Milletvekili Aday Listeleri Üzerine…

Abone Ol

* Yazıyı teslim ettiğimiz saatlerde milletvekili kesin aday listeleri Yüksek Seçim Kurulu’na ( YSK) henüz teslim edilmemişti. Milletvekili listeleri neyi gösteriyor? Kim nereden aday gösterildi? Perde arkaları… Milletvekili adaylarının seçilme şansları nelerdir? Sürpriz isimler… Bu hususları gelecek yazıda analiz edelim, zikredelim inşallah...

* Bu konuyla alakalı sorulması gereken önemli bir soru şudur; “Milletvekili aday listeleri cumhurbaşkanlığı seçimini etkiler mi, etkilemez mi?” Bunu da elbette ayrıca irdelemek gerektiğini düşünüyorum.

* BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’den yansıyan, “Cumhur İttifakı ortak listeyle girseydi %47-48 oyla, meclisin %55-60'ını alabilirdik. Ama MHP kendi listesini verdi” cümlesi esasen bir rahatsızlığın ifadesi. MHP’nin erkenden listesini YSK’ya teslim etmesi da bu manada değerlendirilmesi gereken bir husus. Bilindiği gibi, yeni seçim sistemine göre, daha fazla milletvekili çıkarmak için seçim bölgelerinde en fazla oyu blok olarak çıkarmak önemli.

* Cumhur İttifakı’na destek veren DSP’nin örgütünden itirazlar yükseliyor. Biliyorsunuz, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'i listesine almayan AK Parti, DSP'ye ‘evet’ dedi. DSP Trabzon il örgütü, DSP lideri Önder Aksakal'ın, AKP Genel Başkanı Erdoğan'ı destekleyeceklerine dair açıklamasına tepki gösterdi. DSP Trabzon İl Başkanı Hadiye Solmaz, “Ecevit'in mirasına ihanet ediyorlar!” dedi. Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması yapan DSP’lileri, özellikle eski Bakanları da burada anmak gerekir; Hikmet Sami Türk, İstemihan Talay, Metin Bostancıoğlu, Necdet Tekin, Ziya Aktaş gibi…

BİR SORU!

* Milli Görüş 20 yıl iktidarda olsaydı nasıl bir Türkiye tablosu olurdu? Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızın ekonomide… Siyasette… Dış politikada… Kültürde… Eğitimde… Ahlak ve maneviyatta… Üretimde… İstihdamda ortaya koyduğu umdeler 20 yıl boyunca uygulanabilseydi nasıl bir ülkemiz olurdu? Bilmem bu soru üzerinde düşündünüz mü hiç?

YOKSULLUK SINIRI 30 BİN TL’Yİ GEÇTİ!

* Son istatistik verilerine göre açlık sınırının 10 bin lirayı ve yoksulluk sınırının ise 30 bin lirayı geçtiğini, 8 bin 500 lira olan asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, gerçek yaşamdaki enflasyonun yüzde 100'leri aşmış durumda olduğunu…

* 16 milyon emeklinin yüzde 87’sinin aylık 7 bin 500 lira maaş aldığını, bu maaşla insanca yaşamanın sürdürülmesinin mümkün olmadığını, AK PARTİ iktidarının bu gerçek durumu görmezlikten geldiğini, biliyor musunuz?

SİYASETTE 3 KAVRAM!

 * Papatya çayı: Mide-bağırsak sistemi spazmları, gaz, hazımsızlık, şişkinlik sıkıntılarında etkilidir. İltihap giderici, alerji oluşumunu önleyici, mikropların gelişimini engelleyici ve yara iyileştirici etkiye sahiptir. Bazı siyasiler bazı siyasilere Papatya çayını öneriyor.

 * Rezene çayı: C vitamini bakımından zengin olan rezene çayı, cilt dokusunu yeniler ve kolajen yapının oluşmasını sağlayarak cildi canlandırır. Vitamin ve mineral bakımından zengin olduğundan olası enfeksiyonlara karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olarak vücudu korur. Rezene çayının bilinen bir zayıflama etkisi yoktur. Bazı siyasiler de bazı siyasilere Rezene çayı içmeyi teklif ediyor.

 İş bu önerileri dikkate alan bu satırların yazarı her iki çayı ilk fırsatta deneyip izlenimlerini siz değerli okurlara aktaracaktır. Lütfen bekleyiniz!

 * Fermuar: Elbette bildiğimiz, kullandığımız fermuar değil! Şu; Türkiye genelinde değil de bazı seçim bölgelerinde iki partinin aynı listeden seçime girmesi. O seçim bölgesinde kim güçlüyse ilk sıradan güçlü partinin adayı, ikinci sırada daha az güçlü partinin adayının yer alması. Böylece hedef, o seçim bölgesinde 1. parti olmak ve daha fazla milletvekili çıkarmak.

 Mesela, Millet İttifakı yaklaşık 12 ilde fermuar sistemini uygulayacak ve İYİ Parti ile CHP adaylarına aynı listelerde yer verecek, gelen haberlere göre. Fermuar sistemi uygulanarak tek liste kullanma konusunda kesin olarak anlaşmaya varılan iller şöyle dile getiriliyor;  Adıyaman, Aksaray, Bartın, Bayburt, Düzce, Çorum, Erzincan, Gümüşhane, Malatya, Rize, Van ve Yozgat. Diğer ittifakların da benzer uygulamaya gittikleri sır değil!

İSRAİL’İ “TERÖRİSTLER” KURDU!

“...Osmanlı Devleti yıkıldı, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Yahudiler nezdinde Türkiye Cumhuriyeti’nin yeri ayrıdır, hatta Moiz Kohen gibi bazıları Türkiye varken bir İsrail devletine lüzum olmadığı görüşündedir.

Elbette Türkiye’nin emperyalizmin istediği rolü Orta Doğu’da oynaması mümkün değildi. Bu yüzden İsrail devletinin yolu açıldı ve onu ilk tanıyanlardan biri Türkiye Cumhuriyeti oldu!

Türkiye Cumhuriyeti’nin İsrail’i tanıması bilhassa mühimdi. Çünkü Osmanlı bakiyesi bir devlet olarak her ne kadar Osmanlı’nın bütün haklarından vazgeçse bile, onun tasvibi bir meşruiyet hissi uyandırıyordu.

Yahudileri bir de devlet sahibi olduktan sonra görmeliydiniz: Bu devletin gizli anayasasında ilk madde “zulüm”dü!

İsrail’i bugünkü ifadesiyle “teröristler” kurdu. İlk İsrail devleti yöneticileri terör hareketleri yönetmiş eli kanlı zalimlerdi. Binlerce masum Müslüman, bu devletin silahlı güçleri ve hatta silahlı vatandaşları tarafından katledildi.

Yeryüzünde bu kadar uzun süren zulüm görülmemiştir! Devlet öncesi dönem de dikkate alınırsa Filistin’de yüz yıllık kesintisiz bir Siyonist zulmü vardır...” (D. Mehmet Doğan, tyb.org.tr)

ORUÇ NİMETİ

Nimetlerin en başında

Susamlı pide tadında

İmanın lezzetini

Tattırır insana oruç.

***

Tadamayanlar bu lezzeti

Nereden bulacak izzeti

Ve nasıl o ebedi,

Cennet olacak sonuç?

(Abdullah Kara)