Meydanlar Doğru Söyler Mi?

Abone Ol

Seçimler yapıldı ve yeni bir dönem başladı.

Seçim öncesinde birçok anket sonucu yayınlandı.

Birbirlerini doğrulayan anket sonuçları olduğu gibi birbirlerini yalanlayan anket sonuçları da vardı!

Anketlere karşı “güvensizlik” olduğunu biliyoruz!

Ve “anketlere güvenmem” diyen hayli isim tanıyoruz.

Şahsen biz de anketlere güven duymayanlar takımındanız.

Çünkü anket sonuçlarının “parayı veren düdüğü çalar” kuralı gereğince belirlendiği gibi bir hissimiz var.

Anketler dışındaki bir başka değerlendirme ölçüsü ise meydanlarla toplanan kalabalıklar!

Anketlere güvenmeyen ama meydanlara güvenen bir kitlenin varlığı inkâr edilemez.

Meydanlara bakarak değerlendirme yapanlar, bu durumu “meydanlar konuşuyor” diye tanımlıyorlar.

Ancak biz “meydanların dili” konusunda da hayli tereddüt yaşıyoruz. Zira birçok meydanın “gönüllüler” tarafından değil de oradan oraya taşınan “bindirilmiş kıtalar” tarafından doldurulduğunu görüyoruz.

Siyasi partilerin “bindirilmiş kıtalar” vasıtasıyla birbirlerine “benim taraftarım senin tarafından çok” havası basmaya çalıştığını biliyoruz.

Ellerindeki tüm imkânları seferber ederek insanları meydan meydan taşıyanlar, aslında siyasi rakiplerini kandırmaktan çok kendi kendilerini kandırmış olduklarının farkında bile değiller!

Bindirilmiş kıtaların yanı sıra bir de emir komuta zinciri içinde meydanlara doldurulanlar var.

Bu işte “amirlere” çok önemli görevler(!) düşüyor.

Siyasi otoritenin gözüne girmek isteyen “amirler”, maiyetlerindeki “memurlardan” meydanları doldurmalarını rica ediyorlar!

“Emir” niteliğindeki bu “rica”, gelmeyenler hakkında yasal işlem yapılacağı uyarısı ile noktalanıyor. Bu şartlar altında meydanların doğru söylediğine nasıl inanılır?

Bize göre anketlere de, meydanlara da hep olan değil de olması istenilen söyletilmeye çalışıldı!