İyi Parti Meral Akşener ’in Genel Başkanlığı’nda resmen kuruldu.
Kadroya baktığımız zaman öyle sürpriz isimlerin olmadığını söylemek mümkün. Çoğunlukla MHP ’de kendine yer bulamayanlar, bir bakıma bu partiden dışlananlar ya da -politik eleştiriler sebebiyle- kendi iradesiyle ayrılanlar göze çarpmakta. Elbette, bugüne kadar duyulmadık, dışardan isimlerin de olduğunu söyleyelim.
Benim dikkatimi çeken ise partinin ismi ve sloganı.
Partinin ismi İyi Parti.
Başlıca sloganlarından biri ise şu; Türkiye ’ye iyi gelecek!
Bu sloganı bir yerlerden hatırladınız mı acaba? Efenim, duyamadım!
Acaba, son bir yıldır yayınları ile göz dolduran, hanımların adeta el risalesi olan bir derginin çıkış sloganı olabilir mi?
Daha fazla uzatmadan ve de meraklandırmadan ifade edeyim; aylık olarak, hanımlara yönelik yayınlanan Maaile dergisinin ana sloganı ne biliyor musunuz: Bir olmak bize ‘iyi gelecek’.
İyi Parti’nin sloganı ne: Türkiye’ye iyi gelecek!
Bu kadar mı benzerlik olur!
Meral Hanım’ın Milli Gazete’yi yakından takip ettiğini biliyordum ama Maaile’yi de bu derece, -sloganını kendi partisinin sloganı belirleyecek kadar- mercek altına aldığını itiraf edeyim ben de bilmiyordum.
***
Bu arada…
Milli Gazete’nin hanımlara yönelik olarak hazırladığı ama erkeklerin de ellerinden düşüremediği aylık aile dergisi Maaile bugünlerde 2. yaşına girmek üzere.
Derginin editörü Elif Örs ve ekibi tebrikleri şimdiden kabul etmeye başladı bile…
Çok fazla bilgiye sahip değilim ama her zaman olduğu gibi yeni yılda da Maaile’nin sürprizlerine hazır olun!
YÖK BAŞKANI YEKTA SARAÇ’A DÜŞEN İKİ ACİL GÖREV!
1) Üniversiteye giriş sınavı sistemi yenilendi. Ama burada dikkat çeken bir gelişme şu; giriş sınavı İmam Hatip Liseleri’nin ne yazık ki aleyhine. Geçenlerde Mili Gazete konuyu sayfalarına taşıdı. Şöyle ki, açıklanan sistemde sınavın ilk oturumunda başta din kültürü olmak üzere tarih, coğrafya, felsefe testlerinin olmayışı, sözel bölümdeki öğrencileri sınavda geriye düşürüyor. İHL öğrencileri de bundan en çok etkilenenler olacak, maalesef. Felsefe sorularının yer alacağı açıklandı ama buna din kültürü olmak üzere tarih, coğrafyanın da eklenmesi elzem… Bu alanda YÖK’ten gelen açıklamalar ümit verici…
2) YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, yeni sınav sistemini açıklarken, öğrencilerin çalışmalarına ve okula devam etmeleri gerektiğini, soruların milli eğitim müfredatından çıkacağını ifade etti. Buraya kadar güzel! Ama galiba bir sorun var. Sayın Başkan, şu anda lise son sınıflarda doğru dürüst ders işlenmiyor. 30 kişilik sınıflarda okula gelen ve derslere devam eden neredeyse sınıfın üçte biri. Eski gelenek devam ediyor, kısacası. Bir çağrı yapsanız ve şunu deseniz; “Ey okul idarecileri, lütfen öğretmenlere derslere girmesini ve dersleri günü gününe işlemesini söyleyin! Ey öğrenciler, orada burada test çalışma bahanesiyle okulu asma yerine derslerinize devam edin. Zira sınavda bu müfredattan ve bu derslerden, konulardan soru çıkacak…”
TARİHİNİ BİLMEYEN ULUSLARIN COĞRAFYALARINI BAŞKALARI ÇİZER!
Türkiye “Tarih Öğretmenleri Platformu’nun” YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) düzenlemeleri hakkındaki görüşleri şöyle;
* 12.10.2017 tarihinde YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç Bey tarafından açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) bu milletin geleceği olan gençlerin tarih şuuru almalarına, tarih bilinci kazanmalarına kısacası “şuurlu bir gençlik” yetişmesini olumsuz etkileyecektir.
* YKS’de ilk gözümüze çarpan sıkıntılar şu şekildedir;
- Tarih dersinin ilk oturumda olmaması, öğrencilerimizin tarih bilimine ilgisini azaltacaktır.
- Tarih dersinin öneminin azaltılması, uzun vadede nesillerimizin devletine, milletine olan bağlılığı ve güvenini zayıflatacaktır. Ve farklı kaynaklardan tarih eğitimi alınması ülke bütünlüğüne zarar verecektir.
- Tarih öğretmenlerinin istihdamında hâlihazırda sıkıntı yaşandığı için meslektaşlarımız özel sektörden ekmeğini kazanıyorlar. Tarih dersinin öneminin azaltılması, ülkemizde sayısı binlerle ifade edilebilecek olan meslektaşımızın ilerleyen süreçte mesleğini yapamaz hale gelmesine neden olacaktır.
- Nitekim -sınav sistemi bu şekilde olursa- istikbalde; derslerimizde öğretimini yaptığımız Türk töresi, İslam hukuku ve Roma hukukunu bilmeyen hukukçular, Türk devletlerinin tarihsel süreçte izlemiş olduğu politikaları bilmeyen siyaset bilimciler ve diplomatlar yetişecektir.
- Bu ülkenin doktoru, avukatı, mühendisi tarih şuurundan yoksun yetişecektir.
- Okul müfredatlarında yine tarih dersleri olacak ancak siz de takdir edersiniz ki sınav odaklı gençlerimiz sınavda olmayan bir dersi artık dikkate almayacaktır.
* Bu yeni sistem ile nasıl bir hata yapıldığı belki kısa vadede anlaşılmayacaktır. Ancak uzun vadede tarih şuuru almayan nesillerin yaşayacağı/yaşatacağı sorunları millet olarak hep beraber göreceğiz. Yol yakınken bu vahim hatadan dönülüp;
- YKS’de Cumartesi sabah oturumunda sosyal ve fen grubundan da soru sorulması,
- TM alanında tarih dersinin oluşan puana etkisi olması ya da hukuk, siyaset bilimi, kamu yönetimi, psikoloji gibi bölümlerin sözel alana alınması,
- Tarih dersinin her alanda kaynaklık yapan ortak ders olacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
* Unutmayalım ki; “Tarihini bilmeyen ulusların coğrafyalarını başkaları çizer!”
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
2012 yılından beri yayım faaliyetlerini sürdüren Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, e-kitap olarak okuyucuya sunduğu yayınlarını bundan böyle pdf formatında indirilebilir olarak sunmaya başladı. Daha önce sadece internet ortamında okunabilen eserlerin okuyucuların daha rahat istifade etmesini sağlamak üzere filigranlı pdf formatında şahsî bilgisayarlara indirilebilecek şekilde hizmete açıldığını, bu adrese ttp://www.ekitap.yek.gov.tr sayfasından ulaşabileceğinizi,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Müşavirliği’ne Ahmet Faruk Yanardağ’ın getirildiğini, biliyor musunuz?