Milli Gazete’de yazmak…

Abone Ol

Kişiliğin, konumun, gücün, fikrin, duruşun paraya çevrildiği, menfaate göre ayarlandığı bir dönemde, milli olmak, milli kalmak… Ülkenin ortalama inanç ve hasletlerini bünyesinde barındırmak başlı başına bir gurur vesilesidir.

Hiçbir yere yaslanmadan yaşamak… Birilerinin uşağı olmadan yola devam etmek. Allah’tan gayrı kimseden medet ummadan planlama yapmak her kesin harcı değildir.

Bulunduğunuz coğrafyayı vatan bilmenin, vatan yapmanın şuuruyla hareket ederken, ümmeti, milleti öne çıkaran tavırlar geliştirmeniz, belki kısa vadede size bir şey sağlamaz… Lakin ahiret bohçasını unutanlar, hep ziyandadır, hep zarardadır.

Bu gerçeği görerek yaşayanlar, hürriyet sahibidirler.

Milli Gazete’de yazan birisi olarak, isimlerimiz farklı olabilir, meşrebimiz, huyumuz, suyumuz farklı olabilir, lakin Allah’a kul olmada… İlayı kelimettullah davasında biriz… Aynıyız.

Mazlumlar adalet adalet diye inlerken, bir olmak, beraber olmak zamanıdır.

Milli Gazete’de yazmak, elbet, bu toprakların farkına varmaktır, dış taarruzlara karşı kıyam etmektir, farklılığı yüce Allahın ayeti bilmektir.

Milli Gazete’de yazmak, mazlumların, ezginlerin, sömürülmüş ve zayıf düşürülmüşlerin tercümanı olmaktır... Onların sesi soluğu olmaktır.

Milli Gazete’de bulunmak, bu toprakları sevmektir, bu ülkeyi sevmektir, insanları sevmektir, her şeyden önce, allahı sevmek, sadece onun huzurunda eğilmeyi şiar edinmektir.

Adaleti öne çıkarmaktır.

Anadolu olmaktır… İnsan olabilmektir.

Dil, coğrafya, ırk, renk… Zengin fakir ayırımı yapmadan, insanları insan kabul etmektir. 

Bağımsızlığı, bağımsız yaşamayı ilke edinmektir.

Duvara, ağaca, insana yaslanmadan… Sadece ve sadece Allah’a yaslanarak hayatı yaşamaktır.

45. yılını kutluyor Milli Gazete. Ben yeni yazmaya başladım. Gazete’yi, gazetenin fikriyatını, duruşunu zenginleştirerek devam ettiren, emek veren herkese… Bilhassa, gazetenin mutfağında çalışan isimsiz kahramanlara şükranlarımı sunuyorum.

Mevsimlik, moda fikirlere kapılmadan, inandığı değerler uğruna yoluna devam eden… Yıkılmayı, ara dönemleri Allah’ın ikazı kabul eden anlayışla yola devam eden herkese gönül dolusu teşekkürler.

Kimi gazetelerde yazma imkânı vardı.

Kendime en uygun ve inancımın mümessili gördüğüm gazetede yazmayı seçtim.

Bahtiyarım.

Umut ederim ki, yazmak ibadettir düşüncesiyle, söylediklerimden, çizdiklerimden insanlar az da olsa faydalınırlarsa… Rahmete, adalete katkım olursa… Daha adaletli bir dünyanın kurulmasına bir dirhem su taşıyabilirsem, kendimi mutlu sayarım.

Allah’a kullukta vazifemi yapmış olurum.

Bağımsızlığın gazetecilikteki temsilcisi, Milli Gazete’nin yaşatılması için çaba gösteren herkese saygılarımı sunuyorum.

Dünya durdukça, iyilik hareketleri hep Varolsun... Dileğim budur.