İlmi Etüdler Derneği (İLEM) bünyesinde yürütülen Türk Düşüncesi Araştırmaları Programı (TÜDAP)…
Önemli bir faaliyete imza atıyor…
Akademik, entelektüel manada, ayrıca Türkiye'nin siyaset ve siyasi düşünce tarihinde özgünlüğü bağlamında Milli Görüş hareketini konu edinen bir çalıştaya ev sahipliği yapıyor.
Program, 30 Kasım 2024 Cumartesi günü (yarın) saat 10:00'da İLKE Vakfı Toplantı Salonu’nda yüz yüze bir şekilde gerçekleştirilecek.
“Millî Görüş Hareketi: Fikri Kökenler, İktisadi ve Siyasi İddialar” başlıklı çalıştayda Türk siyasal hayatında önemli bir yeri bulunan Milli Görüş hareketini Türk düşünce tarihindeki kaynakları ve buna bağlı olarak ortaya koyduğu siyasi iddialar üzerinden tebliğler sunulacak.
Programa ilişkin biraz daha ayrıntı vermek istiyorum;
* Üç oturumdan oluşacak çalıştayın ilk oturumunda Milli Görüş hareketinin uluslararası siyaset düşüncesine dair bakışı ele alınacak.
* İlk oturumda Birol Akgün, "Türk İslam Siyaset Düşüncesi ve Milli Görüş", Muhammed Hüseyin Mercan, "Milli Görüş ve Uluslararası Düzen: Alternatif Bir Paradigma Arayışı" ve Abdulgani Bozkurt, "Ana Akım İslami Hareketler ve Milli Görüş: Karşılaştırmalı Bir İnceleme" başlıklı tebliğlerini sunacak.
* İkinci oturumda İrfan Ersin, "Millî Görüş ve Adil Düzen" ve Taha Eğri, "D-8 ve Uluslararası Sistem Bakışı" başlıklı tebliğleriyle Milli Görüş hareketinin iktisadi düşüncesinin temelindeki en mühim kavramlardan bazılarını anlatacaklar.
* Üçüncü oturumda Emin Yaşar Demirci, "Türkiye’de Geleneksel İslam ve Tasavvuf Kültürünün Millî Görüş Hareketine Etkileri", Ömer Baykal, "Millî Görüş Hareketine Dini Gruplardan Tepkiler" ve Mahmut Hakkı Akın, "Türk Düşünce Hayatında İslamcılık ve Ümmetçiliğin Millî Görüş Hareketine Etkileri" başlıklı tebliğleriyle Milli Görüş hareketinin fikri ve sosyal kaynaklarını ortaya koyacaklar.
* Milli Görüş hareketinin Türk düşünce tarihindeki kaynakları ve buna bağlı olarak ortaya koyduğu siyasi iddiaların ele alınacağı panel 30 Kasım 2024 Cumartesi günü (yarın) saat 10.00’da İLKE Vakfı Toplantı Salonu’nda (Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Türbekapı Sk. No:13 Üsküdar/İstanbul) gerçekleşecek.
* İLEM tarafından düzenlenen bu dikkat çeken çalıştay, Ümraniye Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek.
***
Toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum.
“HAK GELDİĞİNDE BATIL ZAİL OLUR VE BATIL ZAİL OLMAYA MAHKÛMDUR!”
Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez…
Oldukça çarpıcı bir anekdot anlattı, geçenlerde. Epeydir de burada yazmayı düşünüyordum, bugüne nasipmiş. Kulak verelim;
* “Bizim bayram vaazlarında çokça dinlediğimiz Hazreti Peygamber’in hayatından bir sahne vardır. Peygamberimiz bir bayram namazından sonra mescitten çıktığında, çocukların neşe ve sevinç içinde oynadıklarını gördü. Bir duvarın dibinde de perişan kılıklı ve mahzun bir çocuk ağlayıp duruyordu. Dikkatini çekti. Doğru onun yanına vardı.”
* “Yavrum, neyin var, niçin böyle üzgün duruyorsun? Arkadaşlarınla birlikte niçin oynamıyorsun?” diye sorar ya. O çocuğun adı Bişr bin Akrabe el-Filistini olarak geçer. Hatta o kadar ki ismi de hasfedilerek çocuğun adı Filistin olmuştur. Sahabeden birisinin adı Filistin'dir.”
*“Ve Resul-ü Ekrem Aleyhisselam çocuğa, Bişr bin Akrabe el-Filistini'ye, “Neyin var, niçin böyle üzgün duruyorsun?” der. O da, “Babam Hazreti Peygamber’le Uhud’da şehit oldu. Annem başkasıyla evlendi, beni terk etti. Bu çocukların hepsinin annesi babası var, benim ne annem var ne babam var ne bayramlığım var ne kıyafetim var. Onun için mahzunum” der.”
*“Allah Resulü de ona, “İstemez misin Muhammed baban (sallallahu aleyhi ve sellem) olsun? İstemez misin Hz. Ayşe annen olsun, istemez misin Hasan, Hüseyin kardeşlerin olsun?” der. Çocuk anlar, “İstemez miyim!” der.”
*“Ve Resul-i Ekrem'le beraber evine gider, güzel elbiseler giydirilir, karnı doyurulur ve sonra sevinç içerisinde çocukların arasına katılır.”
* “İşte bugün de böyle bir çocuk var; o çocuğun adı Gazze! Ve bu çocuğun babaları öldü! Babası Hz. Ömer'di, öldü. Babası Selahaddin Eyyûbi idi, öldü. Babası Sultan Selim'di, öldü. Babası Sultan Abdülhamit idi, öldü. Babası Osmanlı’ydı öldü. Anneleri onları yetim bıraktı, aynı zamanda bütün Filistinlileri ve bütün Gazzelileri yetim bıraktı.”
*“Mutlak şerrin ve mutlak kötülüğün asla yeryüzünde âbad olamayacağı Sünnetullah olarak belirlenmiştir.”
* “Bana soruyorlar, “Bu Batı dünyasında, üniversitelerde Müslüman olmayan insanların hepsinin hatta bazen Müslümanlardan daha fazla gösterdiği tepkiye ne diyorsun?" diyorlar. “Bu çok tabiidir!” diyorum, çünkü benim Rabbim, mümin/kâfir demeden yarattığı her insanın kalbine iki tane asker yerleştirdi; biri fıtrat, biri vicdan. Akıl ve kalp iman etmese bile bu mutlak kötülük ve mutlak şer o insanlardaki iki büyük bekçiyi, iki büyük jandarmayı, iki büyük uyarıcıyı, fıtratı ve vicdanı harekete geçirerek, inşallah bu zulmü ortadan kaldıracaktır.”
*“Ve öyle! 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kendi kurdukları mahkemelerle yargıladıkları bir katili istedikleri Meclis'te alkışlasın mutlak kötülük yok olacaktır. “Hak geldiğinde batıl zail olur ve batıl zail olmaya mahkûmdur!”
DEMİŞTİM SANA!
Çağırdım gelmedin Saadet burda
Kaptırdın vatanı çakala kurda
Dadandı Siyonist güzelim yurda
Dövecek dizin yok demiştim sana
***
Yeşildi toprağım betona döndü
Yuvalar yıkıldı ocaklar söndü
Bu hâle getiren gittiğin yöndü
Yanlıştan dön artık demiştim sana
***
Batının yanında siperde durdun
NATO'yla birlikte mümini vurdun
Mazluma saldırıp tuzaklar kurdun
Zulmünle yanarsın demiştim sana
***
Yangına odunu taşıyan sendin
Altından körükle üfüren sendin
Çoğaldı alevler yanıyon kendin
Bu ateş yakacak demiştim sana
***
Müslüman kâfirle kuramaz birlik
Kurarsa bu işte vardır bir hinlik
Bölerler milleti bozulur dirlik
Aç gözünü uyan demiştim sana
***
Koynunda beslersen zehirli yılan
Seni sokmak için yapacak plan
Kur'an'dır panzehir oku da uyan
Kurtuluş İslam'da demiştim sana
***
Akmayan çeşmeden bekledin suyu
Kaynağı kurumuş kör olmuş kuyu
Alçağın rezilin değişmez huyu
Bunlardan fayda yok demiştim sana
***
Dikenli tarladan yapılmaz hasat
Buğdayı samandan ayırmaz fesat
İşleri düzelmez ticaret kesat
Bu tarla ekilmez demiştim sana
(Yavuz Mercan)
MESAJ PANOSU
* “Eskişehir Tepebaşı’nda oturuyorum. Emekliyim. Emekli maaşımı Yapı Kredi Bankası ATM’sinden çekiyorum. Maaş zamanı geldiğinde ATM para vermiyor. Birkaç gün sonra para vermeye başlıyor. Nedenini merak ediyor, yetkililerin buna bir çözüm bulmasını rica ediyorum. Teşekkürler.” (Bir Milli Gazete Okuru)
---