Son seçimlerde iktidar partisinin etkili olan ve ona "iki kişiden biri"nin oyunu kazandıran sloganı unutulmadı daha: Ya CHP gelirse veya aman CHP gelmesin! 2011 Türkiyesinde dahi CHP karşıtı/muhalifi insanların oylarına CHP korkusu işlenerek, dahası abartılarak iktidara taşınıyorsa "sağcı" partiler, bir küçük ilimizde, Tuncelinde yaşayan alevilerin CHPli olması, CHP içinde yer alması niçin tenkide tabii tutuluyor
CHP korkusu üzerine slogan üretmek, sadece günümüzün iktidar partisine has bir marifet değil. Geçmişte DPden sonra, onun mirascısı izlemini vererek yıllarca iktidar olmuş APnin de sloganı böyle idi.
Oylarınızı bölmeyin. CHP gelmesin!
Ülkede baraj sınırlaması yok. CHPnin karşısında yer alarak seçime giren başka partiler de var. Üstelik daha iyi hizmet vaadi yapıyorlar, ülkeyi fabrikalarla donatacaklarını söylüyorlar.
Bir önceki seçimde (1969) çoğunlukla iktidara taşınan AP, bölünerek girdiği yeni seçime de aynı sloganla girmişti.
Oylarınızı bölmeyin. Yoksa CHP gelir.
O günün Türkiyesinde, bu ülkeyi seven insanlar bu oyunu bozdular. MSP 48 milletvekili ve 3 senatör ile Mecliste idi. İktidardaki APnin iki parti şeklinde (AP-DP) seçime girmesinin temelinde yatan faktörün, milleti CHPden korumak olmadığını, MSPni engellemek olduğunu anlamıştı bu ülkenin insanları.
CHPne yakın olmayan ve o partiye oy vermeyecek insanlara niçin bir korku pompalanıyordu her seçimde
CHPnin 27 Mayısın hazırlayıcısını, banisi ve sahibi olmasındandır bu korku.
Lakin 27 Mayısta bu ülkenin geleceği karartılırken, iktidarda CHP yoktu, DP vardı. Yıllarca bu ülkede 27 Mayıs bayramları şatafatla kutlanırken de iktidarda, aman CHP gelmesin diyen AP vardı.
27 Mayısın kutlanmasından tedirgin olan insanlar hep şunu sorarlardı: AP niçin izin veriyor buna Akıllarına gelmeyen gerçek ise şu idi: O APliler, 27 Mayıs olduğu için orada idiler. DP ihtilale maruz kalmamış olsa idi, APlilere o makamları, o koltukları kim verecekti İktidarını ve rahatını 27 Mayısa borçlu bir APnin oyununu o günlerde MSP bozmuştu.
APden ve aradaki kalıntısız ANAPdan sonra iktidara taşınan ve bugün de hala iktidarda olan AKPnin aynı oyunu yeniden oynaması, bu ülkeyi seven insanların SP bayrağı altında "yeniden Milli Görüş" haykırışları ile son bulacak. (İnşaallah!)
Laikliği tanımlamadı,
Başörtüsü meselesini çözmedi,
Kız çocuklarımıza okul yolunu açmadı,
Fabrikaların kapanmasını engellemedi,
Faizin ezmesine karşı olmadı,
Barajı kaldırmadı, demokrasiyi geliştiremedi gibi eleştirilere muhatap AKPnin, iktidarda olmasını sağlayan bu sebepleri ortadan kaldıracağını sanmak, safdillik değilse ne Aynı yoldan yürüyen AP, ANAP neden mezarlıktalar
CHP gelirse korkusu ile bugün hala muzdarip olanlar, CHPnin özel zulmünü bizzat Dersimde tatmış olanların, CHP içinde olmasını sorguluyorlar.
Aleviler neden CHPde
Korkutularak oyları alınmış insanlar değerlendirmesini sağcı partilerin istemediklerinden, demek var, ama o günden başlayan gerçek, onlarda da (Dersimliler) bir CHP korkusu olduğudur.
CHP içine girerek, CHP içinde yer alarak kendilerine yapılabileceklerin istihbaratını almak ve engellemek, o günkü strateji idi. O olaylardan sonra CHP içinde yer aldılar ve bugünkü konuma uzandılar.
CHPye karşı kendilerini/iktidarlarını koruyamayan DPde, APde olsalardı ne olacaktı Sürekli korkudan başka Onlar (DP-AP) kendilerini koruyabildiler mi ki, Dersimlileri koruyacaklardı.
1956 yılında bir CHP organından aldığımız bu karikatür bu ülkedeki CHP korkusunu "kitaplık çapta" anlatmaktadır.
Salomon: Ne olur, ne olmaz!.. diyerek asıyor İsmet Paşa resmini. Çünkü o, o İsmet Paşanın varlık vergili yıllarını iyi bilir. Yıl 1956, Salomonun o resmi asması, iktidardaki DPnin zayıflığını ve yaklaşan 27 Mayısı ne güzel anlatıyor. Acı olan ise, bunu o günlerde bir tek Salomonun (!) görmesi.
Kılıçdaroğlunun CHP Genel Başkanı olmasını alevi olmasına bağlamak bir yerde doğru: CHPde onlardan başka kim kaldı, kim var
Milli Şefin "Allah" dememesini örnek alırcasına, din/iman/inanç gibi kelimeleri konuşmaktan şiddetle kaçan/kaçınan diğerlerine rağmen daha açık görünen bir Kılıçdaroğlunun elbette tercih eder CHPliler.
İktidara yakın kalemşörler/köşeciler eğer kurtulmak istiyorlarsa CHP korkusundan, gelsinler Milli Görüşcü olmayı öğrensinler. Milli Görüşcüler CHP ile korkulmadan koalisyon kurduğunu ve Kıbrıs fethinin yapıldığını göstermişlerdir bu ülkeye.
Necip Fazılın mücadelesi
Dersimi gündeme taşıyan CHP milletvekili Hüseyin Aygün bir tv kanalında Ahmet Hakanın sorularına cevaplar veriyor.
Bir sorusu da şöyle idi, program sunucusunun: Necip Fazıl da yazmış Dersim konusunu..
Sorunun şeklinden, televizyoncu gazetecinin Necip Fazılın ne yazdığından ve Necip Fazılın kimliğinden haberdar olmadığını sezen/anlayan muhatap (CHP milletvekili uyanıklığı) diyorki: Necip Fazılın aleviler hakkında başka iyi olmayan yazıları olduğundan, ilgilenmiyorum.
Ya, öyle mi şeklinde bir kabul ediş ünlü sunucuda.
Bu ülkede Necip Fazılın eğitiminden geçmişlerden, tesadüfen Necip Fazıl okumuşlara kadar herkes şunu iyi bilir: Necip Fazılın aleviler hakkında ve onları üzecek hiçbir yazısı yoktur.
Hiç kimsenin yazamadığı o Milli Şef yıllarında Necip Fazılın Dersimi yazmasına rağmen, neden bir hata/suç sıçratılmak istenir üstüne
Necip Fazılın İsmet Paşaya karşı mücadelesinde aramak gerekir o sebebi. Milli Şefin en baskıcı yıllarında "Başımızda kulak istiyoruz" kapaklı Büyük Doğu yayınlayan Necip Fazılın 1967 tarihli bir başka Büyük Doğusu dahi anlatır asıl gerekçeyi.
CHP milletvekili Dersimliye düşmemeliydi İsmet Paşayı savunmak ve Necip Fazılı hafifsemek hatasını işlemek.
Lakin ne yazık ki ona bu fırsatı veren ve burdan gitmekle ünlenmesine rağmen burayı az tanıyan bir gazeteci vardı karşısında.
O Hüseyin Aygüne milletvekili olduğu için şu nokta hatırlatılmalıdır. Kendisinin bir kızılbaş inancında olduğunu gururla söylediği kadar, başkalarının da o gururu kullanma hakları vardır, kendi inançları için. Ki Necip Fazıl bu ülkede ehlibeyt sevgisini doruklarda tadan/yazan insanların başında gelir.
İsmete ermek
- Nasılsın the Şapgalı Baba Ne yapıyorsun yahu
- Rahatsızım yavrum Mesut. Binaenaleyh çok rahatsızım.
- Hemen bir doktor çağırayım desem, Silivriye gitmem gerekecek yahu.
- Ben rahatsızım diyorum yavrum Mesut. Binaenaleyh sen beni fevkalade rahatsız ediyorsun.
- Neren ağrıyor the şapgalı baba Elin ağrıyorsa şapgayı bırak. Öbür tarafa şapganı alıp gidemezsin yahu.
- Bir yere gittiğim yok yavrum Mesut. Binaenaleyh ben rahatsızsam memlekette fevkalade rahatsızlık var demektir. Rahatsızlık boykot getirir, vize getirir, veto getirir.
- Ben sana ne getireyim the şapgalı baba Yürüyen tankların resimlerini getireyim mi yahu
- Burnunun sarılı olduğu vesikalık resmini getir, zaman aşımından yırttığın sabıka kaydını getir. Binanelayeh sana yavrum demem, benim fevkalade özrümdür yavrum Mesut.
- Ha, anladım. Sen özür dilemek istiyorsun yahu. Özür modasına uymak mı istiyorsun the şapgalı baba.
- Ne modası Kim çıkarmış bu modayı Binaenaleyh özür dileyeceklerse gelsinler benden dilesinler. Fevkalade bekliyorum onları.
- Senden kim, neden özür dilesin the şapgalı baba Onlar getirdiler, sen gittin yahu.
- Gitmişsek gitmişizdiir. Binaenaleyh bir kere daha gelmemek fevkalade üzdü beni.
- Yine anladım. Sen tankların üstünde gelmek istiyordun yahu.
- Nizamiyeden döndüm yavrum Mesut. binaenaleyh tankların arkasından başkaları geldi.
- Nizamiyeden döndüğünü gösteren resmine bakıp bakıp yaşlanıyor musun the şapgalı baba Ağlama yahu.
- Ben ağlamam yavrum Mesut
Binaenaleyh artık yaşlandım. Yaşlanmamı, yaşlı olmamı ağlamak sanmak fevkalade yanlıştır, hatadır, günahtır.
- Kaç kere gelip ağlatmıştın the şapgalı baba. Yaşın kemale erdi mi yahu
- Hayır yavrum Mesut hayır. Benim yaşım kemale ermez. Binaenaleyh İsmete erer. Bunu fevkalade bilmen lazım yavrum Mesut. Haydi git işine.
İstese idi
Kılıçdaroğlunun oğlum bedelli olmayacak demesine takmış iktidar yanlıları.
Zaten doğum tarihi tutmuyor, diyorlar.
Anlamamışlar.
Kılıçdaroğlu diyorki: İsteseydim oğlumun dooğum tarihini de içine aldırırdım o yasanın.
Doğrudur.
AKP, Kılıçdaroğlunu ne zaman kırdı
Şapga nerede
Eski MİTci Mehmet Ergün Savcıya ifade vermiş.
Ne güzel!
Devlet, durup dururken cinayet işlemez ve devlet, arasıra rutin dışına çıkar! Dendiği günlere ve diyenlere de sıra geliyor demektir bu.
Gerçek renkleri
Demirellerin villasında "yeşil" görülmüş.
Yıllarca onların renksiz olduğunu bilenlere karşı tedbir almışlardır.
Yağ
Kolesterol tartışması büyüyor. Faydalı diyenler, zararlı diyenler...
Gözler Sağlık Bakanlığında. Onlar ne diyecekler. Sağlık Bakanlığının gözleri ise Kılıçdaroğlunda.
Evet derse hayır diyecek.
Sebep
AKPli Dengir Mir Fırat "AKP yeni yeni iktidar oluyor" demiş.
Dokuz yıldan sonra, ancak..
Neden
İçinden geldikleri RPni ve RP iktidarını hala anlayamadıklarındandır.
Türkiyenin taşları
Ey Türkiyem, benziyordu,
Taşın toprağın altına!
Şimdi cephane gömmüşler,
Taşın toprağın altına!.. (Ekrem Şama)