Menderesin rekorunu egale edenler, aynı bedeli öder miydi?

Abone Ol

Başbakan kürsüde, “Çok partili dönemde merhum Adnan Menderes’in 10 yıl 5 gün kesintisiz iktidarını bu gün egale etmiş bulunmaktayız” diye övünüyor.

Hâlbuki “demokrasi şehidi” Başvekil Adnan Menderes’in o koşullarda yaşadıkları çok farklıydı.

Şimdiki gibi her şey “süt-liman” değildi.

Denilebilir ki, Menderes’in o dönem iktidarda kalması asıl -o şartlar altında- bir rekordur.

“Nicelik” olarak o rekoru egale edebilirsiniz, ama “nitelik” olarak bu mümkün mü

Bir bakalım;

-Ali Adnan Ertekin Menderes bir hukukçuydu. En önemli özelliği ise “İstiklal Madalyası” sahibi olmasıydı.

-Siyasete Cumhuriyet Halk Partisi’nde başladığı söylenir. Aslında politikaya ilk adımını Serbest Cumhuriyet Fırkası’nda atmıştır.

Malum, Cumhuriyet döneminde kurulan ve çok partili siyasal yaşama geçiş yolunda “ikinci” deneme tahtası sayılan Serbest Cumhuriyet Fırkası, Ali Fethi Bey’in, Paris Büyükelçiliği’nden dönüşünde M. Kemal’in önerisi ve onayıyla kurulmuştu. Daha sonra hiç umulmadık bir şekilde halk SCF’ye destek verince, Ali Fethi Bey, partisini apar-topar kapatmıştır.

Menderes, Aydın’da 1930’da, kısa süreli Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın bir kolunu organize eder, partinin kendini feshetmesinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçer.

-CHP içinde muhalif duruş sergiler Menderes. Zira Atatürk’ün ölümünden sonra İnönü, CHP’nin başına geçince, İnönü’nün bütün üretim araçlarının devletleştirilmesine karşı çıkmıştı... En sert çıkışını ise, “çiftçiyi topraklandırma yasası” görüşülürken yapmıştı.

-İnönü’nün Sovyetler Birliği’ndeki gibi tarımı “kolhozlaştırmak” istediğini açıklayarak üç arkadaşıyla birlikte “parti içi muhalefetten” dolayı CHP’den ihraç edilir.

-Celal Bayar, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan’la birlikte Demokrat Parti’yi kurar...

-CHP iktidarında soyulan ve bunalan halk, DP’yi bir umut kapısı olarak görünce, CHP baskın bir seçimle yüzde 85 oy oranı ile kazandığını ilan eder... Ancak “açık oy-gizli tasnif” usulü uygulandığı için seçimler şaibeli olarak tarihteki yerini alır.

-Muhalefete düşen DP bastırınca, seçim yasasındaki “açık oy-gizli tasnif” yasası değişir... DP ikinci seçimde (1950) 13 puan farkla iktidara gelir.

-Menderes’in 10 yıllık başbakanlık döneminde Türk iç ve dış politikasında büyük değişimler yaşanır... Devlete ait otomobiller satılır. Paralara mevcut cumhurbaşkanının resminin basılması uygulaması kaldırılır.

-Menderes’in en önemli icraatı; o döneme kadar Türkçe okunan ezanın asli şekilde okunması olur... Bayar’ın baskısına rağmen, ezan serbest bırakılır.

-Askeri darbe planladıkları gerekçesiyle başta Genelkurmay Başkanı Nafiz Gürman ve üst düzey komuta kademesi olmak üzere 15 general ve 150 albay re’sen emekli edilir.

-1953 yılında CHP’nin tek/parti iktidarı sırasında edindiği tüm mallar haczedilerek, doğrudan hazineye aktarılır. Halkevleri kapatılır ve Köy Enstitüleri Öğretmen Okullarına dönüştürülür.

-Serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verilir. Gelen krediler özellikle tarım alanında kullanılmaya başlanınca, tarımda makineleşme çalışmaları yoğunlaştırılır. Yeni sanayi tesisleri art arda kurulur.

-Gayri Safi Milli Hasıla yılda ortalama yüzde 9 oranında büyür.

-1954’teki seçimle Demokrat Parti, iktidarını yeniler.

-Kıbrıs için için kaynıyordu. EOKA çetesine karşı Menderes’in talimatıyla Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Korgeneral Daniş Karabelen’in önderliğinde Rıza Vuruşkan, Burhan Nalbantoğlu ve Rauf Denktaş tarafından Lefkoşa’da Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu.

-1958’de devalüasyon yapıldı. Dolar 2 liradan 9 liraya çıkarıldı. Menderes’in ekonomik girişimleri önceleri toplumun yoksul kesimini mutlu etti. Ancak uzun vadede ekonominin dengesi bozuldu. Sanayi ve ekonomik gelişmeyle birlikte köyden kente göç hızlandı.

-Tek parti döneminde kurulan bazı traktör ve basma fabrikaları Menderes döneminde özelleştirildi veya ekonomik olmadıkları için kapatıldı.

-İnönü tarafından devletleştirme kapsamına alınan uçak ve uçak motoru fabrikaları, Eskişehir Tank Fabrikası ve Kırıkkale Silah Fabrikası Menderes döneminde kapatıldı.

-İlk banknotların Birleşik Krallık’ta basılmaya başlanmasından 120 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti banknotlarının artık Türkiye’de basılması sağlandı.

-Kıbrıs konusunda Yunanistan’la imzalanan ikili anlaşmanın ardından üçlü görüşmeler için Birleşik Krallık’a giden Menderes’in, uçağı Londra Gatwick Havalimanı yakınlarında alçalırken, garip bir şekilde düşüp parçalandı. Buna rağmen, Menderes’in kazadan yara almadan kurtulmasıyla Türkiye, rahat bir nefes aldı.

-En küçük köylere kadar yollar yapıldı. Binlerce köy içme suyuna kavuştu.

-Limanlar yapıldı, dev barajlar inşa edildi. Elektrik Santralı hizmete girdi.

-Kütahya, Burdur, Susurluk, Kayseri, Erzincan, Malatya, Elazığ ve daha sonra Ankara Şeker fabrikaları hizmete girdi.

Dahası;

-İzmit’te 3 Kağıt Fabrikası, Ereğli Bez Fabrikası… Eskişehir, Ankara, Adana, Tarsus, Balıkesir, Pınarhisar Çimento fabrikaları kurulmuş…

-İstanbul Tuzla Jeep Montaj Fabrikası hizmete açılmış, özel teşebbüsten teşvik edilmiş, büyük şehirler çamurdan kurtarılmış…

-İzmir ve Erzurum’da üniversite… Batman Petrol Rafinerisi faaliyete geçmiş… İzmir ve Mersin’de Ataş Rafinerisi… Daha sonra Atom Enerjisi Komisyonu kurulmuş.

Uzatmadan; Demokrat Parti’nin 10 yıllık iktidarında Türkiye’nin sosyal ve iktisadi yapısı değişmiş… Bu dönem halk ve hükümet arasında buzlar erimiş.

Türkiye ekonomisi ortalama yıllık yüzde 7,8 oranında büyümüş ve Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hâsılası (GSMH) dünya toplamının binde 6,43’ünden, binde 7,52’sine yükselmiş.

Soruyorum:

Demokrasinin ağır aksak gittiği bir dönemde Türkiye’yi 10 yılda kalkınan bir ülke haline getirmek mi aslolan, yoksa gül bahçesindeki hazır bir ülkeyi 10 yıl idare etmek mi

Merak ediyorum:

Menderes’in rekorunu sayısal olarak egale edenler, acaba aynı “bedeli” öder miydi