Medyada TV5 etkisi

Abone Ol

Medya tarihine baktığınızda şeffaflık, tarafsızlık, doğru habercilik gibi tanımların çokça kullanıldığını görürsünüz. Yine medya tarihi boyunca bu başlıklar çok konuşulmuş ama maalesef çok az uygulanmıştır. Onun için “medyanın gücü mü yoksa gücün medyası mı?” tartışması her zaman gündemde olmuştur. Tartışma ağırlıklı olarak gündem belirleme süreçleri çerçevesinde dolanır. Acaba gündem kamuda oluşup, ana akım medyaya mı taşınıyor yoksa belli merkezlerde planlanıp medya üzerinden kamu gündemi haline mi geliyor? Kitleler medya gündemini mi konuşuyor, yoksa kendiliğinden oluşan gündemleri medyadan mı haber alıyor?

Aslında süreç sosyal medya ile bambaşka bir hal aldı. Konu dışı önemli bir not olarak şu bilinmeli ki, artık dijital alanlar haber alma kaynağı olma açısından ana akım medyayı geride bırakmış durumda. Araştırmalar insanların haber alma kaynağını değiştirdikleri gibi mobil cihazların da televizyon ekranlarını geçtiğini göstermektedir. Diğer taraftan ülkemizde medya denildiği zaman akla gelen ilk şey havuz medyası haline gelmiş durumda. Tek bir merkezden oluşturulan içeriklerin neredeyse aynı başlıklarla takdim edildiği gündemleri görüyoruz. Bazen neredeyse tüm gazetelerin birbirinin kopyası manşetlerle çıktığına şahitlik ediyoruz. Televizyon ekranlarında belli başlı isimler tur atıyor. İşte böyle zorlu bir dönemde hâlâ medyadan ümit kesilmeyeceğini herkese gösteren kanalın adıdır TV5.

Özellikle Mustafa Yılmaz ağabeyin genel yayın yönetmenliği döneminde herkese, her kesimden düşünceye kapılarını açan TV5, Türkiye medya tarihinin gurur duyacağı bir dönemi yaşatıyor. Nasıl mı? Çok kolay, gayet doğal ve normal davranarak. Zamanla gerçeklerden o kadar çok uzaklaşıyor, algı yönetimlerine ve insanlık dışı işlere o kadar çok alışıyoruz ki, en doğal ve insancıl işler bile hepimize anlaşılmaz ve kaldırılmaz gelebiliyor. Bir televizyon kanalının her kesimden insana kapılarını açmasından daha doğal ne olabilir ki! Hakikat, en fazla düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği ortamlarda güç bulur, anlaşılır. İnsanların bakış açıları, düşünce kabiliyetleri, konuların korkmadan tartışılabildiği zamanlarda nitelik kazanır. Bunlar bizim inancımızın en temel prensiplerine dayanan meselelerdir.

Kutuplaşma siyasetinin hâkim olduğu, insanların illaki bir tarafı seçip diğerlerine hakaretler yağdırdığı, 1000 yıl kardeş olarak yaşamış aziz milletimizin evlatlarının bölük pörçük vaziyette yaşadığı bir zamanda herkesin buluşma noktası olarak Türkiye’nin gururu haline gelen TV5’i ve tüm çalışanlarını canı gönülden tebrik ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Mustafa Yılmaz ağabey TV5 için bir kampanya başlattı. Bu kampanya uzun yıllardır Türkiye’de görmeyi özlediğimiz bir olayın da gerçekleşmesine vesile oldu. Kısa süre içerisinde her görüş ve düşünceden insan bu kampanyaya destek mesajları açıkladı, konuşmalarla insanları TV5’e destek olmaya davet etti. İşte ülkemizde görmek istediğimiz manzara. İşte milletimizin ihtiyacı olan ruh, yaklaşım ve iletişim ve işte olması gereken diyerek hepimiz heyecanlandık. Bu ve benzeri toplumsal olayların sosyal etkisi görülenin çok üzerindedir. İnsanların birçok şeyden ümit kestiği, artık iyi ve güzele dair duygularını yitirmeye başladığı bir dönemde buna benzer olaylar yüreklerde yeniden umudun yeşermesine vesile olur. Uzun yıllardır görmeye hasret kaldığımız ve ileride “medyada TV5 etkisi” olarak anılacak bu güzel dönemi milletimize yaşattıklarından dolayı başta TV5 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Yılmaz olmak üzere tüm TV5 çalışanlarına teşekkürü bir borç biliriz. Türkiye’nin kanalı olabilmek herkese nasip olmaz. Allah hepinizden razı olsun.