"MEVLÂNÂ NIN DİLİYLE KUR AN TEFSİRİ" isimli eserimde Mevlana nın sözlerine benim getirdiğim yorumlar vardır. Birileri bu yorumlara katılmayabilir ve katılmamasında haklı olabilir.
Hep gül, bülbül, raks, şarap şairi olarak takdim edilmeye çalışılan ve fakat Mesnevi sinden değil de birilerinin yorumundan Mevlana yı tanıyanlara hiç bir yorum yapmadan Tahir-ül Mevlevi nin tercemesinden aynen naklederek Mevlana nın kafirler hakkındaki sözlerini veriyorum.
Verilen numaralar, Şamil yayınevinin baskısındaki beyit numaralarıdır.
6845- "Dinin kara yüzlerinde, yani; din düşmanlarında hile, mekr ve mücâdeleden başka bir şey yoktur."
7319- "Zira mürekkebin siyahlığı üst üste gelince iki yazı da anlaşılmaz ve mana çıkmaz olur."
7320- "Eğer üçüncü defa o kağıda yazacak olursan onu kâfir kalbi gibi simsiyah edersin."
7646- "Kör bir kâfirin sırrının zikredilmemesi evlâdır. Nasıl ki cehennem dumanının irem bağında uzak kalması daha hoştur."
9062- "İlâhi; ben senin sun una aşığım, ona karşı şükür ve sabrederim. Kâfir gibi nasıl masnu un aşığı olurum."
9063- "Allah ın sun una âşık olan muhteremdir, O nun masnu una âşık olan ise kâfirdir."
9495- "Bütün kâfirler küfran-ı nimette bulundukları halde, onların hepsine karşı bizde merhamet vardır."
9496- "Benim, köpeklere de merhametim vardır. Niçin insanların attıkları taşlardan inlerler diye onlara acırım."
9497- "Isıran bir köpek için: İlâhi; onu bu tabiattan kurtar, diye dua ederim."
9786- "Müşrik ve kâfirin dışı mülevves değildir. O necâset onun ahlâkında ve dinindedir."
9787- "Bu zâhiri necâsetin pis kokusu yirmi adımlık yerden duyulur. Batınî necâsetin pis kokusu ise Acemistandaki Rey şehrinden, Şam şehrine kadar gelir."
9788- "Ve hatta, göklerde çıkar da cennetteki hûrilerin ve oranın hazini bulunan Rıdvânın genzine kadar gider."
10654- "Deni bir şahsa da kahr ve cefâ edersen sana çok vefâkâr bir bende olur."
10655- "Kâfirler, nimete erdiler mi, cefâkar olurlar. Lâkin, cehennemde (Rabbenâ) diye Cenâb-ı Hakka ubûdiyyet arz ederler ve tazarrûda bulunurlar."
10958- "Âdem evlâdının mü minleri, bal arısı gibi bal madeni oldular; kâfirleri ise yılan gibi zehir menbaı..."
10959- "Zira mümin, nebâtın, -yani; rızkın- seçilmiş ve helâlini yer de, mahsulü hayat veren arı gibi olur."
10960- "Kâfir ise irin şerbetinden içtiği için, rızkından kendisinde zehir peydâ olur."
12743- "Kâfirler, peygamberlerden gelen vahyin güzel korkusuyla çarpıldılar ve kendilerine kaybettiler de (Tetayyyernâ biküm) diye feryat ettiler."
13269- "Kâfirler kalp, pâk olanlar ise altın gibidir. Bu iki fırkada şehvet alemi olan Dünya potasının içindedir."
13270- "Kalp olan şey o potaya girince derhal simsiyah kesilir. Lakin altın girince onun altınlığı meydana çıkar."
13271- "Altın, pota içinde hoş kulaç atar ve güzellikle ateşin yüzüne güler."
15064- "Kâfirler, şeytanın hem cinsi bulundukları için, ruhları şeytanların çırağı olmuştur."
15065- "Yine o kâfirler; Şeytanlardan yüz binlerce kötü huy öğrenmişler, hakikati görmemek için akıl ve kalp gözlerini adeta dikmişlerdir."
15066- "O kafirlerin kötü huylarından en hafifi haseddir. O hased ki şeytanın boynunu vurmuştur."
15067- "O köpekten hasedi, çekememezliği öğrenmişlerdir de insanların ebedi bir mülke ve devlete nail olmalarını istemezler."
15068- "Kim de sağdan, soldan bir yücelik görürlerse hasetlerinden adeta kulunç illetine tutulurlar ve hastalanırlar."
15069- "Zira harmanı yanmış her bedbaht, kimsenin mumunun yandığını istemez."
16274- "Şüphesiz kâfir, yeme ve içmeye hırsı olduğu için, yedi karın doyacak kadar yer. Onun dini ve kalbi zayıf, karnı ise şişmandır."
Mevlana nın kafirler hakkında daha fazla söyledikleri vardır. Bu beyitlerde geçen bir çok mananın kaynağı Kur an dır.
Benim daha önce CANTAŞ yayınevinden yayınladığım "MEVLÂNÂ NIN DİLİYLE KUR AN TEFSİRİ" isimli eserimde bazı beyitlerin kaynağı olan ayetleri vermiştim.