Menfaatin özel kalemi

Abone Ol

Bir metnin iddiası ne ise gücü de odur.

Yazdıklarım ve de söylediklerim şiirdir ona göre dinleyin demek dinleyiciyi farklı bir kulağa ve moda davet etmektir.

Okuyucu bir metni dinleyerek ya da okuyarak hükmünü kendi içinde veren kişidir.

Bir yıl içerisinde onlarca şiir okursunuz.

Okuduğunuz şiirlerden bazen sadece şairini hatırladığınız olur bazen bir iki dizesini. Kimi zaman da şiir bir bütün bir gövde olarak gelip oturur içinize.

İç odanıza kurulur.

Güzel şiir nedir?

Tanımı her insanın güzellik ve beğeni algısına göre değişse de güzel şiir ortalamanın üstünde beğeni gücüne sahip bir çoğunluk tarafından güzel olduğu noktasında gizli bir uzlaşmaya varılmış olandır.

Şiirde mükemmeliyet yoktur.

Her okuyan bir şiiri kendi dünyasında bir yere çıkarır ya da indirir.

İlk okuduğunuzda içinde bulunduğunuz duruma karşılık gelmeyen bir şiir ikinci ya da üçüncü kez okuduğunuzda düğümlerinizi çözen sizi anlayan bir şiir olabilir.

Antolojiler ve yıllıklar objektif tasnif ve sıralamalar değil, aksine öznel ve sübjektif beğenilerin tezahürüdür. Bir yazarı tanıyor ve seviyorsanız onun kaleminden sadır olacak kusurlar gözünüzde görülmez hale gelebilir. Eksikleri bile sempatiyle geçiştirebilirsiniz. Dost ellerin sürç-ü kalemlerinin arkasında bir hikmet aramaya bile kalkarsınız.

Sevmediğiniz, kendinize mizaç ve fikir olarak uzak bulduğunuz kişilerin marifetleri nazarınızda olabildiğince küçülüp değersizleşir. Onun varlığını kabul etmekte zorlanırsınız.

Niteliksiz ama varsıl, kifayetsiz lakin muktedir ve nüfuzlu kişilerin sanat edebiyat adına ortaya koydukları vasatın altında cılız metinler bile yere göğe sığdırılmaz olur. Marifet bunun neresinde diye boşluğa bakakalırsınız. Bunun adına ne denir bilmem, ama desteklenmiş, duygusal sponsorlu yazarlık demek daha uygun olur.

Çok satan az okunan yazarlardan biri bir şehrimizdeki yazar etkinliğine kendisini referans ve kartvizit desteği ile davet ettirmek istiyor. Kaymakamı ve belediye başkanını devreye sokuyor. Beni çağırın, ben önemli biriyim ve bana daha önceki çağırdıklarınızdan farklı muamele edin, konaklayacağım yerden, ulaşım konforuna kadar titizlik gösterin diye hatırlatmaktan da geri durmuyor. Düşünsel ve duygusal huzuru bozduğu halde kalkıp sırf kendisi için huzur hakkı istemekten de çekinmiyor.

Gücünü yazdığı metnin iddiasından değil, edindiği sözüm ona nüfuzlu çevreden alan bu konjonktür yazarlarının sayısı son zamanlarda bir hayli arttı.

Yazar mı dedim? Çok affedersiniz, yanlış kullandım. Bunlara “kalem” demek daha uygun olur. Özel ve tüzel kalem mesela.

Kim kimin kalemi? Hakikatin kurşun kalemi misin yoksa menfaatin özel kalemi mi?