Millet “Damada” Emanet

Abone Ol

Milletin %52’si güvendi ve devleti teslim etti. O ise kimseye güvenmedi sadece bir damada güvendi. Fakir fukaranın geleceğini damada teslim etti. Bizim Anadolu’da genelde damat sevilir hatta el üstünde tutulur. Ama ne kadar güvenilir? İşte orası soru işareti... Hele de devlet ricalinde olursa...

Son yaşanan olaylara bakıldığında damat, pek de güvenilir değilmiş demek ki… Sebebine gelince bir zamanlar dost, müttefik, stratejik ortak saydığımız ABD’nin ekonomi şirketi McKinsey ile yapmış olduğu anlaşmayı kayınpeder bozmuş görünüyor. Bugüne kadar “aldatılık, aldandık” serzenişlerini çok duyduk, dinledik. Yani bizi kimler aldatmadı ki? Obama aldattı. Trump aldattı. Esad aldattı. FETÖ aldattı. Avrupa Birliği aldattı. Barzani aldattı. Ve daha niceleri... Ya bunların aldatmaları insanın çok da zoruna gitmez. Ama ya damada ne demeli? İşte bize göre vahim olan da bu. Ya insan daha kime güvenecek? Her seferinde güvendiğimiz dağlara kar yağıyor. Yoksa bu kader-i ilahi midir? Geçmişte size de birileri güvenmişti de, siz de o güveni boşa çıkarmış olmayasınız. Yani biz öyle biliyoruz da belki de burada damada güvenmemezlik yoktur. Söz konusu anlaşma iptal edilmiş falan değil. Sayın Cumhurbaşkanı da böyle bir cümle kurmadı zaten. Sadece bakanların söz konusu şirketle çalışmayacağını söyledi. Yani bakanların çalışmasına gerek yok ki. Yürütmenin başı olarak kendileri bakanlar adına da görüşüp işini yürütebilir. Bize göre, kamuoyu baskısından kurtulmak için yapılmış bir manevra ve gündem değiştirmeden başka bir şey değil. Toplumun nabzını iyi tutan ve siyaseti iyi bilen biri; elektriğe ve gaza başta olmak üzere zaruri ihtiyaçlara, yoksulun, garibanın en çok muhtaç olduğu ekmeğe bile rekor düzeyde zamların gelmesinden sonra gündem değiştirmesi şaşırmadığımız bir durumdur. Dar gelirlilerin başta olmak üzere toplumun infialine yol açacak bu karanlık tabloyu toz pembe gösterme becerisine de sahiptir. Mahalli seçimler yaklaşırken siyasetteki ustalık eserlerini de göstermek isteyecektir.

Her seferinde iktidar kazanıyor. Kazanıyor kazanmasına da millet kaybediyor. Hem maddi hem de manevi... Peki de bu nereye kadar? Gemi su alıyor. İlle de yolcuların boğulması mı gerekiyor? Bu narkozlanmış toplumu kim, nasıl uyandıracak? Akl-ı selim insanlar bir düşünsünler. İsrafın, yolsuzluğun, şuursuzluğun kıskacından bu millet nasıl kurtulacak? Milli Görüş’ün efsane belediyeciliği ve adil düzen anlayışı ne zaman gelecek? 16 yıldır iktidara güç ve destek verenler, bu sonu gelmeyen aldanmaların getirdiği ekonomik kriz, yoksulu silindir gibi ezerken bu vebalden nasıl kurtulacak?

Kurt dumanlı havayı sever. Dövizin durmadan yükselmesi, düşmesi bazı uyanık çevrelerin işine gelmiş olacak ki milyonerlerin sayısı bir hayli artmış. Yani bulanık suda balık avlayanlar işini biliyor, köşeyi dönüyor. Olan yine garibana ve sade vatandaşa oluyor. Yoksulluk ve açlık sınırı da giderek büyüyor. Zenginlerle fakirler arasındaki uçurum alabildiğine genişliyor, zamlar yağmur gibi yağıyor. Yağmur gibi yağan zam, millete çektiriyor gam. Dar gelirli tepeden tırnağa ıslanmış, bir şemsiye tutan yok. Her kötü gidişatın dış güçlerin oyunu diyerek kendi hatalarını görmeden vebalden kurulacaklarını zannetmesinler. “Kenar-ı Dicle’de kurt kapsa bir koyunu / Gelir de adl-i ilahi Ömer’den sorar onu” diyen bir samimi anlayışın, inancın mensupları olarak vebalden kolayca kurtulunmayacağını sorumlu insanların hiç unutmamak kaydıyla beyinlerine kazması gerekirken hatayı, sorumluluğu başka unsurlarda arayarak kurtulamaz. Vesselam.