“Milli Görüşçünün Emeklisi Olmaz Rahmetlisi Olur!”

Abone Ol

O meşhur kaideyi, Adıyaman’da lise yıllarımda teşkilat ile ilk tanıştığım zamanlarda duymuştum ağabeylerimden. “Milli görüşçünün emeklisi olmaz rahmetlisi olur!” Teşkilat çalışmalarının dönemlik değil ömürlük olduğunu vurgulamak, insanın hayatının her döneminde elinden gelen görevi ifa etmesi gerekliliğini, her şartta ve durumda cihat farizasının öneminin altını çizmek adına kullanılırdı bu tabir. Necmettin Erbakan Hoca’mız Saadet Partisi’nin genel başkanlığı görevindeyken yakın zamanda ahirete irtihal etmişti. Başkanlarımız, hep onu örnek verirlerdi. Liderimiz son nefeste bile okçular tepesini terk etmedi diye. Doğal olarak aklım karışırdı. Zor, uygulanması çok zor bir kaide sonuçta… Tamam da o lider. O olur. O çok normal. Helal olsun hocamıza. Ancak her Milli Görüşçünün bunu başarması zor, diye düşünürdüm. Görev nedir, istikamet-istikrar nedir, görev devam ederken vefat edebilmek ne anlama geliyor, hiç anlamadığım zamanlardı…

İlk şoku Abdullah ağabeyde yaşadım. Dediler ki: “Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkez İdari ve Mali İşler Komisyonu Üyesi Abdullah Şahin, Bolu'nun Gerede ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.” O adam, genç, nasıl? Mümkün mü gerçekten bu çağda şehadet? Abdullah ağabeye şahit olanlar mümkün dediler ve ilan ettiler, Allah için yoldaydı. Allah şehadetini makbul eylesin. Onlar yol deyince idrak edebildim. Metin Yüksel, Adnan Demirtürk ağabeylerin yolu… Canların canı uğruna can vermeyi cana minnet sayanların yolu… Bildim o yolu bildim. Demek ki doğru var böyle bir şey, niyeti halis olanlarla, aldığı görevin ehemmiyetinin farkında olanlar ile farklı bir bağ kuruluyor.

Yakın dönemde Milli Görüş teşkilatları ile yeni tanışan her gencin izlediği ve yıllarca unutamadığı, ara ara açıp motive olduğu eğitim niteliğinde bazı konuşmalar vardır öncü şahsiyetlerimiz tarafından ifa edilen… Erbakan Hoca’mızın, heyecan videosu gibi, Adnan Demirtürk ağabeyin şiir okuduğu video gibi, Şevket Kazan ağabey ve Hasan Damar ağabeylerin konuşmaları gibi çok daha fazla öncü şahsiyetlerimiz ve konuşmaları mevcuttur elhamdülillah. Şevket Kazan ağabey konuşması sırasında demişti ki: “Biz dünyada değilsek ardımızdan koşun gelin, cesetlerimizin üzerine basın geçin! Ama o bayrağı mutlaka burca dikin! Burca dikin!” Yıllarca Şevket ağabey vefat etmesin diye dua ettim. Hazır değildik. Hangi bayrak, hangi burç anlamıyorum. Sorumluluk hissediyorum. Korkuyorum. Vasiyet var ortada. O bayrak o burca dikilecek! Takvimler 9 Mart 2020’yi gösterdiğinde dediler ki Şevket ağabey Hakk’a yürüdü. Ama nasıl olur? Yüksek İstişare Kurulu’nda görevi devam ediyor. Parti kritik dönemeçlerden geçiyor.

Karar belirtmesi gerekir. Nasıl vefat edebilir diye sorarken jeton düştü. Milli Görüşçünün emeklisi olmaz. Rahmetlisi olur… Tabi ya görev süresi bitti. Görevini istikamet üzere tamamladı devretti ve gitti. Burçta sancakta artık bizde Allah’ın izniyle… Şevket Kazan ağabeyin vefatından 1 yıl geçti geçmedi. Ülke siyaseti çok kritik bir eşikten geçiyor o zamanlar... Saadet Partimiz açısından da önemli kararlar alınması gereken bir dönem. Eski bakanlardan Milli Görüş lideri Oğuzhan Asiltürk ağabey, Yüksek İstişare Kurulu’nun başında görevine devam ediyor. Kritik ziyaretler, polemikler, fikir ayrılıkları Oğuzhan ağabeyimizin varlığı Milli Görüş otoritesinin teminatı gibi… Kural kanun koyucu… Bir gün dediler ki Oğuzhan Asiltürk başkanımız 1 Ekim 2021 tarihinde 86 yaşında, görevdeyken, emaneti teslim etti… Şaşırmadım. Çünkü Milli Görüşçünün emeklisi olmaz rahmetlisi olur… Şahidiz. Şahidiz. Şahidiz. İstikametine de cehdine de şahidiz. Rabbim mekânını cennet makamını âli eylesin. Avrupa Milli Görüş’ün kurucularından Hasan Damar ağabey takip etti Oğuzhan Asiltürk başkanımızı. İnsanlara Allah’ı anlatarak geçirilmiş bir ömür… 1 Haziran 2023 tarihinde haberi geldi. Çok yakın zamanda verdiği demeçler ülke gündeminde yankı uyandırabilecek kadar görev başındaydı o da vefat ettiğinde... Konferanslar, yazılar, eğitimler, etkinlikler… Hasan Damar ağabeyimizde usulünce görevini devretti. Şahidiz!  

İnsan yaşadığı gibi ölür derler. Bunun en bariz örneğini Hasan Bitmez başkanımız ispat etti. Ömrü boyunca teşkilatımızın farklı kademelerinde görev yapmış, her şartta ve durumda çalışmalarına devam etmiş istikrarlı bir ağabeyimizdi. 7 Ekim olayları patlak vermiş. Hükümet İsrail Terör Örgütü ile yapılan ticarete göz yumuyor. Hasan Bitmez başkanımız Saadet Partimizin Kocaeli Milletvekili olarak Meclis’te görev yapıyor. Çıktı kürsüye ve haykırdı. “Sizin elinizde Gazzeli çocukların kanı var!” O konuştukça Meclis ayağa kalktı. Hükümet sıraları, batmakta olan Titanik’te seslerini yükseltmeye çalışıyorlardı. Ama Hasan Bitmez ağabeyimiz susmadı. Kınayıcıların kınamasına aldırış etmeden konuşmasını tamamladı. Konuşmasının sonuna da Sezai Karakoç’un tokat niteliğindeki şu sözlerini iliştirdi. “Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar, Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar!” dedi ve kalbi dayanamadı geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırıldığı hastanede yaklaşık 47 saat sonra hakka yürüdü. Muazzam bir hayat, muazzam bir kapanış. Rabbim şehadetinizi kabul eylesin başkanım!

Sadakat nedir? İstikamet nedir? Samimiyet nedir? Recai Kutan’dır. Bu yazının kaleme alınmasının temel sebebi, çok güzel yaşayan ve çok güzel Hakk’a yürüyenler kervanının son halkası… Erbakan Hoca’mız gibi Abdülaziz Bekkine ve Mehmet Zahid Kotku’nun tedrisatından geçmiş bir güzel talebe… 1974 yılında Milli Selamet Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ile başlayan bir cehd yolculuğu… Çok kez milletvekilliği, bakanlık, genel başkanlık… Ama en önemlisi son nefesine kadar yıllarca teşkilatın farklı kademelerinde görev yapmış bir ağabey… Erbakan Hoca’mızın çok kez teşkilatı emanet ettiği emin bir dost… Tüm aksiyonun içerisinde şiir okumaktan vazgeçmeyecek kadar duygusal samimi bir kalp… Rabbe kavuştuğunda 94 yaşındaydı ve Ekonomik Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin başındaydı. Görev başındaydı. Tam 50 yıl görev yaptı. 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümünde vefat etti. Şahidiz! Şahidiz! Şahidiz! Rabbim mekânını cennet makamını âli eylesin.

Bunların tamamının tevafuk olduğuna inanmalı öyle mi? Milli Görüş’ü anlayana, ömrü boyunca uygulamaya çabalayana, cihattan geri durmayana Rabbimizin lütfudur bu hayatlar ve ölümler. İstikamet üzere doğanlara, istikamet üzere olanlara ve istikamet üzere ölenlere selam olsun!  

“Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) vaat edilmekte olan cennetle sevinin!” (Fussilet Suresi, 30. ayet)