Quin Şi Huang ın çaktığı kibrit yanmaya devam ediyor.
Bu, zalim bir hükümdardır Fi tarihinde Çin imparatoru iken yakmış ateşi. Fi tarihi dedik ya, kayıtlar daha belirgin bir zamana parmak basıyor: MÖ. 212.
Fahrenheit 451 in keşfidir bu tarih! Dünyadaki kitap katliamlarının ilk örneği Öyle ya, Ray Bradbury, François Truffaut tarafından 1966 da filme çekilen kitabı "Fahrenheit 451" ile ilgili olarak, tarihin bilinen bütün kitap yakma olaylarından etkilendiğini söyler.
İlkini belirttik, diğer bazılarına da temas edelim
"Sezar ın hakkı Sezar a!" MÖ. 47 de İskenderiye yi istila eden gaddar Roma İmparatoru kitap düşmanlarının bir başka örnek kişisidir. Cesar ve ordusunun işgaliyle birlikte İskenderiye Kütüphanesi tahrip edilir, kitaplar kısmen yağmalanır Sırf bu barbarlığından ötürü lanetlenmesi gereken Cesar, batılı tarihçiler tarafından tarihe kahraman olarak dikte edilmiştir. Böylece, diktacıların kitap yakma huylarına dolaylı olarak destek verilmiştir.
Cesar ın elinden nispeten kurtulabilen İskenderiye Kütüphanesi nin tamamen ortadan kalkması MS. 392 ye tekabül eder. Tarihler şöyle kaydedecektir: Bizans İmparatoru I. Theodosius, İskenderiye halkının kendisine karşı isyan etmesini İskenderiye Kütüphanesi ndeki kitaplara bağlar ve bu kitapların tamamen yok edilmesini emreder. Böylece, kütüphanedeki eserler şehrin hamamlarına dağıtılarak yakılır
Hıristiyanlık tarihinde vuku bulan daha önceki kitap yakım hadisesi Efes de yaşanmıştır. MS. 260 da Efes (Celsus) Kütüphanesi ndeki kitaplar "tuhaf ve acayip" bulunur ve kütüphane yakılır.
Ortaçağ, kitap yakma olayları bakımından önceki yüzyıllara fark atar. Bu dönemde yanan kitaplardan yükselen alevler şehirlerin üstünü kara dumanlarla kaplamıştır denilse yeridir. Kilise nin donuklaşma derecesi arttıkça kitapların yakılması oranı da artıyordu. İspanya da Granada patriğinin emriyle ateşe verilen Arapça eserleri, dönemle ilgili yağmalamalara örnek verebiliriz.
Kitap, diktatörlerin, baskıcı yönetimlerin korkulu rüyası olmuştur hep. Bu realiteye bağlı olarak, kitap yakma, yok etme seanslarının faşizm dönemlerinde arttığı görülecektir. Nazi dönemi Avrupa sı bu bakımdan incelenmelidir. Kitap yakım törenlerinin ihtişamlı gösteriler haline geldiği bu dönemde özellikle 10 Mayıs 1933 tarihi, Berlin Opera Meydanı nda yakılan büyük ateşten ötürü, ebediyen hafızalarda kalacaktır. Bu merasimle, 20 bin kitabın yakıldığını da hatırlatalım. Ayrıca, farklı şehirlerde benzeri seansların düzenlendiğini belirtelim.
20. ve 21. Yüzyıl içinde Avrupa, Amerika ve Çinlilerin kitap yakma, kütüphane yıkma faaliyetleri farklı boyutlarla sürmüştür. Bunlardan en dikkat çekici olanı 25 Ağustos 1992 günü, medenî Avrupalıların seyirci kaldığı olaydır: Sırp milliyetçileri Saraybosna daki 102 yıllık Bosna Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi ne yangın bombalarıyla saldırmışlar, kütüphanedeki bir milyon 500 bin cilt kitabı, ayrıca, milli arşivi, geçmiş yılların gazete ve dergilerini ve Saraybosna Üniversitesi nin koleksiyonları harap etmişlerdir. Saraybosna Kütüphanesi üç gün yanmış, içindeki kitapların tamamına yakını kül olmuştur. Sırpların benzeri faaliyetleri bununla sınırlı kalmamış, başka değerli kütüphaneleri de yakmışlardır.
Amerika nın 2003 de başlattığı Irak saldırısı ve işgali, başka şeylerin yanı sıra, kitap ve kütüphane talanıyla da tarihteki yerini alacaktır. ABD önderliğindeki işgalci güçler, 14 Nisan 2003 günü Bağdat taki Irak Ulusal Kütüphane ve Arşivi ne bombalarla saldırırlar. Kütüphanede bir milyon kitap ve 20 milyon belge bulunmaktadır. Kütüphane ateşe verilir. Bağdat Kütüphanesi ndeki kitaplar fosfor elementi katışımlı alevlerle, kısa zamanda yanıp kül olur
Son yıllarda benzeri haberler Çin den gelmektedir. Uygur dilinde yazılmış çok sayıda kitap ve süreli yayın Sincan da Çin makamları tarafından yakılmaktadır
Gelelim Türkiye ye Türkiye de kitap yakma etkinlikleri genellikle "Askeri darbelerle" birlikte düzenlenmiştir. Sözgelimi, 12 Eylül askeri darbesi binlerce kitabın kül olmasına yol açmıştır. Bu dönemde Milli Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan "müsadere edilen kitapların" imhasına imkân tanıyan yasa, kitap kıyımını zirveye çıkarmıştır.
Burada, kitap veya arşiv imhasıyla ilgili olarak Türkiye de uygulanan farklı yöntemleri anmak gerekiyor. Yakmanın yanı sıra Seka ya göndermek, hurdacıya veya bir başka ülkeye satmak gibi yöntemlerdir bunlar. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti nin ilk yıllarında devlet (Osmanlı) arşivinin Bulgaristan a "kuru ot ve paçavra fiyatına, okkası üç kuruş on paraya" satılmasının olayıdır. 1931 de vuku bulan ve "20. Asırda Hülagû Faciası" olarak nitelendirilen bu olay, benzerleri arasında en ilgincidir.
*
İlginçlik deyince duruyoruz. Çünkü bu niteliğe haiz bir olayı yenilerde Bursa da yaşadık: "Merinos Kütüphanesi"nin yağmalanmasında
Aslında konuya daha önce de temas etmiştik. 8 Kasım 2007 tarihli gazetemizde "Sümerbank Fakültesi Hurda Teferruat Kütüphanesi" başlıklı yazımız bu konuyla ilgiliydi. Bu yazımız, kimbilir hangi sebeplerle, kamuoyunda pek dikkate alınmamıştı. Fakat, aynı olay, bizim yazımızdan iki buçuk ay sonra gündeme geldi.
Hakkında hiçbir resmî açıklama yapılmayan söz konusu olay, anlayabildiğimiz kadarıyla şu idi: Türkiye nin değişik şehirlerinde yer alan Sümerbank (Merinos) Fabrikaları na ait kitaplar, bu fabrikalar satılıp elden çıkarıldıkça, Bursa daki kütüphaneye taşınmıştır. (Bunu kitaplardaki farklı mühürlerden anlıyoruz.) Son olarak Bursa Merinos Fabrikası da Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından elden çıkarılıp 2004 te Bursa Büyükşehir Belediyesi ne "bilâ bedel" devredilmişti. Adı geçen belediye bu bölgeyi Kongre ve Kültür Merkezi ne dönüştürecekti ve gerekli çalışmalara da başlanmıştı. Bu arada, 2006 Temmuz unda çıkan bir yangınla fabrikanın 7 ayrı deposu yanmış veya yakılmış; kafalarda çeşitli şüpheler uyanmıştı. Şüphe, evet, şüphe uyandıran son olay, Merinos Kütüphanesi nin bir şekilde yağmalanması yahut lağvedilmesi olayıdır.
Bizim iki buçuk ay önce gündeme getirdiğimiz bu olay, yerel yöneticiler, yerel kültür dairelerinin yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından umursanmadı. Peki, ortada bir yağmalama durumu söz konusuyken, üç aylık bir gecikmeyle (17 Ocak 2008 de) konuyu gündemine alabilen Bursa basınına ne demeli Hem de, "Hurdaya Atılan Merinos Kütüphanesi Son Anda Kurtarıldı" gibi birilerini aklayıcı haberler tertip ederek
Verilen rakamlar doğruysa, bünyesinde 3 binden fazla kitabın bulunduğu 80 yıllık Merinos Kütüphanesi, tarihteki yerini, yakılan değilse de yok edilen kütüphaneler arasında alacaktır.
Burada şu soruları soralım: Kütüphanenin hurdacıya düşmeyen seçkin koleksiyonu var mıdır ve bunlara kim veya kimler sahiptir 30.08.2004 ten beri Merinos u elinde bulunduran Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Daire Başkanlığı olayı nasıl değerlendirmektedir Belediye, vaktiyle uhdesinde bulundurduğu bu dağılmış kütüphanenin envanterini açıklayacak mıdır Peki, İl Kültür Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi Kültür Dairesi Başkanlığı nın kanaatleri nedir Ve, Aralık ayı başında (7 Aralık 2008) Bursa ya gelip tarihî Merinos Fabrikası sahasında inşa edilen "Kongre ve Kültür Merkezi Merinos Parkı Projesi"ni inceleyen Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yorumu nedir
Son olarak, kitapseverlere seslenelim: Merinos Kütüphanesi nin hurdacıdan kurtarılan bir kısım kitaplarına sahip olma imkânınız hâlâ var: Sönmez İş Sarayı nın üçüncü zemin katındaki Sahaf Sami Efendi nin Eser Kitabevi ne uğrayabilirsiniz
P.K.205, Ulucami, BURSA * http://cevatakkanat.blogcu.com