Medya denen...

Abone Ol

ESKİDEN sadece “Basın” vardı... Yani gazeteler ağırlıklı yazılı haber, makale, fotoğraf falanı içerenler... Sonraları televizyon eklendi. En son da malum zırvaların yer aldığı en çağdaş(!) olanı...

Şimdi buradan hareketle, biz eski “Basın” işçilerinden biri olarak iki gün içindeki şu gelişmeleri kaleme alalım dedik.

Önce isterseniz Papa’dan başlayayım. Sporla ne alakası var demeyin sakın. Şuradan var; bendeniz 1978 Dünya Kupası’nı Arjantin’in 6 şehrinde takip etmiş bir  gazeteciyim. Yani Arjantin’deki dört generalin yaptığı darbeden en fazla bir ay sonrasına denk gelir bu günler... Buenos Aires’ten taaaa Cordoba, Mar Del Plata’ya kadar... Neyse, hani Papa Ermeni soykırımıyla suçlamış, hedef göstermiş ya Türkler’i... Bu Papa Arjantinli bildiğiniz gibi... Yani yaşı da o ihtilal günleriyle örtüşür. Yahu Papa; o günlerde dev nakliye uçaklarına konulup Okyanus’a atılan gençlerden söz edilirdi ülkende. Hatta elimize sokakta giderken mesajlar sıkıştırılırdı, o genç isimlerin sıralandığı... Zaten sonra da malum yargılamalar yapıldı. Rafael Videla başta olmak üzere... İnsan önce dönüp bir arkasına bakar be...

Hazır medyadan açılmışken... Fenerbahçe’nin resmi sitesinden iki yalanlama geldi. Biri Portekizli bir hocanın önümüzdeki sezon takımın başına getirileceği yönünde idi. Bazı spor gazeteleri bu manşeti atmışlardı. Sonra da Alex’ten jübile karşılığı bir milyon dolar istendiği şeklindeki haber yalanlandı. Burada Aziz Yıldırım, başkanlığındaki 17 senede tek bir oyuncuya dahi jübile yapmadığını vurguluyor. Doğrudur. Ancak bir şeyi de hatırlatmadan geçemeyeceğim. Yıldırım, ilk jübile hamlesini iktidara geldiği 1998’de planlamıştı ama ona Fransa’daki Dünya Kupası’ndan gelen bir uyarı telefonu üzerine bu hamlesinden vazgeçmişti. Vazgeçiş o vazgeçiş işte... Telefonu kim mi etti Jübile kararı kimin için alınmıştı Kendisine sorun...

Ve internet sayfalarında bir haber yer almış. Arkadaşlar arayıp bildirdiler. Yardımla ulaştım. Haberde Zaman Gazetesi’nin Cihan Oskay isimli zata yaptığı teklif yer alıyor. Dumanlı tarafından yapıldığı iddia edilen teklifte, Oskay’ın şike olaylarını açıklaması halinde kendisine gazetede bir yorum sütunu sunulacağı yer alıyor. Yahu ne hacet! Adı geçen Oskay’ın benim elimde kendi el yazısı ile itirafları var. Taaa 2001’lerden gelen... El yazısı da en önemli ve net kanıtmış. Ben televizyonlardan bu belgeleri yayınladım. Kimse de gelip, nedir diye sormadı. Zaten bizim savcılar böyle kanıtlara pek itibar etmiyorlar... Federasyon da duymaz, görmez... Öyle ya belki de evde hazırlamıştım... Geçiniz bunları... Aman dikkat edin yürürken ayağınız kaymasın... Çünkü öyle bir kaygan zemin olduk ki...   

Neyse kupa maçları başladı. Maçsız da olmuyor... Hele hele öyle televizyonlar var ki, maçsızlıktan şarkı, türkü çığırıp kendilerinden geçiyorlar güya spor programlarında... Yakışır be!