Başkent Ankara’da önceki gün gerçekleştirilen coşkulu ve heyecanlı “Seçime Hazırlık Hamle Toplantısı” ile Saadet Partisi kamuoyuna esasen şu mesajları verdi;
1) Türkiye’nin en büyük umudu Millî Görüş’tür ve Millî Görüş’ün günümüzdeki yegâne partisi Saadet Partisi’dir.
2) Millî Görüş, geçmişte Türkiye’nin gerçek problemlerine nasıl merhem olduysa, çözüm bulduysa, gelecekte de aynı kararlılık ve azimle bu sorunların üstesinden gelmeye arzulu ve isteklidir.
3) Türkiye’nin kronik sorunlarına neşter vurmak için gereken kadrolar, çalışma gayret ve çabası, Saadet Partisi kadrolarında fazlasıyla mevcuttur.
4) Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatı boyunca çizdiği yol ve metoda, günümüzde her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç vardır.
5) Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan ve diğer konuşmacıların programdaki mesajları, pansuman tedbirlerle değil, gerçek/çi çözümlerle Türkiye’nin gerçek sorunlarına odaklanılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
KONYA’DA İSLAM’I İSTİSMAR OYUNLARI!
* “Hucurat Sûresi’nde belirtildiği üzere "Mü’minler kardeştir" ve kardeşler arasında birlik, beraberlik, iş birliği ve dayanışma duygularının pekiştirilmesi son derece önemlidir. Bu anlamda ülkemizde İslam Birliği idealini merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız ve Millî Görüş hareketi ortaya koymuş, bu ideali D-8 ile pratiğe taşımıştır.”
* “Dünya Müslümanlarının siyasette, ticarette, ekonomide, sporda, hayatın tüm alanlarında daha güçlü olabilmeleri açısından birlik, beraberlik ve dayanışma içinde "vahdet üzere" hareket etmeleri ve bu amaçla çeşitli etkinlikler düzenlemeleri önemli ve gereklidir. Ancak bu etkinlikler yapılırken İslam'ın emir ve yasakları gözetilmeli, İslâmî hükümler çiğnenmemelidir. İslam'a aykırı eylem ve söylemlerin yer aldığı bir etkinliğe "İslâmî" ibaresinin eklenmesi en hafif tabiriyle dinin ve dini değerlerin istismarıdır.”
* “Öte yandan Kur'an, Müslümanlara "iyilik ve takvada yardımlaşmalarını, günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmamalarını" emretmektedir. Bu çerçevede Müslümanlar, İslam'ın yasakladığı eylem ve söylemlerin yer aldığı, ılımlı İslam ve dinlerarası diyalog fikriyatına hizmet eden gayri ciddi organizasyonlardan vazgeçerek ilim ve hikmetle birlik ve beraberliğe, vahdete, İslam birliğine yönelik ciddi adımlar atmalıdır.”
* “Şunu da ifade etmeliyiz ki, bu "oyunların" Erbakan Hocamızın ifadesi ile belde-i muhayyere olan, İslam Birliği idealinin ete kemiğe büründüğü ilim ve irfan beldesi Konya'mızda gerçekleştirilmesi manidardır. Hem İslami hassasiyetlerle bağdaşmayan bu "oyunları" hem de böylesine bir etkinlik için Konya'nın seçilmesini kabul etmemiz mümkün değildir.”
* “İslam'ın inanç esaslarına ve temel hükümlerine aykırı bir organizasyonun dünya Müslümanlarının birlik ve beraberliğine sunacağı hiçbir katkı ve hikmet bulunmamaktadır. Başına "İslâmi" ibaresi getirilmek suretiyle hiçbir haram helal olmayacağı gibi İslam'ın ruhuyla bağdaşmayan bir organizasyonun başına "İslâmî" ibaresi getirilerek İslam'a uygun hale getirilmesi de mümkün değildir.”
* "İslâmî" ifadesinin İslam'a uygun, İslam'a layık gibi anlamlara geldiği göz önünde bulundurulacak olursa Konya'da gerçekleştirilen oyunlar İslam'a uygun olmak bir yana İslam'la taban tabana zıttır.”
* “Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN-BİR-DER) olarak, aklıselim hiçbir Müslüman’ın Konya'da gerçekleştirilen "oyunları" "İslâmî" olarak isimlendirmeyeceği düşüncesinden hareketle, "İslami Dayanışma Oyunları" ifadesinin bir tercüme yanlışı olduğunu düşünmek istiyoruz.”
* “Bu gerçeklerden hareketle İslam İşbirliği Teşkilatı bir an önce müdahale ederek söz konusu organizasyonun İslami hükümler çerçevesinde gerçekleşmesini temin etmeli ya da "oyunlara" İslâmî ibaresini eklemekten vazgeçmelidir.”
(Muhittin Hamdi Yıldırım, Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN-BİR-DER) Genel Başkanı)
MUSTAFA KARAHASANOĞLU’NDAN İBRETLİK ÖYKÜ!
Geçtiğimiz gün Hakk’ın rahmetine kavuşan Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı merhum Mustafa Karahasanoğlu ile olan bir hatıramı nakletmek isterim. Bu, esasen ibretlik bir öyküdür…
Bu ibretlik öyküyü, bundan birkaç sene önce, Millî Gazete kuruluş yıldönümü tebriki için Millî Gazete’yi ziyaret ettiğinde, gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın odasında anlattı, merhum. Mustafa Karahasanoğlu’na kulak verelim:
“Lâfına, sözüne itibar edilen bir adam, bir başka adam hakkında bir lâf etmiş...
Bu laf bütün ülkede duyulmuş...
Adı geçen şahıs hakkında kimi ‘buğz’ etmiş, kimi ‘kin’ duymuş, kimi de öfkelenmiş!..
Linç kampanyası açılmış adam hakkında...
Zaman geçip giderken; ‘sözü dinlenir adam’, bir hata ettiğini fark etmiş... Ağzından çıkan sözün, bir ‘iftira’ olduğunu anlamış...
Karar vermiş; gidip ‘özür’ dileyecek...
Gitmiş ‘iftira’ attığı adamın yanına; ‘Bir halt işledim, ne olur beni affet!’
‘Olur’ demiş adam; ‘Özrünü kabul ederim ama bir şartla!’
Adam bir ‘çuval’ bulmuş, içine de ‘kuş tüyleri’ni doldurup dağa çıkmışlar.
Dağın ‘en rüzgârlı tepe’sine geldiklerinde, adam çuvalın ağzını açmış, ‘kuş tüyleri’ni boşaltmaya başlamış!..
Çuvaldaki son tüyü de döken adam; kendisine ‘iftira’ atan adama dönüp demiş ki;
Hadi, sıra sende... Rüzgârın dağıttığı şu tüyleri tek tek topla, doldur şu çuvala, özrünü kabul edeyim!..”
***
Mustafa Karahasanoğlu, öykünün sonunu da şöyle bağladı;
* “Bizim yaptığımız iş bir bakıma böyle! Her gün gazetelerimizde birçok şey yazıyoruz. Ama o yazılanlar yeryüzüne öyle bir dağılıyor ki… Yazdıklarımız hele bir de hatalıysa!..”
***
Mustafa Karahasanoğlu’na Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Yakınlarına, ailesine, sevenlerine ve Akit Grubu çalışanlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği İmam Hatipliler Kurultayı’nın 19.sunun, Sivas’ta, 3 Eylül 2022 tarihinde icra edileceğini, 81 il ve ilçe derneklerinin katılımıyla düzenlenecek kurultayda; eğitimciler, akademisyenler ve STK temsilcilerinin yılın değerlendirmesini yaparak önümüzdeki dönemin planları üzerinde duracağını, kurultaya Türkiye genelindeki imam hatip okullarından öğretmenlerin de katılımıyla büyük bir istişare zemini oluşturulacağını, biliyor musunuz?