Hafta sonu Ankara, tarihi günlerinden birini daha yaşadı.
Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisinin öncülüğünde kurulan Milli İttifak,
muhteşem bir organizasyonla aday tanıtımı gerçekleştirdi.
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki; özlemle beklenen bu
ittifak ülkemizde gerçekten büyük coşkuya neden olmuştu ki bu heyecan, Ankara
Arena da bizzat yaşandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren saatlerce süren
programda tempo hiç düşmedi.
Şölene neredeyse saatler kala yapılan sabotaj girişimleri
ve provokasyonlar etkili olmadı.
Duygulu anların yaşandığı şölende, organizasyon tek kelimeyle
mükemmeldi. Eleştiri gözüyle bakanların bile eleştirecek nokta bulamayacağı
ölçüde planlı ve her şey yerli yerince organize edilmişti. Salon girişinden
itibaren oturma düzeni, bayraklar, viniller, pankartlar vs. başlı başlına bir
incelikle hazırlanmıştı.
Organizasyona dışardan bakan birinin, iki ayrı partinin
tek çatı altında toplandığını anlayamayacağı kadar profesyonellikte idi.
Gerçi baştan beri işler hep böyle yürüyordu ya. Sorumlu
ve aday olduğum ilden biliyorum ki, iki partinin yöneticileri olarak dört kişi,
bir masada toplanıp aday listelerinin sıralama işini bir saatte çözmüştük. Tek
partinin bile hayli zorlanacağı iş, kolayına çözülmüştü.
Aday şöleninde sanatçı seçimi de hayli dengeli olmuştu.
Ekrana yansıyan canlı klip coşkuyu zirveye taşıdı.
Şölen sonrası, genel başkanların kararlılığı, motive
edici konuşmaları, adaylara verilen kişisel gelişim semineri ve çeşitli
alanlara ilişkin sunumlarla tam donanımlı hale geldi.
***
Milli İttifak ismi de bana hayli ilginç gelir. En fazla
milli olmaya muhtaç olunduğu bir zaman diliminde bu ismin tespitinin ilahi bir
tevafuk olduğunu düşünürüm. Millete ve değerlerine bağlılık anlamında kapsayıcı
ve kuşatıcı maneviyat dolu bir kelime
İbrahim Milletine bağlı Milli Milli düşünce, Milli Ruh,
Milli Kök, nasıl yorumlamak isterseniz.
Milli İttifak dışardan beklenen sinerji kadar iç
sinerjiye de sebep oldu. Uzun yıllardır kenarda köşede bekleyen pas tutmaya yüz
tutmuş, pes etmiş umutsuz ve küskün nicelerini tekrar devreye aldı.
Ayrıca kaç dönemdir aldığı sonuca dünya gözüyle bakıp
yorulma eğilimindeki yorgun savaşçılara can verdi.
Bu büyük coşkuyu basın nasıl gördü derseniz, milletin vergileriyle ayakta duran, millet
düşmanı yayın organı tiynetine uygun iş yaptı. Kurumlar arasında millete bu kadar düşman başka bir kurum var mıdır
bilmiyorum. Bire bir görüşme imkânım olsa başındakilere, Ey onur mahrumu
yöneticiler, tarih sizi affetmeyecek. Dalkavukluk mesleğinde bile görev tanımı
ve sınırları bellidir. Sizinki daha farklı bir meslek! demeyi isterdim.
Bu seçimler gerçekten heyecanlı geçecek. İki siyasi parti
uzun yıllar aradan sonra ilk defa aynı çatı altında seçime giriyor. Bu
işbirliği kolay şey değil; umarım bu başarının sandığa büyük yansıması
olacaktır.
Görev milletimize düşmektedir.