Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, 42 yıldır anti-demokratik uygulamalara muhatap kaldıklarını belirterek, "Biz millet egemenliğine gölge düşüren bütün vesayet sistemlerine karşıyız" dedi.
42 yıldır anti-demokratik uygulamalara muhatap kaldıklarının altını çizen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, millet egemenliğini yok sayan tüm vesayet sistemlerine karşı olduklarını belirtti.
Ülke olarak tarihi bir süreç yaşandığını ifade eden Kamalak, "İçeride artan terör belası, dışarıda ise Suriye ve Libya başta olmak üzere komşu ülkelerde yaşanan iç karışıklıklar tarihi bir kırılma noktasına doğru gittiğimizi göstermektedir" dedi.
Türkiye‘yi zaaf içerisinde gösterecek tavırlardan kaçınılması gerektiğine değinen Kamalak, "Ülkemiz ve bölgemiz tarihi bir dönemeçten geçmektedir. Bu süreçte Türkiye‘nin yeni krizlere, gerginliklere değil tüm kurum ve kuruluşları arasında uyum, eşgüdüm, birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Hiç kimse Türkiye‘yi zaaf içinde gösterecek bir tavır içine girmemelidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye‘nin demokratikleşmesinin en çok kendilerini mutlu edeceğini ifade eden Kamalak; "Biz millet egemenliğine gölge düşüren bütün vesayet sistemlerine karşıyız. Dileriz ki, Genel kurmay Başkanımız Işık Koşaner ve üç kuvvet komutanının emekliliklerini istemesiyle başlayan tartışma, Türkiye‘nin normalleşmesinin ve demokratikleşmesinin bir miladı olur. Ancak ülkemiz hem içeride hem de dışarıda tarihi bir dönemeçten geçmektedir. İçeride artan terör belası, dışarıda ise Suriye ve Libya başta olmak üzere komşu ülkelerde yaşanan iç karışıklıklar tarihi bir kırılma noktasına doğru gittiğimizi göstermektedir. Bunun yanın sıra emperyalist zihniyetlerin ülkemiz ve bölgemiz üzerindeki karanlık emellerinden hiçbir zaman vazgeçmediği ve bu hedeflerini gerçekleştirmek için her türlü fırsatı değerlendirmeye çalıştığı bütün milletimizin malumudur. Büyük Ortadoğu Projesi bu karanlık hedeflerin en belirgin ve en müşahhas örneğidir. İslam coğrafyasının böylesine tarihi bir süreçten geçtiği bir dönemde ülkemizin yeni krizlere ve gerginliklere değil tüm kurum ve kuruluşlarıyla uyum ve birlik görüntüsüne ihtiyacı vardır" diye konuştu.
Ülkemizi yarınlara taşıma gayretinde olmalıyız
Devletin kurumları arasında ayrılıklar olduğu iddialarının ülkeyi zayıf gösterebileceğini vurgulayan Kamalak, "Siyasetçisinden askerine, bürokrasisinden işadamına herkes Türkiye‘yi aydınlık yarınlara taşımanın samimi gayreti içinde olmalıdır" dedi.
Kamalak; "Endişemiz odur ki devletimizin en stratejik ve hassas kurumları arasında derin ayrılıklar varmış görüntüsü dış güçlerin iştahını kabartmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bu nedenle siyasetçisinden askerine, bürokrasisinden işadamına herkes Türkiye‘yi aydınlık yarınlara taşımanın samimi gayreti içinde olmalıdır. Bu çerçevede komutanlarımızın emeklilik talebi elbette kanuni bir haktır. Nihayetinde kendileri devletin birer görevlisidir ve istedikleri zaman emekliliklerini talep edebilirler. Ancak bu talebin zamanlaması ve tarzı dikkat çekici olmuştur. Türkiye‘yi gereksiz bir tartışmanın içine sürüklemiştir. Türkiye bu tartışmaları bir an evvel geride bırakmalıdır. Unutulmamalıdır ki ordumuz milletimizin gözbebeğidir. Mehmetçiği yıpratmamak hepimizin görevi, hassasiyetidir. Bu konuda en hassas ve en özenli davranması gereken de ordu içerisindeki sorumluluk sahipleri olmalıdır.
Bu vesile sorumlu muhalefet anlayışımız gereği bir kez daha çağrıda bulunuyor ve ülkemizin bütün kurumlarını yaşadığımız bu olağanüstü sürecin şuur ve sorumluluğu içinde davranmaya davet ediyoruz. Devletin etkili ve yetkili bütün organları Türkiye‘yi zafiyet içindeymiş gibi gösterecek üslup, tavır ve davranışlardan kaçınmalıdır. Bu sürecin milletimizin, ülkemizin ve İslam aleminin hayrına vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.





