüşçüleri çatısı altında toplamayı sağlayınca, uzunca bir ikna dönemi başlatılmıştır. İkna çalışmaları sürecinde Fazilet Partisi hakkında da bir kapatma davası açılmıştır. İkna çalışmaları meyvesini vermiş, Milli Görüş bir siyaset mühendisliği çalışması sonucunda yenilikçiler ve gelenekçiler olarak ikiye bölünmüştür. 14 Mayıs 2000 de yapılan FP 1. Kongresi nde bu bölünmenin sonucu olarak iki adaylı bir kongre yaşanmıştır. Abdullah Gül ve Recai Kutan ın yarıştığı bu kongrede Recai Kutan genel başkan seçilmiştir. FP 22 Haziran 2001 de kapatılmıştır. FP nin kapatılması ile AKP liderliğinin Biz bir bölen olmayacağız beyanları arasında derin bir ilişkinin olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Fazilet Partisi nin kapatılmış olması, AKP yi kuranları bir bölen olmaktan kurtarmıştır. Milli Görüşçüler 20 Temmuz 2001 de Saadet Partisi ni kumuşlardır. AKP ise Biz Milli Görüş gömleğini çıkardık, bizler muhafazakâr demokratız diyenler tarafından 14 Ağustos 2001 de kurulmuştur. Milli Görüş lideri Erbakan Hocamız hareketin bölünmesini önlemek için yoğun bir çalışma yapmışsa da olan olmuştur. Bu süreçte Erbakan Hocamız ile R. Tayyip Erdoğan arasında Emin Saraç hocanın ricası üzerine onun evinde gerçekleşen görüşme önemlidir. Milli Görüşü bitirmek isteyen çevreler 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Refah Partisi nin karşısına nasıl ANAP ı koymuşlarsa, 28 Şubat darbesinden sonra da Saadet Partisi nin karşısına AKP yi koymuşlardır. Bu sefer dersine çalışanlar iyi çalışmıştır. Bir toplum mühendisliği ürünü olarak AKP, millet ile Milli Görüş arasına muhafazakâr demokrat bir duvar olarak örülmüştür. Irkçı Emperyalizm, küresel sermaye, ABD ve AB kendisine Milli Görüş içinden AKP gibi güvenilir bir müttefik üretmeyi başarmıştır.

Üçüncü Operasyon

Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra Milli Görüş ün önemli kadroları AKP ye taşınmıştır. Planlandığı gibi muhafazakâr demokrat AKP, 2002 seçimleriyle birlikte tek başına iktidar çoğunluğunu elde etmiştir. Milli Görüş ün temsilcisi Saadet Partisi TBMM dışında kalmıştır. 11 Mayıs 2003 te yapılan 1. Olağan Kongre de Erbakan Hoca Saadet Partisi Genel Başkanlığı na seçilir. Bu durum Milli Görüş düşmanlarını rahatsız etmiştir. Mahkemeler yoluyla Erbakan hocayı siyaset dışı bırakmayı bir kez daha başardılar. Bu operasyon sonunda Erbakan Hoca 30 Ocak 2004 de parti üyeliğinden ve genel başkanlıktan istifa etmiştir. Bu arada Milli Görüş ün önemli kuruluşlarından birisi olan MGV, AKP iktidarı döneminde kapatılmıştır. 8 Nisan 2006 da yapılan 2. Büyük Kongre de genel başkanlık görevine Recai Kutan, 26 Ekim 2008 de yapılan 3. Büyük Kongre de Numan Kurtulmuş genel başkanlığa seçilmiştir. Irkçı Emperyalizm ve işbirlikçileri Milli Görüşü arzu ettikleri gibi yok etmeyi başaramadılar. Az oy almasını, Meclis dışı kalmasını sağladılar, ancak etkinliğini kıramadılar. İçerden çökertmeyi denediler. Saadet Partisi ni, Milli Görüş ün ve Erbakan ın elinden almak istediler. Alır gibi oldular. Milli Görüşçüler elbirliği ile bu oyunu bozunca, Numan Kurtulmuş ve arkadaşları 1 Ekim 2010 tarihinde topluca partiden ayrıldılar. HSP yi kurdular. Görevlerini başarıyla tamamladılar. Sonra topluca AKP ye katıldılar. Böylelikle daha önce binemedikleri trene sonunda binmeyi başardılar. Milli Görüş, bütün bu saldırı ve vefasızlığa rağmen yoluna devam etmiş ve 17 Ekim 2010 da yapılan olağanüstü kongrede Erbakan Hoca yeniden Saadet Partisi Genel Başkanı seçilmiştir. Erbakan Hocamızın Saadet Partisi Genel Başkanı seçilmesi, yeni bir miladın başlangıcı olmuştur. Erbakan Hocamız Milli Görüş lideri ve Saadet Partisi Genel Başkanı olarak 27 Şubat 2011 tarihinde ebedi âleme hicret etmiştir. Erbakan Hoca, takatinin sonuna kadar malıyla canıyla cihad etmiş bir kul olarak vazifesini yapmıştır. O hak yolda zerre olmayı, batılda zirve olmaya tercih etmiştir. Erbakan Hocamızdan sonra YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak olmuştur. Milli Görüş, kınayanın kınamasına rağmen, bütün kurum ve kuruluşları ile hakkın hâkim batılın zail olması için cihadına devam etmektedir.

Son Olaylar

Türkiye de her seçim öncesi bir kriz ortamının oluşturulması ve bunun üzerinden seçmen tercihlerinin kontrol altında tutulması bir toplum mühendisliğidir. 2007 de köşk seçimleri yaklaşırken, Cumhuriyet Mitingleriyle ülke gerilime sürüklenmiştir. 2009 ve 2011 deki seçimlere ise terör ve laiklik kampanyaları damgasını vurmuştur. Ülkemizde 2014 ve 2015 yılı içinde Mahalli İdareler Seçimi, Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimi yapılacaktır. Bu seçimler öncesi Türkiye de bir gezi parkı olayları yaşanmıştır. Bu olay bitti dendiği bir anda dershaneler üzerinden yeni bir kriz üretildi. Arkasından yolsuzlukla mücadele adı altında başlatılan operasyonlar birden krize dönüştürüldü. Bu son kriz AKP ile Cemaatin çatışması şeklinde sahnelendi. AKP ile Cemaat 11 yıllık iktidarları döneminde uyumlu ortaklar olarak birbirini beslediler. Hayret şimdi kavga ediyorlar.

Önceki seçimlerde, oyunuzu AKP ye vermezseniz CHP gelir, Saadet Partisi barajı geçemeyecek, AKP yi de Hoca kurdurdu, oyunuz boşa gitmesin ve benzeri telkinlerle oylar AKP ye yönlendirilmiştir.

Bu seçimde ise AKP ye oy vermezseniz, bakınız cemaat her tarafta paralel bir yapılanmaya gitmiştir.  Bunların dış mihraklarla bağlantısı var. Ülke bunların eline geçerse büyük bir felaket olur. Tayyip Bey çok değişti, Milli Görüş e döndü, Saadet Partisi bitti, boşuna uğraşmayın, gelin AKP de birlik olalım gibi telkinlerle Saadet Partisi ne akacağı kesin oyları yeniden AKP ye yönlendirme gayretleri hız kazanmıştır. Milli Görüşçüler bu oyuna gelmemelidir. Biz Adil Düzeni kurma mücadelesinden dönemeyiz. Hakkı batıla karıştıramayız. Hakkı üstün tutmak, hâkimiyeti için cihad etmek Milli Görüşün şiarıdır.  Bu son olay da Milli Görüş ve Saadet Partisi için kurulmuş başka bir tuzaktır. Daha fazla gelir temin edelim diye PTT gişelerinde, vatandaşa pasif zorlama yöntemiyle Milli Piyango Kumarı bileti satan, faizci, haramcı, AB ci anlayış ile kurumlara sızmak, kariyer yapmak için haram işi mubah sayan, ılımlı İslamcı, diyalogcu bir anlayış arasında bir fark olmaz. Fırat suyunu çekti, altından dağ ortaya çıktı bölüşmek için kavga ediyorlar. Peygamberimiz buyuruyor: Fırat nehrinin suyu çekilip, aktığı yatakta bulunan bir altın dağı meydana çıkmadıkça ve kurtulup kazanan ben olayım diye birbiriyle çarpışan her yüz kişiden doksan dokuzu ölmedikçe kıyamet kopmaz. Diğer bir rivayet ise şöyledir: Pek yakında Fırat nehrinin suyu çekilerek aktığı yatakta bir altın hazinesi meydana çıkacaktır. O günü gören kimse, o hazineden kesinlikle bir şey almasın. (Buhari, Müslim) Yani bu kavgaya bulaşmasın. SAADET PARTİSİ NİN zaferi için inanarak çalışanlara selam olsun vesselam.