Bir kısım insanlar, hatta bazı Müslümanlar görüş isabetinin
inançla alakalı olmadığını sanırlar. Halbuki Peygamberimiz (sas): “Mü’minin
ferasetine (isabetli görüşüne) sığının; çünkü o Allah’ın ışığıyla bakar”
buyurmaktadır. Mevlana da Peygamberimizin bu emrine uyarak olacak ki Allah’ın
nuruyla, yani Allah inancının vereceği nur ile bakmayanların gerçeği
göremeyeceklerini açıklamaktadır. Mesnevisinin 1330-31. beyitlerinde şöyle
demektedir: “Mü’min er yenzur binurihi nebüüd / Ğayb mü’min ra birehne çun
nümüüd” yani “Eğer mü’min (inançlı kimse) Allah inancı nuriyle bakmazsa gizli
hakikatler nasıl ona açık olarak görünsün ”
“Sen Allah’ın ateşiyle (nefisle) bakıyorsun da iyiliği
kötülükten ayırt edemiyorsun” diyor.
Şu halde Mevlana bize Allah’ın ışığıyla aydınlanmamızı,
ondan sonra tabiata, eşyaya ve olaylara bakıp onların arkasındaki sebeplerini
anlamamızı tavsiye ediyor. İlahi inanç nuruyla bakmadan olayların arkasındaki
gerçeklerin görülemeyeceğini açıklıyor.
Nazar konusu da bazılarınca şüphe ile karşılanır; yani göz
değmesine ve bu yüzden kişilerin hasta olması veya kazaya uğramasına inanmakta
tereddüt edenler, hatta inkar edenler vardır. İşte Mevlana bu gerçeği açıkça
ortaya koyarak şöyle diyor:
“Kendindeki Tavus kanadına bakma da ayaklarına dikkat et ki
kötü göz sana pusu kurmasın; yani kendi kendine nazar değdirmeyesin. Kötü
gözlerin tesiriyle koca bir dağ yerinden oynar; Kur’an’dan “Yuzlikuneke(1)”
ayetini oku da anla. Dağ gibi kavi olan Ahmed (hz. Muhammed) yağmursuz ve
çamursuz bir yolda nazarın tesiriyle kaydı. Rusulullah bu kayma nedir Ben bu
hali sebepsiz görmüyorum (dedi). Nihayet ayet geldi de o hal sana müşriklerin
kötü gözünden erişti diye uyardı. Eğer o nazar senden başkasına değseydi o anda
ölür, gözün avlaması gücü yok ederdi.
Mevlana Kafirleri insan yerine de koymuyor. Mesnevisinin
1012 ve 1013. beytinde aynen şöyle ifade ediyor:
“Ger be suret ademi budi / Ahmed ve bucehil hud yeksan budi”
“Nakış ber divar misli ademest / binger ez suret! Çi çiz o gümest” Yani eğer
suret ile insanlık olsaydı Ahmed (Hz. Muhammed) ile Ebucehil bir idi. Duvar
üzerinde nakış adam gibidir ama gözünü suretten çek! Nedir o Bir hiç” diyor.
Mevlana Cehennemden şüphe edenleri de uyarıyor ve
Mesnevisinin 901. beytinde:
“Zi ateş_i şehvet ne suzed ehli din / Bakıyanra bedre ta
ka’ri zemin” -yani din ehli şehvet ateşinden dolayı yanmaz; diğerleri ise yerin
derinliklerinde esirdir- diyor.
Bilindiği gibi yerin derinliği yani merkezi 7500 dereceli
ateştir.
Mevlana Peygamberin getirdiklerini inkar edenlere MURDAR
diyor. Mesnevisinin 13526. beytinde malen:
“İnkarcılar öğütçülerin örneklerine gülüp eğlendiler”
dedikten sonra onları adeta karşısına alarak 13527. beytinde: “Sen istersen gül
eğlen; ne kadar istersen yaşa. Ey murdar ne kadar yaşayacaksın ” ifadesini
kullanıyor.
Mevlana Müşriklerin şaşı olduğunu da ileri sürüyor.
Mesnevisinin 16771. beytinde: “Hud hem o büved ahirin ve evvelin / Şirkra cüz
ez dide-i ahvel mebin!” yani evvelkileri de sonrakileri de yaratan kendisi 0
Allah’tır. Şirki şaşı gözden başka görme” diyor.
İşte gördüğümüz gibi Mevlana budur. Onun yoldan çıkmış
insanları yola almak için söylediği müsamahakar sözlerini yanlış anlayıp
Müslümanlığımızı gevşetmeyelim.
(1) Kalem suresi ayet 51