"İnsanın vatanını sevmesi" Peygamber düsturudur Resulullah (sas) efendimiz bir hadisi şeriflerinde, "Vatan sevgisi imandandır" buyurmaktadır. İki cihan serveri Hz. Muhammed (sas) in Mekke-i Mükerreme den, Medine-i Münevvere ye Hicret i esnasında, doğduğu topraklara bakıp hüzünlendiği ifade edilir. Aynen, şarkı sözünde olduğu gibi, "Havasına suyuna taşına toprağına /Bin can feda bir tek dostuma. Her köşesi cennetim ezilir yanar içim /Bir başkadır benim memleketim
Mecnuna Leylasına erişilmez sırrına /Sen dost ararsan koş Mevlanaya
Yeniden doğdum dersin derya olur gidersin /Bir başkadır benim memleketim"
Memleket sevdası başka bir şeydir Mevzu karışık Başbakan Tayyip Erdoğan ın, "Gül, benim Cumhurbaşkanım olmayacak" şeklindeki yazısına ithafen, "O zaman Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıksın gitsin" şeklinde karşılık verdiği iddia edilen, Böyyük gazetenin börtü böcek yazarlarından Bekir Coşkun la ilgili polemik
Başbakan Erdoğan, bu sözünün Bekir Coşkun u direkt olarak muhatap almadığını ifade etti ama, bugünlerde mal bulmuş mağribi gibi polemik arayan Böyyük gazetemiz, olayı üstüne alınarak, epey bir gürültü çıkarmaya uğraştı.
Öncelikle şunu ifade edelim Siyasetin göbeğinde olan bir ismin, hangi makamda olursa olsun ve kim için olursa olsun, böyle bir değerlendirme yapması şık olmamıştır Kısaca, "Ya sev, ya terk et" şeklinde özetlenen bir anlayış, "Benden sonrası tufan, bir ben haklıyım, geri kalan herkes yanlış" gibi arızalı bir tavırdır. İnsanın doğduğu toprakları sevmesi elbette mecburidir Ama bu topraklarda yaşarken, kendi ideolojisini taşımayan, kendisine sempatik gelmeyen, kendisinin onaylamadığı, düşüncesine ve fikirlerine katılmadığı bir ismi, metazori olarak sevmek zorunda bırakılması da en azından vicdani temelde yanlış bir tutumdur. Burada ayırt edilmesi gereken şey şudur: Başbakanlık, Meclis Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı veya şu bu bakanlıkları hepimizi, bu ülkede yaşayan herkesi topyekün temsil eden makamlardır Bu makamların temsil ettiği misyona saygı duymak ayrı bir şey, o makamda oturanları sevmek zorunda olmak ise apayrı bir şeydir. Cumhurbaşkanlığına seçilen kişiyi, ideolojilerinden, fikirlerinden, siyasi görüşlerinden dolayı sevmeyebilirsiniz, ama, Türkiye Cumhuriyeti ni temsil etme bağlamında ona "makamının gerektirdiği saygıyı" göstermek zorundasınız. Şöyle bir şey: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer i sevmeyebilirsiniz Sempatik bulmayabilirsiniz Ama, Cumhurbaşkanı olarak O na gerekli saygıyı göstermek mecburiyetindesiniz Bu bağlamda, "Cumhurbaşkanı Gül, benim Cumhurbaşkanım olmayacak" sözünü söyleyen Bekir Coşkun un, bakış açısı da arızalıdır, yanlıştır Başbakan ın "Terk et" sözü de şık değildir Hatırlarsanız, başörtüsüyle ilgili tartışmalarda, Türkiye nin 40 yılını heder eden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, "Gitsinler, Suudi Arabistan da okusunlar" gibisinden bir laf etmişti Hiç kimsenin, hiç kimseyi kovmaya, kendi icat ettikleri yasakları dolayısıyla başka ülkelere sürgün etmeye hakkı olamaz, olmamalı
Aynı günlerde Bekir Coşkun da, bu polemiğe katılıp, "Türbanlılar deveye binip Suudi Arabistan a gitsinler" gibi bir yazı da kaleme almıştı
Ne demişler, "Men dakka, duka" Çalma kapını, çalarlar kapını!