Memur-Sen tarafından düzenlenen Uluslararası Anayasa Kongresi, TBMM Başkanı Cemil Çiçek‘in de katılımıyla yapıldı. Açılışta Başkan Çiçek, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Yeni Anayasa Araştırması‘nın Koordinatörü Doç. Dr. Osman Can birer konuşma yaptı.
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, bütün siyasi partilerin 12 Haziran‘da gerçekleştirilen milletvekili genel seçimlerine ilk vaad olarak yeni anayasayı aldıklarını, böylece ‘Yeni Anayasa‘ya giden koridorun kapısının, bir daha kapatılamayacak şekilde bizzat millet tarafından açıldığını söyledi.
Memur-Sen tarafından düzenlenen Uluslararası Anayasa Kongresi, TOBB Genel Merkezi‘nde TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve siyasi partilerin genel başkan ve temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Kongreye Saadet Partisi‘nden Genel Başkan Yardımcıları Lütfi Yalman ve Yaşar Canbay, GİK Üyesi Mehmet Karaman katıldı.
Çiçek: Yeni Anayasa yapmanın tam zamanı
Kongrenin açılışında konuşan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni Anayasa yapmanın tam vakti olduğunu söyledi. Orta Doğu ve Afrika ülkelerine de Türkiye‘nin Anayasa yapma konusunda örnek olması gerektiğini söyleyen Çiçek, yeni Anayasa yapacak olan Mısır‘a da Türkiye‘nin 1982 anayasasını tercüme edip almamalarını önerdi.
Yeni Anayasa yapma ihtiyacının yıllardır konuşulduğunu belirten Çiçek, ancak sonra yeniden başa dönüldüğünü ifade etti. Son bir defa bu sorunun konuşulup artık Anayasa yapılması gerektiğini söyleyen Çiçek, "Çok partili hayata geçtiğimiz yıldan bu tarafa 61 yılın 30 yılında bu anayasayı konuştuk. Her parti burada söylenen söylenmeyen iddialarda bulundu. Herkes şikayet ediyor herkes yeni bir anayasa diyor ama buna rağnen yeni anayasa yapamıyoruz." diye konuştu.
Gündoğdu: Yeni Anayasa talebine bilimsel destek sunuyoruz
Yeni anayasa sürecinde en büyük eksikliğin milletin "Yeni Anayasa"ya dair taleplerine ve beklentilerine dair bilimsel verilerle desteklenmiş bir çalışmanın olmadığını hatırlatarak, "Biz Memur-Sen olarak, bu eksikliği giderecek bir çalışma yapmaya karar verdik. "Sahadan Yeni Anayasaya (Algı, Beklenti ve Talepler) Araştırması" başlıklı kapsamlı çalışmamızı başlattık" şeklinde konuştu.
Memur-Sen‘in vesayetin ve vesayetçilerin deşifre edilmesi sürecini hızlandıran "Ortak Akıl Mitingleri"yle darbe savarlığını ortaya koyduğunu ifade eden Gündoğdu, "Özgür Birey, Sivil Toplum, Demokratik Devlet başlıklı Yeni Anayasa Raporu‘yla, ‘Yeni Anayasa‘ istiyoruz dedik. Yeni Anayasa için, ‘yeni vizyon‘, ‘yenilenmiş demokrasi algısı‘ ve ‘reddedilemez nitelikte toplumsal irade‘ oluşturulması gerektiği kararıyla, 2010 yılının hemen başında "Uluslararası Demokrasi Kongresi"ni gerçekleştirdik. Böylece, demokratikleşme, sivilleşme ve özgürleşme rüzgarlarının ülkemiz ve milletimiz için daha hızlı esmesine katkı sağlama mücadelemize, yeni bir halka ekledik. 100 yıllık derin anayasa ve onun tasarladığı derin devlet tarafından hem "egemenliği kullanması" hem de "birey ve özne olması" engellenen mümtaz milletimizin, "egemenlik benimdir" meydan okumasına zemin hazırladık" dedi.
Lütfi Yalman: İsteyen Kur‘an üzerine yemin etsin
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman‘ın yaptığı sunum salondan büyük alkış aldı. Yeni anayasa yapılması konusunda toplumda genel bir konsensüs oluşmasının memnuniyet verici olduğunu belirten Yalman, demokratik, adil, özgürlükçü ve hukukun üstünlüğünü esas yeni bir anayasa yapılması gerektiğini söyledi.
Yüzde 99‘u Müslüman olan bir ülkede milletin mukaddesatı ve değerlerinin de yeni anayasa yapımında dikkate alınması gerektiğine işaret eden Yalman, "Milletin inancı, tarihi ve değerleri göz önünde bulundurulmalı. Hatta anayasa komisyonu çalışmalarını yapan komisyona, bir İslam hukukçusu en azından gözlemci olarak katılmalıdır. Bu ülkede hristiyanlar yaşadığı için bir papazın da bulunmasında bizim için sakıncası olmaz" dedi.
Yalman, "Çünkü bugün resmi yerlerde yapılan yeminler, maalesef vicdanlarda baskı oluşturmuyor. İnsanlar, namusum ve şerefim üzerine dedikten sonra kolayca yalancı şahitlik yapabiliyor. Halbuki yemin, vicdanlarda baskı oluşturulmalıdır. Bizim teklifimiz, insanların kutsal saydığı değerler üzerine yemin etmesidir. Yani isteyen Kuran, isteyen İncil, isteyen Tevrat isteyen de bunun dışında neye inanıyorsa o kutsal değerin üzerine yemin etsin" dedi.
Yeni Anayasa yapılırken kurumların yetki ve görev alanlarının sınırlarının net bir şekilde çizilmesi gerektiğine de işaret eden Yalman, "Bundan sonra hiçbir kuruma, bir daha demokrasiye balans ayarı yapma hakkı tanımamalıdır" dedi.
İdam cezasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine de işaret eden Yalman, genelkurmay başkanlığının MSB‘ye bağlanması gerektiğini söyledi. Yalman, "Yeni Anayasa TBMM‘nin gücünü ve elini kuvvetlendirmelidir" ifadesini kullandı.





