Gazetelerin 3 üncü sayfaları toplumsal bir enkaz
manzarası arz etmiyor mu Öteden beri adli haberlerle, cinayet, kaza, tecavüz
gibi tatsız hadiselerle özdeşleşen bu sayfaları incelemek bile toplumsal yapı
hakkında bir fikir verecektir muhakkak. Televizyon programlarını izleyip
toplumun genel yapısı ve gidişatı hakkında bir intiba edinilebileceği gibi
aynen.
3 üncü sayfa haberlerinde son yıllarda yaşanan çeşitlenme
ve artış ürkütücü bir gidişatı göstermiyor mu Önceleri belki haftada bir
rastlanan haberlere günübirlik, hatta her gün rastlamak olası artık. Bu durum,
yaşadığı tuhaf dönüşümü içten içe bir patlamaya dönüştüren bir toplum manzarası
adeta.
Güney Amerika ülkelerinde yaşanan ekonomik kriz kaynaklı
şiddet olaylarından (banka basma, market yağmalama, toplumsal şiddete kayma vb)
hareketle bir kavram dilimize yerleşti: Toplumsal patlama! Türkiye, birçok
ekonomik kriz yaşadığı halde bu türden tedhiş olaylarına sapmayan toplum
yapısıyla o ülkelerden ayrışıyordu. Bugün gelinen noktada, Türk halkı, inancın
da verdiği bir olgunlukla belki bu türden hadiselere yönelmiyor. Ancak giderek
muhafazakarlaştığı söylenen toplum, çok daha sinsi bir dönüşüme uğruyor artık.
Toplumsal patlamayı içten içe yaşıyoruz maalesef.
Toplumsal değerler ve ilişkilerde müthiş bir erozyon var.
İnsanlar birbirlerine güvenmiyor veya güvenemiyor. Menfaate dayalı ilişkiler
toplumun eski ve nezih yapısını aşındırıyor. Özal dönemiyle birlikte hayatımıza
giriveren köşedönmeci zihniyet ve kapitalist ahlak (ahlaksızlık) , insani
yönümüzü öldürüyor git gide. Sadece kendisini düşünen, kendinden başka kimsenin
hakkına, hukukuna saygısı olmayan, gözü dönmüş insanlar aramızda yaşıyor.
Bir düşünün; bir sırada bekliyorsunuz ve birisi arkadan
gelip önünüze geçiyor. Normal şartlarda, uyardığınız zaman alacağınız karşılık
nedir Karşıdakinin mahcup olup özür dilemesi. Böyle davranan bir insana
toplumumuzda rastlama oranı nedir peki Muhakkak ki çok düşük. Bir de üstüne
üstlük, yediği halt yetmezmiş gibi niye bu kadar büyütüyorsunuz , yedik mi
sıranızı karşılığını alma riski her geçen gün artıyor. Bu sözleri söyleyebilen
insanları içinde barındırmak da varmış bu toplumunun yazgısında!
Siniriniz kaldırabilirse gazetelerin 3 üncü sayfa
haberlerine veya televizyonların izdivaç vb tür benzeri programlarına bir göz
atın. Siniriniz kaldırabilirse şartının yanına bir de ahlakınız elverirse
demek gerek artık. Gazetelerin ilgili sayfalarında iğrençliğin, pespayeliğin ve
ahlaksızlığın bini bir para olmuş şekilde haberler çıkacak karşınıza. Bizim
toplumumuzda bu olaylar nasıl olabiliyor diyeceksiniz muhakkak. Cinayetler (ki
yok yere, zevk için veya inanılmaz bir canavarlıkla işlenenler sıra sıra), tecavüzler, tacizler, türlü çeşitli sapıklık
ve sapkınlıklar yüzünüze vurulacak. Akla ve vicdana sığmayan bir sürü olay
oluyor artık toplumumuzda.
Tek tek olayları ele almanın ne imkanı ne de gereği var.
Ancak çocuklara cinsel istismar ve tecavüz gibi tüyler ürpertici, mide
bulandırıcı olayların yaygınlaşması bile başlı başına bir kırmızı alarm değil
midir El kadar bebelere bile musallat olabilen kimselerin olduğunu düşünmek
bile titreyip kendine gelme sebebi değil midir 3 yaşında, 5 yaşında bebelere
bile taciz, tecavüz haberlerini bile yadırgamamaya başlıyorsa eğer, toplumsal
patlama olarak ne olmasını bekliyoruz acaba
Sayısı her geçen sene artan kadın cinayetleri, taciz,
tecavüz haberleri, hırsızlığın, uğursuzluğun türlü çeşitlisi derken gidişatın
hayra olmadığını tespit edip kendimize çekidüzen vermeliyiz artık. Toplumu
içten içe kemiren bir mikrop var ve bu mikrop bizi resmen çürütüyor.