Milletvekilini bacağından kim ısırdı?

Abone Ol

Anayasa değişikliği teklifinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda “yakışmayan”, “şık olmayan” görüntüler vardı. O gece Meclis’te neler yaşandı, neler; 

* Saksılar, sandalyeler havada uçuştu! 

* Kürsü kırıldı! 

* Bazı milletvekilleri yaralandı!

* CHP’li Fatma Kaplan Hürriyet, “Boğazım kıpkırmızı, fiziki şiddete maruz kaldım!” dedi. 

* AK Parti Milletvekili Fatih Şahin’in burnu kırıldı, ameliyat oldu!

* Milletvekilleri birbirinin üzerine yürüdü. 

* CHP’li vekil Fatma Kaplan Hürriyet, açık oy kullanan vekilleri cep telefonuyla görüntülemeye çalışınca tepki gördü! 

* AK Parti milletvekilleri ile CHP milletvekilleri arasında itişmeler yaşandı, yumruklaşmaya varan tartışma çıktı.

* Burası son derece ilginç; bazı vekillerin telefonu gasp edildi! 

* Kavgalar sırasında AK Partili Muhammet Balta yaralandı! AK Partili Şamil Tayyar, Balta’nın bacağından ısırıldığını iddia etti! Tayyar, “Bir şerefsiz, Trabzon Milletvekilimiz Muhammet Balta’yı ayağından ısırdı. Bunu da gördük” diye tweet attı! 

* CHP’liler kürsüyü işgal etti! 

* CHP Milletvekili Özgür Özel, “Gecenin 3’ünde Meclis’in yetkilerini Saray’a devredenlere karşı milletin kürsüsünü savunduk, AKP kürsüyü söküp Saray’a götürmeye kalktı.” diye tweet attı.

***

TBMM Genel Kurulu maalesef kavgaları ile ünlü!

Benim merak ettiğim ise şu; Tayyar’ın iddia ettiği, Muhammet Balta’nın bacağını hangi milletvekili ya da kim ısırdı!

BAHÇELİ, ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERDİ

Anayasa değişikliği teklifinin görüşmeleri sırasında bence en “karakteristik” açıklama MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi. Şunları söyledi Devlet Bey:  

“Bu anayasa değişikliğinin Meclis’te referandum yolu açık olarak kabul edileceği görülüyor. Görüşmelerde özellikle gerilim stratejisi izleniyor. Böyle devam etmemesi lazım. Meclis’teki gerilim referandum sürecinde Türkiye geneline yayılabilir. Kabul ve ret lotosu oynanıyor. MHP’ye yapılan haksızlık, doğru bulmuyorum. MHP çatlıyor gibi ifadeler kullanılıyor, bunları kabul etmiyorum. Oylamada ani iniş çıkış beklemiyorum. Dönüş beklemiyorum artış olabilir. Fireyi mercekle aramak lazım. Anayasa Meclis’ten geçmezse parlamento yenilenmeli. Meclis çalışamaz hale gelir.”

Bahçeli, “Fireyi mercekle aramak lazım.” diyerek asla ve kat’a oylamalarda fire istemediğini güçlü bir şekilde dile getirdi.  

Bahçeli’nin bir cümlesi çok ama çok çarpıcı; “Anayasa Meclis’ten geçmezse parlamento yenilenmeli.” Bu cümleyle MHP Genel Başkanı, “hayır”cı MHP’li milletvekillerine aba altından sopa göstererek, “Seçim olursa listeye bir daha giremezsiniz…” mi demek istedi, acaba?

***

Bahçeli’nin kuliste bir açıklamasına da yer vermek istiyorum. MHP Genel Başkanı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün de rahatsızlığı nedeniyle tutuksuz yargılanması gerektiğini dile getirdi.  Bunun da “sıra dışı” bir açıklama olarak kayıtlara geçmesi lazım…

MESAJ PANOSU

Gündem sıcakken AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu Bey’in söyledikleri yenilir yutulur cinsten değildir. Zira bizi daha çok yaralamıştır. Çünkü Mustafa Bey, 2014 yılına kadar İGMG (İslam Toplumu Millî Görüş) başkan yardımcılığı yapmıştır.

İçimizden yetişen birinin Cumhuriyet Gazetesi’nin söyledikleri gibi Milli Görüş’e ve Milli Gazete’ye savurması daha büyük hezeyandır! 

Ben ilgili şahsa sesimi duyuramadım. Kafayı kuma gömmüş vaziyette! 

Önce her türlü iftirayı atıyorlar, sonra da tepki gösterince “Milli Görüşçüler bizi linç ediyor!” diyorlar. 

Cumhuriyet Gazetesi’nin ve Mustafa Yeneroğlu’nun, Milli Gazete’nin manşetiyle ilgili haberlerini okursanız daha çok fikir verecektir!

Biz kavga edelim istemiyoruz, üsluba dikkat ederiz. Lakin, Milli Görüş teşkilatından yetişen birinin nasihatle, güzellikle uyarılması ve ikaz edilmesi vazifedir. Saygılar… (Nurullah ÖZKUL-Öğ-Der Ankara Şube Başkanı)

NE DERGİLER VARDI HABERDEN İÇERU!

Doğan Dergi Grubu, geçtiğimiz hafta 30 yıllık bir geçmişe sahip olan Tempo Dergisi’ni kapatma kararı aldı.

Hatırlar mısınız bilmem; bir zamanlar NOKTA dergisi vardı, haftalık haber dergisi. 1980’li yıllarda haftalık 150 bin tirajı vardı. Muazzam bir rakam bu. Ses getiren haberlere imza atardı. NOKTA, el değiştire değiştire eridi gitti…

“Okumanın da artık bir anlamı kalmadı!” desem okura haksızlık olur. 

Mesela, bir zamanlar bizim mahallede “İzlenim” vardı, “Yörünge” vardı… Bir “Cuma” dergisi vardı…  Şu aralar bizim mahallede şiddetle iyi bir haftalık haber dergisine ihtiyaç var, bence…

GÜZEL ŞEYLER DE OLUYOR…

Yatırım ve üretim Türkiye’nin en önemli meselelerinden…

Şeker fabrikalarının özelleştirilmemesinde ve de dolayısıyla kapılarına kilit vurulmamasında, bacalarının tütmesinde Milli Gazete yayınlarının katkısı çok büyük. Bunu kimse inkâr edemez. 

Şimdi bunun devamı olarak güzel, olumlu haberler de geliyor. 

Şeker fabrikalarında ekonomik ömrünü tamamlayan üniteler gibi diğer birimler de peyderpey yenilenerek verimli bir şekilde üretime devam etmeye başladı… 

Örneğin, Erzincan Şeker Fabrikası… Bana ulaşan bilgiler şöyle: 

* Yıllardır Erzincan’ın en büyük kamu yatırımı olan şeker fabrikası günümüz şartlarına uygun makine ve teçhizatla yenileniyor.

* Başbakan Binali Yıldırım’ın talimatı ile Erzincan Şeker Fabrikası’nda büyük bir revizyona gidiliyor.

* 10 milyon TL harcanarak üç adet yeni buhar kazanı yapılacak ve doğalgaz ile çalışır duruma dönüşümleri gerçekleştirilecek.

* 2 adet 26 bin ton kapasiteli beton yüzdürmeli silo 3,5 milyon TL’ye mal olacak.

* Günün şartlarına uygun yeni pancar yıkama ünitesi 2.8 milyon liraya mal olacak.

* Rafineri kısmına karıştırıcılı vakum konulmak suretiyle 3.5 saatlik pişirim süresi 2 saate düşecek.  Böylece % 40 oranında hem enerji tasarrufu sağlanacak hem üretilen şeker kalitesi yükselecek. 

* Bütün bu yatırımların toplam maliyeti 17 milyon TL’yi bulacak. Bu sayede günlük 1.800 tonluk kapasite 2.000 tona çıkarılacak.  

* Fabrikanın verimi artacağından daha çok şeker pancarı üreticisi bunlardan faydalanacak. 

* Ekonomik ömrünü tamamlayan diğer birimler de peyderpey yenilenerek verimli bir şekilde üretime devam edecek.

***

“Yahu ne yapılırsa yapılsın hep olumsuz yazıyorsunuz…” diyenlere seslenmek istiyorum; güzel, kalıcı, Türkiye’nin önünü açacak gelişmeler olduğunda bunları da buradan seve seve duyuruyorum… Yukardaki gelişmelerin Türkiye çapında başta Şeker Fabrikaları olmak üzere tüm üretim sahalarında hayata geçirilmesi en büyük temennim ve arzum… 

Başka ne diyeyim!