Millî Gazete'nin 54. yaşı dolayısıyla tebrikler...

Abone Ol

Millî Gazete’mizin 12 Ocak 2026 tarihinde 54. yaşına basmasından dolayı çok sayıda tebrik kutlama mesajı aldık, almaya da devam ediyoruz.

Bu tebriklerden ikisini aktarmak istiyorum;

*"Millî Gazete’miz olmazsa olmazlarımdan. Millî Gazete, her gün kapıma gelmediği zaman rahatsız oluyorum. Beni zaman zaman sohbetlere davet ediyorlar. Bu sohbetlere giderken Millî Gazete kupürleri ile birlikte gidiyorum. Bu notlar bana yetiyor. Konu konu tematik olarak bu kupürleri ayırdım ve sohbetin konusuna göre bu notlardan istifade ediyorum. Millî Gazete’mizin 54. yaşını tebrik ediyorum, nice nice hayırlı yaşlar diliyorum, bütün çalışanların gözlerinden öpüyorum.” (Feyzullah Gümüştekin)

* "Millî Gazete’miz sadece doğruları yazan bir gazete. Millî Görüş'ün sesi bir gazete. 'Hak geldi, batıl zail oldu' düsturu ile yayın yapan tek gazete. Erbakan Hocamızın bize emaneti olan bir gazetemiz. 87 yaşındayım, Samsun'da yaşıyorum, gözüm her sabah hâlâ kapıda Millî Gazete’mi beklerim. 54. yaşı dolayısıyla tüm Millî Gazete çalışanlarını tebrik ediyorum. Nice hayırlı yıllara..." (Necdet Akdoğan)

EMEKLİ, 20 BİN TL İLE NELER YAPABİLİR?

Asıl belirlenen artış daha düşüktü; tepkiler üzerine en düşük emekli maaşı TBMM'de yeni bir düzenleme ile 20 bin TL'ye yükseltildi.

Yaklaşık 5 milyon emekli bu mini, hücresel artıştan istifade edecek!

Peki, 20 bin bir TL alan emeklinin kabahati ne?

Bu soruyu neden sordum?

Çünkü emekli maaşınız 20 bin TL'den bir gram fazla ise bu artıştan yararlanamıyorsunuz!

Daha açıkçası...

Cumhur İttifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de “sefalet ücreti” olarak nitelediği emekli maaşının bir kısmına mini, hücresel bir artış yapılmasına karşın, diğer emekliler görmezden gelindi!

Devlet Bey, geçtiğimiz dönemde de memur maaşlarına yapılan seyyanen artışın emekli maaşlarına da yapılması gerektiğini güçlü bir şekilde dile getirmesine rağmen ortağı duymazdan gelmişti!

Bahçeli'nin “sefalet ücreti” olarak tanımladığı emekli maaşlarına beklenen artış için şimdi gözler 2026'nın ilk yarısına çevrildi!

Şimdilerde, iktidar kulislerinden haber alabilen TV ekran sözcülerince ifade edilen şu: "Bu yılın ikinci yarısında emekli maaşlarına seyyanen zam olabilir!"

Öngörmesi zor olan bir zaman diliminden geçiyoruz.

Bu yılın ikinci yarısına kadar ne/neler olur tahmin etmek zor tabii;

* Bir terör devleti olan ABD acaba daha kaç ülkeyi işgal eder?

* Sarı kovboy Trump'ın iki dudağından çıkan cümlelerle altın fiyatı nerelere evrilir?

* Bir İslam beldesi olan Gazze'nin hali nice olur?

***

Emekli maaşları ile ilgili bir husus daha...

Emekli bir vatandaş 20 bin TL ile neler yapabilir?

* Emeklinin evi kira ise... Türkiye'nin hemen her köşesinde en düşük ev kirası 15 bin TL olsa (bu fiyata kiralık ev yok ama) 15 bin TL'yi kira olarak verir!

* 20 bin TL'nin 15 bini kiraya gitti! Emekli, kalan 5 bin TL ile; her sabah, her öğle ve her akşam çay eşliğinde birer simit yese, hanımı ile birlikte...

* Çayı hadi bir kenara bırakalım; iki kişi günde 6 simit yer. 30 günde, 30 çarpı 6 ne yapar; 180 simit! Günümüzde simit yaklaşık 20 TL. 180 çarpı 20 ne eder; 3 bin 600 TL.

* Emeklinin kalan 5 bin TL'sinden 3 bin 600 TL çıktığında geriye ne kalır; 1.400 TL.

* Emekli vatandaş kalan 1.400 TL ile elektrik, doğal gaz, su, telefon faturalarını mı yatırsın, ne yapsın? Ki bu aylarda doğal gaz faturası en düşük 2 bin TL dolayında geliyor!

* Emekli vatandaş, kalan 1.400 TL ile mutfağa nasıl bir şey alsın?

* Emekli vatandaş, kalan 1.400 TL ile torunlarına nasıl harçlık versin?

* Emekli vatandaş, kalan 1.400 TL ile hastaneye nasıl gitsin? İlaç nasıl alsın?

* Emekli vatandaş, kalan 1.400 TL ile banyo mu yapsın? Temizlik için sabun nasıl alsın?

* Emekli vatandaş, 20 bin TL maaşı ile nasıl geçinsin?

***

Soruların cevabını bilen varsa lütfen yazsın...

DİJİTAL DÜNYA, KÜLTÜR HAYATIMIZI ETKİLİYOR MU?

Son yıllarda teknolojinin, dijitalleşmenin geldiği yer itibarı ile kültür, edebiyat, düşünce dünyamızda beklenmedik gelişmeler yaşanıyor;

Dergiler, gazeteler kapanıyor, kitap dünyasının geleceği belirsiz. Basılı gazeteler zor günlerden geçiyor. Yerel gazetelerin birçoğu çoktan kepenk indirdiler!

Peki, yapay zekâ, ChatGPT vd. gibi teknolojinin geldiği yeri hesaba kattığımızda, “ileri teknoloji”nin kültür hayatımızda nasıl bir yeri var? Kaybettiklerimiz var mı?

Millî Gazete'de yayımlanan son Pazar Sohbeti röportajında bu soru, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan'a soruldu. Arıcan'ın cevabı şu oldu;

* "Güzel bir soru, teşekkür ederim. Aslında bugün insanlık olarak “dijital bir ontoloji”nin eşiğindeyiz. Teknoloji artık sadece hayatımızı kolaylaştıran bir araç değil; düşünme biçimimizi, dilimizi ve en nihayetinde kültürümüzü yeniden inşa eden bir “kurucu özne” haline geldi. TYB olarak bizim her zaman vurguladığımız bir gerçek var: Kültür, insanın kalbiyle ve zihniyle ürettiği canlı bir organizmadır. Bugün ileri teknolojinin kültür hayatımızdaki konumuna dair birkaç temel noktayı tespit etmemiz gerekiyor."

* "İleri teknoloji, bilgiye erişimi muazzam bir hıza ulaştırdı. Ancak bu hız, beraberinde bir “yüzeyselleşme” tehlikesini getirdi. Kültür; demlenmeyi, durup düşünmeyi ve derinleşmeyi gerektirir. Yapay zekâ bize saniyeler içinde binlerce sayfalık veriyi özetleyebilir; ama o verinin içindeki “hikmeti”, “irfanı” ve “duyguyu” süzüp bize veremez. Kültür hayatımızda teknoloji şu an bir “kolaylaştırıcı” gibi görünse de, eğer dikkat etmezsek zihni tembelleştiren bir “ikame aracı” haline gelebilir."

* "Elbette kaybettiklerimiz de var. Mesela, en büyük kaybımız “insanî dokunuş” ve “sahicilik”tir. Bir yazarın kelimeleri seçerken yaşadığı sancı, bir şairin mısrasına yüklediği o şahsî ıstırap, yapay zekânın matematiksel hesaplamalarında yoktur. Biz teknolojiye karşı değiliz; ancak teknolojinin “insansız bir kültür” inşa etmesine karşı durmalıyız. ChatGPT gibi araçlar birer “asistan” olabilir ama asla bir “mütefekkir” olamazlar. Kültür hayatımızda ileri teknolojinin konumu; kadim değerlerimizi geleceğe taşımak için bir köprü olmak zorundadır."

---