Merkez Bankası IMF'nin arka bahçesi mi?

Abone Ol

Evet, ünlü şairimiz Arif Nihat Asya yıllar öncesindeki bir şiirinde, "Bir kör geçti, bir kör daha, bir kör daha " şeklinde, adeta günümüzü anlatmış. AKP iktidarı da gelip-geçiyor ama ülke ekonomisinin durumu ile vatandaşın hâli hiç değişmiyor. Değişmemek bir yana, her geçen gün daha kötüye gidiyor

Neden kötüye gidiyor

Çünkü gelen iktidarlar şairimizin dediği gibi sadece kör değil; aynı zamanda sağır ve de dilsiz

Oysa, Merkez Bankası Başkanı değişimi vesilesiyle bu hafta ele aldığımız Merkez Bankası, para politikaları ile ülke ekonomisinde neler yapılabilir neler. Ama bunu yapabilmek için her şeyden önce hak ve hakikatler karşısında kör, sağır ve dilsiz olmamak gerekiyor. "Kör ve sağırlar birbirini ağırlar" tekerlemesi, "her gelen bir öncekinin politikalarını aynen uygular" şekline dönüşürcesine, aynen devam ediyor!.. Kim gelirse gelsin, Merkez Bankası ekonomi ve para politikalarında hiçbir şey değişmiyor; IMF ile devam!..

*

Merkez Bankası ne yaptı

1- Merkez Bankası Türk Lirasını dolar karşısında çok daha değerli hâle getirdi. Evet, bu iyi bir iştir ama bu parayı ülke lehine kullanırsanız iyidir, kullanmazsanız sadece ülke ihracatını baltalar ve cari açığın daha da artmasına sebebiyet verirsiniz. Ambarınızda elma var ama yemiyor ve açlıktan ölüyorsunuz. Cenazenizi kılarken çürüyen elmaları da mezarınıza döküyorlar. Merkez Bankası nın yaptığı iyilik işte bu tür iyiliktir.

2- Merkez Bankası enflasyonu düşürdü, doğrudur. Merkez Bankası nın uyguladığı basit para politikası sayesinde para değeri ile enflasyonu paralel tutması gerekir. Enflasyon varken para değeri yükselirse ortada üretim azalması vardır demektir. Uygulanan Merkez Bankası ekonomi politikaları ile üretim düşüyorsa, bunu başarı değil de, başarısızlık olarak görebiliriz. Hastanın tansiyonu normal ama ağrıları artmış gibi bir şey.

*

Merkez Bankası ne yapılmalıdır

1- Merkez Bankası aniden bir hamle yapmalı, doları 2 YTL seviyesine birden çıkarmalı ve getiren herkesten dolar almaya başlamalıdır.

2- Merkez Bankası ondan sonra her hafta doları 1 kuruş düşürecektir. Böyle devam edecek ve doları elli hafta içinde 1.5 YTL ye kadar düşürecektir.

3- Merkez Bankası elde ettiği dolarlarla ülkenin kronikleşen dış borçlarını tasfiye edecektir. Böylece dış borçlar ödenmiş olacak, bu sayede bütçenin geliri yüzde yüz artacaktır.

4- Merkez Bankası bu operasyonları yaptığında ne olacaktır TCMB nın bu politikaları ile elde edilen bu paralarla devlet yatırım yapacak; yatırımlar sayesinde işsiz ve aşsız insanımız kalmayacaktır.

İşte bunları taahhüt eden "Merkez Bankası Başkanı"nı atayan iktidar Türkiye yi kurtarabilir.

*

MB de IMF yi eleştirmek yasak!

İlim ve ihlas, yani salim akıl için yol birdir. Elhamdülillah, akl-ı selim yoluyla ürettiğimiz düşüncelerde yalnız değiliz. Bu haftaki yazılarıma Merkez Bankası ile ilgili bazı gazete haber ve yorumları ile başlamıştım. Yazımı Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk ün, konu ile ilgili "Merkez Bankası nda IMF yi eleştirmek yasak mı " başlıklı haber-yorumundan bazı alıntılarla bitiriyorum:

"Merkez Bankası başkan yardımcılığı için ismi geçen Dr. İbrahim Turhan bir çırpıda piyasa düşmanı ilan edildi. Ünlü tarihçi Braudel, Akdeniz adlı eserinde kapitalizmi piyasa düşmanı olarak tanımlar. Düne kadar Marksizm in erdemlerinden dem vuran medyadaki bazı kalemler bilmezden gelebilir, ancak gerçekten de yönlendirilmeyen piyasaların sonu vahşi kapitalizmdir... Dr. Turhan ın piyasaya müdahale edilmesi taraftarı olduğu, IMF yi krize neden olmakla suçladığı, özelleştirmelere dikkat edilmezse sonuçların zararlı olabileceğine dair görüş ve değerlendirmeleri, kafayı köşe dönmekle bozmuş birtakım eski tüfeklerin içindeki fikir faşizmini hortlattı... 2001 krizinde olduğu gibi adeta yine ithal adam arayışı içinde olanlar var Çalışan piyasaların inşa edilmesi için piyasaların önünü açan ticari, finansal, mali ve kamudaki diğer bir dizi tamamlayıcı reformun yapılması gerektiği açıktır. Ancak IMF burada [engel olarak] durmaktadır...

Türkiye de de 2001 krizine giden süreçte IMF baş aktör olarak seyirci kalmakla yetinmedi, yanlıştan dönülmesine de ısrarla karşı çıktı. O dönemde Merkez Bankası nda IMF ciler vardı da Türkiye nin başı göğe mi değdi .. Bu kadar büyük bir yıkımdan sonra "Keşke o zaman orada ezberi bozan, millî duruş sergileyen, basiretli insanlar olsaydı" diye hayıflanmak varken, bankada çalışmak için hâlâ kişilerin beynini vestiyere bırakması isteniyor. Merkez Bankası, IMF nin arka bahçesi ve operasyon yeri mi, yoksa milletin bir kurumu mudur 28 Şubat sürecinde Meclis e yapılan dayatma şimdi birtakım kurumlar ve kurullar aracılığı ile uluslararası kuruluşlara mı ihale edilmek isteniyor .. Ancak bu aşiret mantığı nedeniyle ülke talan ediliyor, kaybeden halkımız oluyor." (Zaman, 24.03.2006)

Hâsılı, AKP iktidarı döneminde de değişen bir şey yok ve bu durum karşısında bizler Arif Nihat Asya nın "Bir kör geçti, bir kör daha, bir kör daha " şiirini sabahlara kadar okuyarak avunabiliriz!..