Mevlanadan Bahçıvan Dayağı Hikâyesi (1)

Abone Ol

“BİR BAHÇIVANIN SUFİ, FAKİH, ALEVİDEN İBARET ÜÇ KİŞİYİ BİRBİRİNDEN  AYIRIP TENHÂ BIRAKMASI”

Mesnevi tercümesi Tahir’ül-Mevleviye aittir, beyitlerin numarası da ona aittir.

6115- “Bir bahçıvan bağa bakınca, bağında hırsız gibi üç kişi gördü.”

6116- “Bunlar biri fakih, yani, hoca, biri şerif, yani, seyyid, biri de sôfi, yani derviş idiler ki her biri vefâ etmez ve hak tanımaz kimselerdi.”

6117- “Dedi ki; bunlara karşı benim yüz hüccetim var amma toplu bulunuyorlar, cemâat ise rahmettir.”

6118- “Yalnız başıma üç kişi ile uğraşamam. Evvelâ onları birbirinden ayırayım.”

6119- “Her birini bir tarafa atayım, yalnız kalınca hepsinin bıyıklarını yolayım.”

6120- “Arkadaşlarının sôfiye karşı muhabbetlerini bozmak için onu yola çıkardı.”

6121- “Sôfiye dedi ki eve git de bu arkadaşlar için bir kilim getir.”

6122- “Sôfi gitti. Bahçıvan iki arkadaşa gizlice dedi: Ey fâkih; Sen âlim bir zâtsın, bu da meşhur ve maruf bir seyyiddir.”

6123- “Biz senin fetvân ile ekmek yiyoruz ve senin ilmin kanadıyla uçuyoruz.”

6124- “Bu  zât-ı şerif ise sultânımızın şehzâdesidir, hânedân-ı Mustafadan bir seyyiddir.”

6125- “O âdi  ve obur sôfi kim oluyor ki sizin gibi sultanlarla berâber bulunuyor.”

6126- “O gelince hemen pamuk gibi atınız, bir hafta benim bahçem ve tarlamda misâfir olunuz.”

6127- “Ey benim sağ gözüm mesâbesinde bulunan fakih ile şerif, bağ nedir, benim cânım sizindir.”

6128- “Onlara vesvese verdi ve aldattı. Halbuki arkadaşlardan ayrılık yakışmaz.”

6129- “Sôfiyi yola çıkardılar, yani, kovdular. O da kalkıp gitti. Onun hasmı bulunan bahçıvan da koca bir sopa ile izinden yürüdü ve yetişti.”

6130- “Dedi ki: hey köpek, sôfilik ve dervişlik bu mudur ki çabucak gelir, mücâdele ve hırsızlık için bizim bağa girersin ”

6131-  Bunu sana Cüneyd mi, Bâyezid mi gösterdi, hangi şeyhten ve hangi pirden sana vâsıl oldu ”

6132- “Yalnız bulduğu için sôfiyi tepeledi. Onu yarı ölmüş bir hâle getirdi ve kafasını yardı.”

6133- “Sôfi dedi ki benim cezâm geçti. Lâkin hey arkadaşlar kendinizi iyi muhafaza ediniz.”

6134- “Beni yabancı ve ağyâr bilmiştiniz. Haberiniz olsun bu keratadan daha ağyâr değilim.”

6135- Benim yediğim bu dayağı siz de yiyeceksiniz. Böyle bir şerbet her alçak kimsenin cezâsıdır.”

6136- “Bu dünyâ dağ gibidir, senin sözlerin akis tarikiyle senin tarafına gelir.”

Devamı yarın