Meğer yalnız değilmişiz!

Abone Ol

İçişleri Bakanı Soylu’nun istifası ve istifasından iki saat sonra “mahcup bir halde” göreve geri dönüşünün nedenlerini henüz tam anlamıyla kavrayabilmiş değiliz.

Dünkü yazımızda, “Hiçbir şey olmasa bile muhakkak bir şey oldu ama biz fark edemedik” demiştik.

Medyaya şöyle bir göz attığımızda bu görüşümüzde “yalnız” olmadığımız görülüyor.

Herkes bu nedenleri merak ediyor ve herkes kendi aklına göre bir yorum yapıyor. Kimilerine göre Soylu’nun istifası AKP’yi sarsıyor ve yeni çatışmaların çıkmasına zemin hazırlayacak gibi görünüyor.

Kimileri ise Soylu’nun bu istifası ile Pelikancılara rest çektiğini düşünüyor. İstifa olayını “ikinci adam kim olacak” kavgasına bağlayanlar da bulunuyor. Bazıları ise Soylu’nun istifası ile kime ne demek istediğini merak ediyor. İstifa olayını kıymetinin bilinmeyişine bir tepki olarak değerlendirmeye çalışanlar var.

Kimileri ise o tartışmalı sokağa çıkma yasağı kararından sonra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile aralarında ciddi bir anlaşmazlık yaşandığını iddia ediyor.

Evet, konuyla ilgili rivayetler oldukça çok. Ama kesin olan gerçek şu ki henüz kimse “gerçek nedenin” ne olduğunu bilmiyor!

Bir kafa karışıklığı yaşanıyor.

Söz konusu kafa karışıklığının ortadan kalkması için dün de ifade ettiğimiz gibi zamana ihtiyaç var.

İhtiyaç duyulan zaman kısa bir zaman olmayabilir.

Belki yıllar sonrasına uzanacak, hatıraların yazılacağı bir zaman bile olabilir. İlginç bir olay yaşamış olduk.

Bir sokağa çıkma yasağı, ardında bir istifa ve onun da ardından mahcup bir şekilde göreve dönme olayını peş peşe yaşadık.

Ne olup bittiği çözülebilmiş değil.

Bir şeyler oldu ama ne oldu, ne bitti meçhul.

Galiba en iyisi yine, “Hiçbir şey olmasa bile muhakkak bir şeyler oldu ama biz fark edemedik” deyip kenara çekilmek.

Tam bir muamma ile karşı karşıyayız. Ve bu muammayı çözecek ipuçlarına henüz sahip değiliz.

Gün ola, harman ola!

Malum sabreden derviş muradına erermiş.