Mill Gazete ve tam kırkdört yıl

Abone Ol

Yıllar nasıl da hızlı akıyor. Tam kırk dört yıl.

Gazetenin çıktığı ilk günleri anımsıyorum. Taşrada, zamanın koşullarında,

gazetelerin öğleden sonra gelebildiği o yıllarda bayilere heyecanla koştuğumu

iyi biliyorum. Bize ait bir pınarla buluşmanın heyecanı. Öncesinde çıkan kimi

gazeteleri okumaya mahkûm oluşumuzun ardında kendi gazetemize, sesimize,

pınarımıza erişimizin o ilk günleri. Üstad Necip Fazıl, üstad Sezai Karakoç un

ilk sayfanın birinin sağ diğerinin sol alt köşelerindeki yazılarına koşuşum. Ve

diğer yazarlar. Hemen her satırını kana kana içtiğim o günler.

1973 te açılmış olan bir hikâye yarışmasında mansiyon

alışım ve öykümün gazete sayfasında yer alışının büyük heyecan ve mutluluğu.

Büyükler arasında bir damla da olsa adımızın olması. Bu coşkuyu unutamam. Belki

de hayata atılışımın ilk ve en önemli adımlarından biri. Yalnız başıma olduğum

bir zamanda kendi kendime bu yolla yol buluşum, bilinç edinişim.

O ilk günden beri istikametini asla bozmayan, sağa sola

sapmayan, renk değiştirmeyen, halden hale girmeyen bir gazetedir Millî Gazete.

İktidarların büyüsüne, çıkara, nefsi olana, dalgalara,

hamasi duygulara kendini kaptırmayan Millî Gazete.

Faşizme, sosyalizme, Marksizm e, liberalizme,

kapitalizme, muhafazakârlığa, ırkçılığa, şovenizme kapılmayan, gönül vermeyen

tek gazete. İlk sayısından itibaren ırkçı Siyonist faşizmine dikkat çeken tek

gazete. İlk günkü duruşu, bakışı, yönü asla değişmeyen Millî Gazete.

Millîliği, İslâm milleti, İslâm ümmeti bilincinde. İslâm

davasının samimi savunucusu.

Hiçbir zaman günün moda savruluşlarına kapılmayan tek

gazete. Bakışı neyse o. Ne çıkarcı, ne Ergenekoncu, ne Esetçi, ne Amerikancı,

ne balyozcu, ne İsrailci, ne AB ci, ne Batıcı, ne ocu ne de bucu. Tek derdi

davası, bilinci İslâm milleti, İslâm ümmeti ve İslâm devleti.

Millî Görüş davasının geçen yüzyıldan itibaren siyasal ve

düşünsel öncülerinden muhterem ve merhum Erbakan Hoca yı asla putlaştırmayan,

abartmayan gazetedir Millî Gazete. Bu dava ve bu düşüncede, Peygamberlerin de

Allah ın birer kulu olduğu bilincinde. Bu davanın savunucularının onlardan

üstün olmadığı ama bu davanın birer eri olduğu bilincinde.

Abartının, putlaştırmanın haram olduğunun bilincinde.

Davasına ve inancına aşkla bağlı olanların yolunda. Onların habercisi, onların

ileticisi, onların sözcüsü.

Hakiki olanı ve olmayanı asla üstünü örtmeyen, olduğu

gibi veren tek gazetedir Milli Gazete.

Nefret ettirmeden, sevgi ve aşk ile insan değerinin

farkında.

Kendi yer ve konumunu bilir bir mütevazilikte.

Ümmetin sesi ve ümmetin gazetesi Millî Gazete.

Hakkın tesliminde büyük bir mücadele içinde.

Zorluklara, baskılara, psikolojik abartılı höykürmelere

aldırmayan, hiçbir gücün kuyruğu olmamayı ilke edinen, sadece ve yalnızca

davasının sözcüsü ve savunucusu bir gazete.

Hakk ın sesi, batılın ve yanlışın biteceğinin muştusu

olan kutlu iradeye bağlı Millî Gazete.

Çıkar ve tamah için bankalara, faiz kurumlarına el

açmayan kapılarını onlara aralamayan bir gazete Millî Gazete.

Kendi çabasıyla, yağıyla kavrulan, onurla varlığını

sürdüren tek gazete Millî Gazete.

Oportünizme, yanılsatmaya kapılarını asla aralamayan

Millî Gazete.

Bu kapıya bağlanan gönül verenlerinin samimiyetinde,

onlarla birlikte olmanın sevinç ve neşesini yaşayan, millî olan herkese, okura,

emek verenine, çalışanına, abonesine, hizmet erlerine, yazarlarına,

yöneticilerine selâm olsun. Özel olarak Tokat Erbaa dan ağlayarak gazetesini

kutlayan değerli Ayhan Yaramış a, Afyon da konferansımdan sonra yanıma gelen,

bizi bırakma, terk etme diyen hüzünlü ses sahibine ve onlar gibi olan binlerce

Millî Görüş yolcularına, Millî Gazete okurlarına selam olsun.