Mekke veya Medinede defnedilmek

Abone Ol

Her sene dünyanın her köşesinden milyonlarca insan Hacc vazifesini yerine getirmek için kutsal topraklara gider. Görevlerini ifa sırasında hayatını kaybedenler olur. Suudi yetkilileri de genellikle Mekke ya da Medinede vefat edenleri orada gömerler. Şahsen Allah nasip eder de biz de o topraklara gider ve oralarda vefat edecek olursak o kutsal topraklarda gömülmek isterim. Ancak, kutsal topraklarda ölenlerin yakınları bazen cenazeyi Türkiyeye getirmek ve memleketlerine defnetmek istiyorlar. Eğer kutsal topraklarda vefat eden kişinin öldüğü yerde gömülmek gibi bir vasiyeti yoksa ve ölü yakınları da cenazenin ülkelerine getirilmesinde ısrarlı ise buna bir çözüm bulunması gerekir diye düşünüyorum. Yani defin işlemi ölen ile yakınlarının iradesi dahilinde gerçekleştirilecek olursa daha iyi olacak gibi görünüyor.

Tekrar ediyorum bu kendimle ilgili bir düşünce değil. Ben oralarda ölmeyi ve oralarda gömülmeyi bir lütuf sayarım. Ancak, herkesten aynı şekilde davranmasını istemek doğru olmaz. Bu sene bir tanıdığım kayınvalide ve kayınpederi hacca gitmişlerdi.. Kayınvalide Medinede vefat etti. Aile fertleri cenazeyi getirmek istedilerse de başarılı olamadılar. Organizasyondaki yetersizlikten midir ya da Suudi yönetiminin genel uygulamasından mıdır bilemiyorum. Ancak, aradan bir hafta geçmiş olmasına rağmen vefat eden hanımın yakınları hala olayın şokunu atlatamamış, ölüm haberine inananamamış görünüyorlardı. Sanki, ölüm gerçeği ile insanların yüzyüze gelmesi gerekiyor.

Kendimle ilgili kutsal topraklarda gömülmek ve mezarımın mermerden yapılarak belirli hale getirilmesi gibi bir meselem olmamasına rağmen bu sene konu iki hemşirenin çöken otelin altında kalarak hayatlarını kaybetmesi ile medyanın gündemine gelip oturdu. Olay Suudilerin mezhepleri gereği cenazeleri vermedikleri noktasında düğümlendi. Olayın Suudilerin Vahhabi oluşlarıyla ilgilendirilmesi bana pek doğru gelmiyor ve Suudi yönetiminin kendi mezhep anlayışlarını ileri sürerek böyle bir davranış sergilemelerinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Sanıyorum olayın bir başka boyutu var. O da, genelde hacca gidenlerin orada ölmeleri halinde kutsal topraklarda gömülmek istiyor olmalarıdır. Buna bir de milyonlarca kişinin toplandığı bir yerde her sene yüzlerce kişinin vefat ediyor olması bu cenazelerin bozulmadan ülkelerine hemen sevkinin sağlanmasında ortaya çıkan zorluklar sebebiyle işin en kolay yolu seçiliyor gibi geliyor bana.

Suudilerin kendi mezheplerinde kabir anlayışının olup olmaması onları ilgilendiren bir husustur. Ancak, tüm ehli sünnet mezheplerde gösterişli ve birer ziyaretgah görünümünde mezar yapılması pek hoş karşılanan bir şey değildir. Buna rağmen bazı İslâmi gruplar büyük mezarlar yapmak ve sanki böylece hiç olmazsa ölülerini bu mezarlar sayesinde kalıcı kılmak gibi bir anlayışa sahiptirler.

Maksadım mezarların nasıl olması gerektiğini tartışmak değil. Bu konu yüzyıllar boyu tartışılmış ve ortak bir anlayışa gelinememiş. Böyle olunca Mekke ya da Medinede vefat eden hacı adayı ve hacıların yakınları nakil masraflarını üstleniyor ise ille de orada gömülecek diye ısrar etmenin anlamı yoktur. Tabii hacı ya da hacı adayının öldüğü takdirde kutsal topraklarda gömülmesi yönünde bir vasiyeti yoksa.. Böylece olay bazı çevrelerin İslama saldırmak için  malzeme yapmalarından çıkartılmış olur. Çünkü, yapılan yayınlar hem Suudi yönetimine hem de İslama karşı bir saldırı aracı haline getirilmiş durumda.