Mevlanadan sert çıkışlar ve kesin açıklamalar (3)

Abone Ol

Bir kısım insanlar, hatta bazı Müslümanlar görüş isabetinin

inançla alakalı olmadığını sanırlar. Halbuki Peygamberimiz (sas): “Mü’minin

ferasetine (isabetli görüşüne) sığının; çünkü o Allah’ın ışığıyla bakar”

buyurmaktadır. Mevlana da Peygamberimizin bu emrine uyarak olacak ki Allah’ın

nuruyla, yani Allah inancının vereceği nur ile bakmayanların gerçeği

göremeyeceklerini açıklamaktadır. Mesnevisinin 1330-31. beyitlerinde şöyle

demektedir: “Mü’min er yenzur binurihi nebüüd / Ğayb mü’min ra birehne çun

nümüüd” yani “Eğer mü’min (inançlı kimse) Allah inancı nuriyle bakmazsa gizli

hakikatler nasıl ona açık olarak görünsün ”

“Sen Allah’ın ateşiyle (nefisle) bakıyorsun da iyiliği

kötülükten ayırt edemiyorsun” diyor.

Şu halde Mevlana bize Allah’ın ışığıyla aydınlanmamızı,

ondan sonra tabiata, eşyaya ve olaylara bakıp onların arkasındaki sebeplerini

anlamamızı tavsiye ediyor. İlahi inanç nuruyla bakmadan olayların arkasındaki

gerçeklerin görülemeyeceğini açıklıyor.

Nazar konusu da bazılarınca şüphe ile karşılanır; yani göz

değmesine ve bu yüzden kişilerin hasta olması veya kazaya uğramasına inanmakta

tereddüt edenler, hatta inkar edenler vardır. İşte Mevlana bu gerçeği açıkça

ortaya koyarak şöyle diyor:

“Kendindeki Tavus kanadına bakma da ayaklarına dikkat et ki

kötü göz sana pusu kurmasın; yani kendi kendine nazar değdirmeyesin. Kötü

gözlerin tesiriyle koca bir dağ yerinden oynar; Kur’an’dan “Yuzlikuneke(1)”

ayetini oku da anla. Dağ gibi kavi olan Ahmed (hz. Muhammed) yağmursuz ve

çamursuz bir yolda nazarın tesiriyle kaydı. Rusulullah bu kayma nedir Ben bu

hali sebepsiz görmüyorum (dedi). Nihayet ayet geldi de o hal sana müşriklerin

kötü gözünden erişti diye uyardı. Eğer o nazar senden başkasına değseydi o anda

ölür, gözün avlaması gücü yok ederdi.

Mevlana Kafirleri insan yerine de koymuyor. Mesnevisinin

1012 ve 1013. beytinde aynen şöyle ifade ediyor:

“Ger be suret ademi budi / Ahmed ve bucehil hud yeksan budi”

“Nakış ber divar misli ademest / binger ez suret! Çi çiz o gümest” Yani eğer

suret ile insanlık olsaydı Ahmed (Hz. Muhammed) ile Ebucehil bir idi. Duvar

üzerinde nakış adam gibidir ama gözünü suretten çek! Nedir o Bir hiç” diyor.

Mevlana Cehennemden şüphe edenleri de uyarıyor ve

Mesnevisinin 901. beytinde:

“Zi ateş_i şehvet ne suzed ehli din / Bakıyanra bedre ta

ka’ri zemin” -yani din ehli şehvet ateşinden dolayı yanmaz; diğerleri ise yerin

derinliklerinde esirdir- diyor.

Bilindiği gibi yerin derinliği yani merkezi 7500 dereceli

ateştir.

Mevlana Peygamberin getirdiklerini inkar edenlere MURDAR

diyor. Mesnevisinin 13526. beytinde malen:

“İnkarcılar öğütçülerin örneklerine gülüp eğlendiler”

dedikten sonra onları adeta karşısına alarak 13527. beytinde: “Sen istersen gül

eğlen; ne kadar istersen yaşa. Ey murdar ne kadar yaşayacaksın ” ifadesini

kullanıyor.

Mevlana Müşriklerin şaşı olduğunu da ileri sürüyor.

Mesnevisinin 16771. beytinde: “Hud hem o büved ahirin ve evvelin / Şirkra cüz

ez dide-i ahvel mebin!” yani evvelkileri de sonrakileri de yaratan kendisi 0

Allah’tır. Şirki şaşı gözden başka görme” diyor.

İşte gördüğümüz gibi Mevlana budur. Onun yoldan çıkmış

insanları yola almak için söylediği müsamahakar sözlerini yanlış anlayıp

Müslümanlığımızı gevşetmeyelim.

(1) Kalem suresi ayet 51