Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi Onların
kötü planlarını boşa çıkarmadı mı Onların üstüne sürü sürü kuşlar gönderdi. O
kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. Böylece
Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. (Fil Suresi 1-5)
Yüzyıllar önce şahit olunan bir mucizenin belgesidir bu
sure. Maddi tüm güçleri elinde bulunduran süper güç Ebrehe nin Kâbe ye
yürümesini fakat hain planını uygulayamadan, Ebabil kuşlarının taşıdığı
pişirilmiş taşlarla yenik ekin sapına çevrilerek helak oluşunu anlatan bir
sure...
Bugünlerde Ebabil ve Yenik ekin tarlası kelimelerini
yeniden duyduk. Duyduk ve Ebrehelerin sonunu bildiğimiz için heyecana kapıldık.
Evet, duymaya alıştığımız bir başlık günler öncesinde
yine manşetlere atıldı: İsrail Gazze ye bomba yağdırıyor... Ardından hep
gördüğümüz ve geceleri uykularımızı kaçıran, yediğimiz lokmaları ve
konuştuğumuz kelimeleri boğazımıza dizen fotoğraflar dönmeye başladı
haberlerde, internette. Henüz yaşına girmemişken kefenlenmiş bebeklerin masum
yüzü, hem eşini hem çocuğunu kaybetmiş bir babanın onlara sarılırken
kollarındaki mecalsizlik, kim bilir kaçıncı oğlunu şehit vermiş bir annenin
sessiz çığlığı... Şüphesiz Filistin dediğimiz zaman hepimizin gözünde böylesi
resimler canlanır.
Fakat bu yeni İntifada ile birlikte çok daha farklı resim
ve haberleri de görmeye başladık ELHAMDÜLILLAH. En can alıcı ve yürek sarsıcı
haber şuydu, beş tane Filistin mücahidinin, beş tane yiğit Kassam Tugayının
denizden yüzerek İsrail üssüne sızması ve büyük Ebrehe nin, büyük şeytanın
yüreğine korku salması! Hele bir de denizin üzerinde, ellerinde silahlarıyla
çekilmiş fotoğrafları var ki, her gördüğümüzde Akdeniz in mavisine bir yiğit
düştü diye haykırmak geliyor içimizden!...
Evet, bu kez farklı her şey. Haberler farklı, resimler
farklı, hele umutlar; hiç olmadığı kadar farklı. Yine hepimiz Gazze ye
bakıyoruz, yine tüm gözler Filistin de ama bu kez yüzümüz gülerek ve yıllardır
Siyonizm için öfkeyle kabaran yüreğimize su serpilerek bakıyoruz.
Çünkü Tel Aviv de sirenler çalıyor günlerdir. Resmen
kendi sirenleri sonun geldi ey bozguncu diye kulaklarını dolduruyor. Çünkü
tüm askeri üsleri ve tüm savaş araçları bombalanıyor bir bir. Üstelik Ebabil
adı verilen füzelerle. Çünkü daha bomba üzerlerinde düşmeden sığınaklarına
gizleniyor korkaklar ve çıkamıyorlar oradan. Çıkamazlar çünkü onlar tarihin en
korkak milleti! Çıkamazlar çünkü Gazzeli çocukların sokaklara dökülüp Vur vur,
Tel Aviv i vur diye haykıran heyecanını biliyorlar. Çıkamazlar çünkü oğlunu
yeni şehit vermiş annenin On tane oğlum olsa, onunu da veririm bu davaya
diyecek kadar büyük yürekli olduğunu biliyorlar. Çıkamazlar çünkü bir babanın,
daha onbeşine girmemiş oğlunu gösterip Bir oğlumu yeni şehit verdim ama daha
üç tane var, işte bu oğlumu da hemen götürüp Kassam Tugaylarına teslim
edeceğim deyişini duyuyorlar...
Ve duyuyorlar mücahitlerimizin kendilerine moral (!)
vermek için hazırlayıp gönderdiği videoları Çok uzağa kaç İsrail diye uyarı
yaptıklarını. GSM operatörlerini hackleyerek herkese Bomba bu gece senin evine
geliyor diye mesaj attıklarını. Hatta korkaklıklarını yüzlerine vurdukları
İbranice marşlar yapıp, tüm Siyonistlere izlettiklerini...
Biz, tüm bu hazırlıkları ne ara ve hangi şartlarda
yaptıklarına şaşırırken, onlar kilometrelerce uzağa füze yollayarak bizi
şaşırtmaya devam ediyor. İsrail in füzesavar sistemi Demir kubbe aldığı cihad
darbeleriyle delikli süzgece dönerek iş görmez hale geliyor
Haber üstüne haber, müjde üstüne müjde... Kim inanırdı
Filistin in insansız hava aracı diye bir haber duyacağına! Şimdiye kadar
atabildiği füzelerin menzilinin 45-50 km olduğu Hamas ın şimdilerde 150 km
menzilli füzelerle Tel Aviv i vuracağına kim inanırdı Çok değil bir hafta
içinde bunları yaşattı Rabbimiz bize şükürler olsun. İsrail için tüm dünya dile
gelmiş, Kassam Tugaylarından savunmalarını durdurmasını istiyor. Hamas Bu
savaşı biz başlatmadık ama bitişine İsrail karar vermeyecek! diyor; İsrail,
korkudan titriyor!
İşte Filistin yine direniyor. Fakat o nasıl bir direniş
O nasıl destansı bir İntifada Yıllardır kirli elleriyle koparamadıkları sabır
gülleri nasıl filizlendi şimdi Yardımcısı Allah olanın galibiyeti nasıl mutlak
olmazdı Onlar savaş halinde bile (üstelik nafile) oruçlarını, gece
namazlarını, yüreklerine bastıkları Kur anlarını bırakmadıkça Allah nasıl
yardımcıları olmazdı Bedrin aslanlarını üç bin melekle destekleyen Cenab-ı
Hak, onlara nasıl destek olmazdı Tüm maddi imkânsızlıklara rağmen ilahi
yardımcılarıyla Çanakkale yi geçilmez yapan ve düşmanı denize gömen Rahman,
İsrail i de Filistin e gömmez miydi Kibirlenen, maddi gücüne güvenen süper güç
Ebrehe yi tüm dünyanın önünde rezil rüsva etmez miydi Milyonlarca ananın
ahını, babanın bedduasını alan, zulmüyle Firavun a bile önünde diz çöktüren eli
kanlı Siyonizm i kendi çukuruna gömmez miydi Tuzaklarını başlarına geçirip
aşağılık duruma düşürmez miydi Nice az topluluklar vardır ki, nice çok
topluluklara galip gelmiştir (2/249) diye müjde veren ve tarihi, bu müjdenin
destanlarıyla süsleyen O, Filistinli mücahitlere zafer nasip etmez miydi
Evet, tarih 2014. Yine bir Ramazan, yine Müslümanlara bir
fetih! Bizler olduğumuz yerde sayalım ve yalnızca izleyelim olanları.
Yöneticilerimiz koltuk korkularından sevdalarından, gündemlerine bile
almasınlar yaşananları. Kimilerinin hiç umurunda bile olmazken kimileri
Filistin konusunda tarafsız olunması gerektiğini söylesin. Kimileri de icraat
makamında olmalarına rağmen bir köy derneğinin bile yapabileceği şekilde
kınayıp geçsin. Çocuklarımız dünya haritasında Filistin diye bir yer olduğunu
hâlâ bilmesinler. Anneler sahura hazırlayacakları yemeği dert ettikleri kadar
Gazze yi dert etmesinler kendilerine. Babalar Biz de zamanında çok koşturduk
lafının altına bir kez daha sığınıp, yanı başlarındaki kınama programlarına
bile gitmesinler. İftar sofralarımızın baş tacı hâlâ kola olsun. Gazze
saldırıları ile aynı zamana denk gelen futbol maçları bizi daha çok
ilgilendirsin. Neredeyse tek yapabildiğimiz şey olan Facebook ve Twitter
paylaşımlarımızın bile içeriğini Kudüs müdafası değil Dünya kupası oluştursun
***
Filistin kazanıyor! Yıllardır olduğu gibi şimdi yine
kazanıyor ve oradaki bir avuç insan, hepimizin başının belası olan vampir
Siyonizm i tarih sahnesinden siliyor. Velev ki, yüzlerce şehitleri, binlerce
yaralıları olsun, velev ki yıkılmamış haneleri, hastaneleri kalmasın Gazze
diye bir yerde onurlu bir savaş veriliyor. Filistin diye bir yerde lanetli bir
kavim tarihte bilmem kaçıncı kez yeniden denize gömülüyor. Filistin tüm
insanlığın sesi olmuş, Kahhar olan Rahman ın tecellisi olmuş haykırıyor bu
vampirlere; Mesele basit, gebereceksiniz!