Mezhepler ve fırkalar tarihi - 7

Abone Ol

FIRKA KAVRAMI

Fırka; grup, parti ve mezhep anlamına gelmektedir. Hz. Muâviye anlatıyor: “Resulûllah (bir gün) aramızda doğrulup buyurdular ki: Haberiniz olsun! Sizden önce Ehl-i Kitap, yetmiş iki millete (dine) bölündüler. Bu ümmet ise yetmiş üç fırkaya bölünecek. Bunlardan yetmiş ikisi ateşte, sadece biri cennettedir. Bu da Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaattir.” [Ebu Davud, Sünnet 1, (4597)]. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 13/420.

İbnu Amr İbni’l-As anlatıyor: “Resulullah buyurdular ki: Benî İsrail üzerine gelen şeyler, aynıyla ümmetimin üzerine de gelecektir. Öyle ki onlardan alenî olarak annesine gelen olmuşsa, ümmetimden de bu çirkin işi mutlaka yapan olacaktır. Nitekim, Benî İsrail yetmiş iki millete (dine, fırkaya) bölünmüştü. Benim ümmetim de yetmiş üç millete bölünecektir. Bunlardan bir tanesi hariç hepsi ateştedir.” “Bu fırka hangisidir?” diye soruldu. ‘Benim ve ashabımın üzerinde olduğu şeyden ayrılmayanlardır!’ buyurdular.” [Tirmizî, İman 18, (2643).] İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 13/422-423.

MEZHEP KATEGORİLERİ

Mezhepler genel anlamda Müslümanların ufuklarını genişletmiş, dini ve İslam hukukunu sistemleştirmiş, kurallar koymuş ve dini hayat ile sosyal hayatın gelişmesin sağlamışlardır. Bu dönemindeki mezhepleri üç ana bölümde değerlendirebiliriz.

1- Siyasi Mezhepler: Bunlar; Şii ve Haricilerdir

2- Akidevi (Kelam) Mezhepleri: Bunlar; Mutezile, Murcie, Kaderiye, Sıfatiye ve Cehmiye’dir.

3- Fıkhi Mezhepler: Emeviler döneminde bağımsız fıkıh okulların yanında günümüzde de tabiileri bulunan iki büyük fıkıh mezhebi doğdu. Bunlar; Hanefi ve Maliki Mezhebi’ydi.

KİTAP VE SÜNNETE UYULMASI KARGAŞA YOK OLMAZ MI?

SORU: Sadece Kur’an ve sünnete uyulsa bugünkü kargaşalar olmaz mıydı?

Bu soruyu soranlar, aslında mezheplere karşı olan insanlardır. Onlar, sorunun sebebinin mezhepler olduğunu düşünmekte, sanki mezhepler olmazsa tüm sorunların çözüleceğini düşünmektedirler. Hâlbuki mezhepler sorunun sebebi değildir, bilakis sorunlarımızı çözen unsurdur. Ayrıca, tüm mezheplerin zaten dayandıkları nokta kitap ve sünnettir.

Soruyu soran bir mezhebe uymak yerine kendisinin kitap ve sünnete bakarak karar vermeyi kast ediyor sanırım. İlmi birikimi bu seviyede (yani müçtehit seviyesindeyse) olursa sorun yok. Ama ilmi birikimi bu seviyede değilse bir uzmanın görüşünü kabul etmesi gerekir.

HEPİMİZ MUHAMMEDİYİZ!

SORU: Hz. Resulûllah zamanında olmayan ve sonradan uydurulmuş görüşlerin ürünü bütün bunlar. Bizler Resulûllahı tanıyacak, anlayacak, sadece ve sadece onu rehber edineceğiz. Bu sebeple hepimiz ‘’Muhammedi’’yiz!! Ayrı gayrı yok.

Günümüzde mezhep karşıtlarının çok kullandığı sloganlarından birisi “Muhammediyiz” kavramıdır. Sanki mezhep imamları bütün bu sistemleri kendiliğinden ortaya çıkarmışlar gibi. Ayrıca, mezhepleri eleştiren bu insanlar bütün bu bilgi birikiminin kimlerin gayretiyle geldiğini de unutmaktadır. Peygamberimizi ve Sünneti rehber edinmek isteyen insan acaba bu sünneti yani hadisleri nerden öğrenmiştir?

Hadis bilgimiz ve literatürümüz hadis âlimleri eliyle olmuştur. İşin ilginç yanı bu hadis âlimlerimizin Buhari ve Nesai (onlar müçtehit seviyesindeydiler) dışındakilerin hepsi bir mezhebe tabi olmuşlardır. Yani hadisleri kendisinden öğrendiğimiz hadis âlimleri bu iddiada bulunmamışken sizin bu iddiada bulunmanız doğru mudur?

Çünkü hadis bilgisi ayrıdır bu hadislerden hüküm çıkarmak yani modern deyişle hukuki normlar oluşturmak ayrı bir ilimdir. Bu nedenle tüm mezhep imamları da Muhammedi’dir. Muhammedi olmayan zaten Müslüman değildir. Söylemlerimize dikkat edelim. Sloganlarla düşünmeyelim.

BİR MEZHEBİN HELAL DİĞERİNİN HARAM DEMESİ

SORU: Bir mezhebin helal diğerinin haram demesi doğru mudur? Veya nasıl anlamalıyız. Mezhep karşıtlarının en çok kullandıkları kavramlardan birisi de budur. Ama aslında burada İslam’ı ve usulü bilmediklerinden kaynaklanmıştır. Çünkü bir mezhep kendi kafasından helal veya haram demez. Yani daha doğru bir ifade ile kendileri helal veya haram koymazlar. Bu konuda gelen nasların çatışması veya naslardan çıkardıkları hükme göre karar verirler. Bazen farklı rivayetler geldiğinde bunlardan birisini tercih eder veya ikisinin ortak noktasını bularak karar verirler.

SORULAR VE CEVAPLARI

Buradaki sorular, konuyla ilgili sınav sorularından derlenmiştir.

1-Mezhep sözcüğünün Türkçedeki anlamı nedir?

-Gidilen veya takip edilen yol anlamında olup, daha çok İslam dinindeki görüş ve uygulamaların tümüdür.

2-Mezhep sözcüğünün kapsama alanı nedir?

-Mezhep, aynı zamanda kişiye bir mensubiyet yüklemiş olur. Bir davranış ve yaşayış kalıbı sunar.

3-Mezhep sözcüğünün dilimizdeki anlam alanı nedir?

-Hanefilik, Şafilik gibi fıkhi-hukuki, Sünnilik, Şiilik gibi itikadi-siyasi oluşumları kapsar.

4-İslam Mezhepleri Tarihi’nin orijinal ismi nedir?

-İlmu Makalati›l-Fırak (Taşköprüzade bu ismi vermiştir), el-milel ve nihel (Şehristani), makalat (Eşari).

5-İslam Mezhepleri Tarihi’nin konusu?

-İnanç, hukuk ve siyaset ekseninde oluşan tartışmalar.

6- Siyasi, dini, fikri konulardaki ayrılıklar ne zaman başlamıştır?

-Hz. Muhammed›in vefatından sonra başlamış, hicri 30›da cemaatleşme ve hizipleşmelere yol açmış. (14 asırdır bu süreç tekerrür eder.)

7- İslam mezhepleri tarihinin tanımı?

-Geçmişten günümüze oluşan fikri, siyasi, içtimai olayları inceleyen ilimdir.

8- İslam mezhepler tarihinin amaçları nelerdir?

-Müslümanların sahip olduğu düşünce biçimini daha iyi anlamak.

-Müslümanların toplumsal her türlü toplumsal verileri üzerinde tespitler yaparak Müslümanlar arasındaki sorunlara çözümler getirebilmek, dünya barışına katkı sağlamak.

-Olup bitmiş hadiselerden yola çıkarak geleceğe ışık tutmak.

-Olumlu gelişmelerin tekrar (fikri-kültürel gelişmeler), olumsuzlukların (mezhep kavgaları, sömürüler vb.) tekrar yaşanmaması için tarihten alınması gereken dersleri görünür kılar.

-Objektif bulgularla mezhep ve gruplar arasındaki önyargıları gidermeye çalışarak sağlıklı ve güvenli bir toplumun inşasına katkı sağlar.

9-Mezhepler tarihi yazıcılığını ilk başlatanlar kimlerdir?

-Mu’tezile âlimlerdir. (Kelam usulünü de ilk ortaya koymuşlar.)

9-Modern mezhepler tarihi araştırmacılarının kelam ilminden ayıran metot nedir?

-Araştırmaları betimleyici bir metotla, hak-batıl ayrımı üzerinde durmadan mezhepleri oldukları gibi anlayıp yorumlamalarıyla kelam ilminden ayrılır.

10-Mezhepler Tarihi ve Dinler Tarihi’ni muhtevasında birleştiren eser ve yazarı?

-Şehristani’nin el-Milel ne’n-Nihal adlı eseri.

11-Mezhepler tarihi yazıcılığı nasıl başlamıştır?

-Her grup mensubunun kendi görüşlerini savunması ve diğer görüşleri eleştirmesiyle.

12-Sünni âlimlerin fazla eser vermemesinin sebebi nedir?

-Dini düşüncenin merkezinde olmaları, çoğunluğu oluşturmanın sağladığı güven ve ehl-i hadis âlimlerinin uyguladığı teberra prensibine dayalı boykot.

13-Teberra (uzaklaşma) boykotu nedir?

-Karşı mezheptekileri muhatap almama, onlarla oturmama, sözlerini dinlememe, münakaşa etmeme, kitaplarını okumama.

14-Ehl-i hadisçiler kendi itikadi prensiplerini hangi kitaplarla ortaya koymuştur?

-Kitabü’l İman ve Kitabü’s-Sünen.

15-Gelişme döneminin özellikleri nelerdir?

-Eserler oluşum dönemine göre daha hacimli ve sistematik yapıdadır.

-Bu dönemde büyük mezhepler oluşumunu tamamlamış. (Şia, Ehl-i Sünnet).

-Ehl-i Sünnet reyciliği kelam metoduna yönelmiştir.

-Dönemin müelliflerinin çoğu Sünni kelamcılardır.

-Yazarlar mezhep tasniflerinde ‹yetmiş üç fırka hadisi›ni esas almış.

-Hanefi ve Maturidi yazarlar Mekhul en-Nesefininer-Redale›l Bida’daki metodunu izleyerek daha muhafazakâr normatif ve reddiyeci bir üslup benimsemişler.

16-Tefrika ve ihtilaf kavramları arasındaki ilişki?

-Tefrika, dinin ve toplumun özündeki bozulmayı ifade ederken; ihtilaf, dinin temel esaslarını kabul etmekle beraber bu esasların mahiyeti üzerinde alternatif düşünceler üretir. İhtilaflar tefrikaya yol açmıyorsa hoş karşılanabilir.

16- Ehl-i hak, ehl-i batıl?

-Mezhepler kendilerini ehli hak; diğerlerini ise ehli batıl olarak niteler.

17-Ehl-i istikamet, ehl-i dalalet?

İstikamet doğru yolu, dalalet ise doğru yoldan sapmayı ifade eder. Sıratı müstagim=doğru yol, dalalet=bid›at, bid›at: Sonradan uydurulan şey.

18-Ehl-i Sünnet, ehl-i bidat?

-Geniş Müslüman topluluklar Ehl-i Sünnet; itikadi konularda kendi görüşlerini kabul etmeyen mezhepler ehli bidat (ashabülbida, mübtedia).

19-Ehl-i heva (ashabul ehva)?

-Sünnetin istikametinden ayrılarak kendi nefislerinin arzu ve isteklerini izleyen, ilahi ve nebevi kaynaklardan uzaklaşarak beşeri düşüncelere tabi olan bidatlara sarılanlar.

20-Ehl-i furkat, ehl-i cemaat?

-Ehli furkat mezheplerde ayrılıkçı fırkalaşma eğilimini, ehl-i cemaat bütünleşme, birlik beraberliği ifade eder.

21-Ehl-i kıble nedir?

-Allah’a, kitaplarına, peygamberlerine ve ahirete iman eden, kıbleye dönerek namaz kılmanın farziyetine inanan kimseleri ifade eder.