Medeniyetler Çatışması'nın Tetikçisi IŞİD mi?

Abone Ol

Parİs Sonrası Hedef Moskova mı Tiran mı başlıklı

yazımda aynen şu satırlara yer vermiştim: Bu durumda Rusya nın önünde çok

fazla bir seçenek yok. Ya tek başına Suriye de IŞİD ile mücadeleye devam edecek

ya da başta ABD olmak üzere uluslararası toplumla terörle mücadele üzerinden

yeni bir işbirliği süreci içine girecek. Aksi takdirde Rusya nın Suriye de

girdiği oyun başını epey ağrıtacağa benziyor. Diğer taraftan Rusya nın mevcut

tutumu bir başka seçeneğe işaret ediyor. Bunu bir sonraki yazımda ele almaya

çalışacağım.

Ve görünen o ki Rusya, Suriye özelinde (belki de şu an

için sadece yine bu ülke ile sınırlı) bir tercih yapmış durumda. Paris

patlamaları ve G20 Zirvesi sonrası Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ı ziyaret eden

ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin açıklamaları bununla ilgili önemli ipuçları

veriyor. Buna göre, Türkiye-Suriye sınırında IŞİD i hedef alan topyekûn

savaş ın içinde Rusya da yer alıyor.

***

Daha somut bir ifadeyle, IŞİD e karşı ABD, Türkiye,

Fransa ile birlikte Rusya nın da aynı safta IŞİD e karşı savaşması gündemde.

Bunun bir diğer anlamı da başını Suudi Arabistan ın çektiği Körfez Bloğu ile

İran ın ve hatta Hizbullah ile başta ÖSO, PYD olmak üzere birbirleriyle

mücadele, rekabet ve savaş içerisinde olan tüm farklı unsurların aynı hedefe

doğru birlikte, aynı saf içinde yer alması söz konusu.

Sizin de kafanız karşıtı değil mi Karışmaması mümkün değil.

Bir önceki yazımda altını çizdiğim; IŞİD, koalisyon güçleri içinde yer alan ve

kendilerine bomba yağdıran bir başka ülkeyi vurdu. Rusya ve Fransa nın

çıkarları her ne kadar Suriye konusunda çok örtüşmese de, artık her ikisi de

IŞİD ile iki taraflı bir savaşın içine girmiş durumda. Bu da Suriye merkezli

Ortadoğu daki güç mücadelesinin daha komplike bir hale geleceğini, yeni bir

dengeye gidilebileceğini gösteriyor. tespiti ile bire bir örtüşüyor.

***

IŞİD ya da terörle mücadele üzerinden yeni bir denge ve

paylaşım süreci ile karşı karşıyayız. Kartlar yeniden karılıyor. Dolayısıyla

dost-düşman ayrımları bundan sonra daha farklı zikredileceğe benziyor. Fakat

burada kafa karıştıran bir husus var. O da Türkiye nin durumu ve tutumu.

Türkiye PYD ile IŞİD i terörist olarak ilan edip, Esad lı

bir Suriye yi hiçbir şekilde tasvip etmediğini ortaya koyarken, diğerleri aynı

fikirde değil. Örneğin ABD ve Rusya (hatta başta Fransa ve Almanya olmak üzere

AB) PYD ye destek veriyorlar. Her biri bölgede kurulacak Kürt devletinin hamisi

olmak için adeta sıraya girmiş durumdalar. Esad lı Suriye noktasında da muallâk

bir tutum sergiliyorlar. Suriye Türklerine (Türkmenlere) tek destek

Türkiye den. Diğerlerine kalsa bölgedeki Türkmenlerin hepsini bir kaşık suda

boğacaklar. Burada Körfez ile de kusursuz bir ilişkiden bahsedebilmek mümkün

değil.

***

Dolayısıyla Türkiye bu yeni oluşumda mevcut duruşuyla tek

farklı aktör durumunda. PYD örneğinde de görüldüğü üzere, IŞİD üzerinden

Türkiye nin kırmızı çizgileri çiğnenmeye çalışılıyor.

Diğer taraftan Türkiye nin oyun dışı kalmamak için bir

takım manevralar yaptığı, oyun içinde oyun kurmaya çalıştığı görülüyor. Ne de

olsa ortada net bir tablo yok ve zemin fazlasıyla kaypak. Bu durum sadece

Türkiye için geçerli değil. Tüm taraflar şu an yeni bir işbirliği formülünü

teste tabi tutmaya çalışıyor gibi. Özellikle de ABD-Rusya ikilisi böyle bir

görüntü sergiliyor.

***

Evet, anlaşıldığı kadarıyla ortada IŞİD üzerinden yeni

bir oyun söz konusu. IŞİD tehdidi üzerinden Batı Medeniyeti ile ötekiler

arasında yeni bir tasnif söz konusu gibi. Rusya, Batı açısından bir öteki

olma durumundan çıkabilir.

Nitekim Suriye ye yerleşen Rusya kendisi açısından daha

rasyonel bir tercihe doğru gittiği dikkatlerden kaçmıyor. Bu tercih hiç

kuşkusuz Rusya-Çin ilişkilerini etkileme kapasitesine sahip. Bu noktada, eğer

tahmin ettiğimizi gibi ise, Rusya ya IŞİD üzerinden bir alan açılıyor. Nasıl

mı Bunu bir sonraki yazımda cevaplamaya çalışacağım.

Fakat burada Türkiye nin çok daha dikkatli olması gereken

bir sürç ile karşı karşıya kaldığımızı peşinen belirtmem gerekiyor. Yukarıda da

ana hatlarıyla izah etmeye çalıştığım gibi, mesele IŞİD ile savaş değil. IŞİD

ile savaş adı altında bölgenin ve dünyanın yeni bir paylaşıma tabi olması.

Dünya gerçek manada bir medeniyetler savaşına sürükleniyor ve hedef şu an için

İslam Medeniyeti ve elbette İstanbul olmaya devam ediyor.