Mesleki eğitimde planlama

Abone Ol

Ülke sorunlarına anlık kararlarla çözüm bulunamayacağını sorumluluk mevkiinde olanların bildiklerinden eminim. Ancak, bir konunun bilinmesi ile uygulama farklılık arz edebiliyor. Özellikle eğitim alanında son yıllarda köklü değişiklikler yapıldı. Bunların ne kadarı gerekliydi, ne kadarı yapmış olmak için yapıldı çok geçmeden görülecek olduğu için şimdiden karamsar bir tablo çizmeyi uygun bulmuyorum. Özellikle ortaöğretimde yapılanların ciddi sıkıntılara yol açacağını düşünüyorum.

Her nedense düz liselerin kapatılmasına karar verilince bu liselerin büyük bir bölümü meslek liselerine dönüştü, geriye kalanları da Anadolu lisesi olarak isimlendirildi. Yapılan iş sadece isim değişiklinden ibaret kaldı. Böyle olunca da meslek liselerinin sayısı bir anda Anadolu liselerini birkaç katlamış oldu. Zorunlu eğitimin kesintisiz olarak 8 yıla çıkartılması ile meslek okullarının pek çoğunun kapısına kilit vurulmuş olmasının yanlışlığını bu köşede dile getirmiş, özellikle ortaöğretimde ortaokuldan başlayan ve liseyi de içine alan bir mesleki eğitime ülkenin ihtiyacı olduğuna vurgu yapmaya çalışmıştım. 28 Şubat sürecinde darbecilerin imam hatip düşmanlığı sebebiyle bastırması sonucu meslek okullarının orta kısımları kapanmış, böyle olunca da meslek liselerinin büyük ölçüde önü kesilmişti. Neticede ülkemizde kalifiye ara eleman ihtiyacı ortaya çıkmış, ustalar yanlarında mesleklerini öğretecekleri çırak bulamaz hale gelmişlerdi. Kesintisiz eğitim kesintili hale getirilmekle bu alandaki bazı sorunlara son verilmiş, bu defa da ülkenin hangi alanda meslek lisesi mezununa ihtiyaç olduğunun araştırması yapılmadan düz liseler meslek liselerine çevriliverdi. Bu arada özellikle sağlık meslek liselerinde de bir patlama yaşanıyor. Yarın bu okullardan mezun olanlar nerelerde istihdam edilecek bilinmiyor. Kısacası öyle bir noktaya gelindi ki geçen seneye kadar düz lise olan okul, bir kararla meslek lisesine dönüştürüldü. Fakat kayıt yaptıracak öğrenci bulunamayınca bu defa çok programlı lisede karar kılındı.

Bir ilçemizin iki beldesinde birer lise bulunurken bu liselerden birisi kız meslek lisesine diğeri de sağlık meslek lisesine dönüştürüldü. Bir Anadolu, üç düz liseye sahip olan bir ilçemiz bugün sadece bir Anadolu lisesi, bir imam-hatip ortaokulu ve lisesi ile üç meslek lisesine sahip oldu. Daha evvel de belirttiğim gibi meslek liseleri alt yapıya sahip olmadığı sürece gerçek fonksiyonuna sahip olmaz. Çünkü gerekli atölye ve laboratuar ile yeterli öğretmene sahip olmayan meslek liseleri hem düz lise vasfını yitiriyor hem de meslek lisesi olarak öğrencilerini belli bir meslek dalında yetiştirmede yetersiz kalacaktır.

Bu konuda bir gazete haberi işin vahametine dikkat çekiyordu. Haberde daha önce her ilçede açmış olmak için açılmış olan meslek yüksek okullarına bazı dallarda ihtiyaç olmadığı, bu dallardan mezun olacak öğrencilerin ileride işsiz kalacakları belirtiliyordu. Yani; geçmişte plansız programsız olarak açılmış olan meslek yüksek okullarında yaşanan yanlış şimdilerde ortaöğretimde yaşanacağa benziyor. Özellikle eğitimde atılan adımların bir plan ve program dâhilinde atılması, desinler diye hareket edilmemesi gerekiyor.

Sayın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın samimiyetinden hiç şüphem yok ama eğitim alanında atılan adımlar bir plana dayanmadığı görüntüsü veriyor. Bu telkin kimlerden geliyor bilemem ama eğitimde işler giderek karışıyor. Çünkü daha önce çeşitli konularda yapılan bazı açıklamalardan da geri adım atılmak zorunda kalınışı Sayın Bakan’ı bürokratlarının tam olarak bilgilendirmediği kanaati oluşturuyor. Bu arada özellikle eğitimin bir takım siyasi mülahazalara alet edilmemesi gerektiğini bilmem hatırlatmaya gerek var mı Eğitimde amaç ülke ihtiyacını karşılayacak kalifiye ve eğitimli gençlik yetiştirmek olmalıdır. Bir önceki yanlışı düzeltmek için yeni bir yanlışa düşmemek gerekir. 28 Şubat dayatması ile eğitime verilen şekil yanlıştı ama bu yanlış düzeltilirken yeni yanlışlar gündeme gelecekse bundan ülke zarar görür.