Yıl; 1989
Yer; TBMM merdivenleri...
Olağanüstü bir gün
İki kişi ağır adımlarla merdivenleri tırmanırken biri
ötekinin kulağına eğilerek şunu söylüyor;
- Hazırlan, yeni görev senin!
Bu cümleyi ifade eden Türkiye Cumhuriyeti nin yeni
Cumhurbaşkanı Turgut Özal, muhatabı ise yemin töreni için kendisini karşılayan
TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut tur
Özal ın yeni görev dediği de ANAP Genel Başkanlığı
Başbakanlık makamıdır
***
Turgut Özal, 31 Ekim 1989 da Meclis te cumhurbaşkanı
olarak seçildikten sonra 9 Kasım da Çankaya Köşkü ne çıkıp görevine başladı.
Ancak bir işaret bekleniyordu, Özal dan
Zira, ANAP ın kurt isimleri pusu daydı; Mesut Yılmaz,
Hasan Celal Güzel, Mustafa Taşar, Halil Şıvgın, Namık Kemal Zeybek in de içinde
bulunduğu büyük Türk büyükleri! Özal dan işaret bekliyordu.
Başbakanlık işareti
Her önemli isim, çevresine kendisinin Başbakanlık
koltuğuna yakışacağını ima ediyor, baskı guruplarını devreye sokuyor, olmadık
taklalar atıyordu.
Özal ın, boşalttığı koltuk için isim belirlememesi
durumunda, ANAP kongresinde kaos yaşanması ufukta görünüyordu.
Meclis Başkanı Yıldırım Akbulut, bu sıkıntıyı Turgut
Özal a anlatmış ve kısa sürede kararını açıklamasını istemişti.
Ancak Özal, sadece dinlemekle yetinmişti.
Cumhurbaşkanı nın Meclis te yemin etme günü gelmişti
ancak belirsizlik hâlâ sürüyordu.
Özal, 18 isim üzerinde bir anket yaptırmıştı ancak bunun
sonucu da bilinmiyordu.
Yıldırım Akbulut, Özal Meclis e geldiğinde merasim
kıtasını selamladıktan sonra birlikte merdivenlerden çıkarken bu sıkıntıyı
tekrar kendisine aktardı.
O anı ve sonrasını Özal ın kendisini genel başkan ve
dolayısıyla başbakan olarak seçtiği Yıldırım Akbulut, yıllar sonra şöyle
anlatmıştı:
Bana orada hükümeti sen kuracaksın dedi. Birlikte
genel kurul salonuna girdik. O yemin ederken ben de hem Meclis Başkanı hem
Başbakan olarak yanında durup yemin etmesini izledim. Ama herkes benim Meclis
Başkanı olarak yemini izlediğimi düşünüyordu. Yeminden sonra istifamı verdim ve
Bakanlar Kurulu listesini hazırlayarak hemen onaylattım.
***
Burada Özal ın nasıl Cumhurbaşkanı seçildiğini de kısaca
ifade edelim;
Turgut Özal 1989 daki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday
oldu. Sosyaldemokrat Halkçı Parti ve Doğru Yol Partisi Meclis e girmeyerek
seçimi boykot etti. İlk turda Turgut Özal 247, ANAP Burdur Milletvekili Fethi
Çelikbaş 18 oy aldı. 17 oy boş çıkarken 3 oy geçersiz sayıldı. İkinci turunda
284 milletvekilinin katıldığı oylamada adaylardan Başbakan Turgut Özal 256 oy
alırken, Çelikbaş 17 oy aldı. 2 oy geçersiz sayılırken 9 oy boş çıktı. 31 Ekim
1989 tarihinde gene muhalefetin katılmadığı 3. tur oylamasında Turgut Özal 263
oy alarak Türkiye Cumhuriyeti nin 8 inci Cumhurbaşkanı oldu. 9 Kasım 1989
tarihinde resmi olarak görevine başladı.
Şimdi ise bambaşka bir atmosfer var; Cumhurbaşkanını ilk
kez halk seçecek
***
Günümüz konjoktürü ile ne kadar benzer bilemem ama
Yıldırım Akbulut un, vakti zamanında bu satırların yazarına söylediği şu birkaç
cümleyi de aktarayım size;
Rahmetli Özal, Çankaya ya cumhurbaşkanı olarak çıktığı
zaman bana özel olarak şunları söylemişti. Bunu ilk kez aktarıyorum. Her
devletin doğup, büyüyüp, öldüğü gibi siyasi partiler de doğarlar, büyürler ve
ölürler. ANAP şimdi öldü . Özal bana böyle dedi ama öldü dediği partinin
başına da beni geçirdi.
Nasıl anlarsanız artık
***
Hülâsa;
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisi tarafından
Cumhurbaşkanı adayı gösterildi.
Erdoğan ın Cumhurbaşkanı seçilip seçilmeyeceğine halk
karar verecek.
Ancak Erdoğan dan sonra AKP nin ve Bakanlar Kurulu nun
(Başbakanlık) dümenine kimin geçeceği bugün ve de yarının en önemli gündem
maddesi..
Ne dersiniz;
Bir merdiven diyalogu daha yaşanacak mı
GİZLİ BELGE VE BİLGİLER
Söz Turgut Özal dan açılmışken
Gazeteci Emin Çölaşan, merhum Turgut Özal ilişkisiyle
ilgili çok önemli bir anekdotu burada aktarmak istiyorum...
Anekdotu bu satırların yazarına anlatan, devletin en üst
makamlarında bulunmuş, gizli belgelere vakıf olmuş, mahrem bilgi ve belgelerin
elinin altından geçtiği biri... Devletin güvenini kazanmış bir isim...
Turgut Özal ın da bir dönem çok sevdiği ve kendisini önemli
bir savaş enstrümanıyla andığı, çevresine de bu şekilde lanse bir isim..
Bu önemli isim, sabah makamında gazeteleri okurken
telefonu çalar..
Arayan gazeteci Emin Çölaşan dır...
Abi, bir çayını içmeye gelebilir miyim
Önemli isim, Çölaşan a randevu verir...
Çölaşan bir süre sonra Ankara nın en merkezi yerinde
bulunan binanın ilgili katındadır..
Hemen söze başlar..
Abi, çok önemli mevkidesin, dostluğumuz var. Bundan
böyle zaman zaman bize de bazı bilgi ve belgeler versen, önemli bazı olaylardan
öncesinden haberimiz olsa...
Önemli isim, Çölaşan ı dinledikten sonra bir noktanın
altını çizer;
Emin bak seni severim ama bunlar benim kendi
inisiyatifimle yapacağım işler değil. Netice olarak biz de bir devlet
memuruyuz Ama sana bir yol göstereyim Turgut bey (merhum Turgut Özal) beni
telefonla arayıp bu yönde talimat versin, hay hay...
Görüşme biter..
**
Aradan birkaç gün geçer...
Önemli isim makamında otururken, telefonu çalar..
Arayan Turgut Özal dır...
......bey, sizden ricam, Emin (Çölaşan) beye yardımcı
olunuz. İstediği ne varsa veriniz. Bizim arkadaşımızdır, güvendiğimiz bir
isimdir. Elimizden ne gelirse yapalım...
Önemli isim, Başüstüne der ve telefonu kapatır...
Bir süre sonra telefonu yine çalar..
Bu kez arayan Süleyman Demirel dir...
Emin (Çölaşan) beye yardımcı olursanız sevinirim...
Bu önemli isimle, Süleyman Demirel in de geçmişte önemli
dostlukları olmuştur...
Çölaşan, sadece dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal a
değil, işini sağlama almak için o zaman yasaklı lider Süleyman Demirel e de
telefon ettirmiştir...
Ve bu görüşmelerin ardından Çölaşan da ayrıcalıklı
gazeteciler listesine alınmıştır...
Bu önemli isim şimdi ne mi yapıyor
Şu kadarını söylemek yeterli mi
O, her zaman gündemde...
Çevrenize şöyle bir baktığınızda göreceksiniz.
NOT: Bugün 2
Temmuz 2014, Çarşamba 1) Emekliler yılda 15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam
ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat
ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni
ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde
kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf
Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!