Toplumun ciddi taleplerinin örtülme politikası sonucu
insanlar, gelişmeye ve katma değere bakma yerine elindekine bakmaya
başlamıştır. Geçici bir başarı getiren bu süreç, ülke açısından kalıcı hasarlar
oluşturduğu bugün bir kez daha ortaya çıkmıştır. Üstelik yarının kurulması
fikri yerini, yarının kurtarılması endişesine bırakmaktadır. Sosyolojik olarak
başlayan bu etkileşimin ekonomik risklerle siyasi boyutlara ulaşabileceği ve
umutların sürekli erteleneceği de kaçınılmaz bir gerçektir.
Çok değil, daha düne kadar hepimizin göğsünü kabartacak
sonuçlar olarak sunulan bütün gelişmelerin bugün bir anlamı kalmamıştır. Çünkü
bugün, Türkiye nin haktan, hukuktan, mazlumlardan ve doğrudan yana olacak güçlü
ısrarı tükenmiştir. Bu durumda, alışıldık ve bildik siyasetlerden medet ummaya çalışan, çalıştıkça
yorulan, yoruldukça umudu tükenen halkın idrakini sürekli oyalayanların korkulu
rüya görmesi de normaldir. Çünkü ülkemiz böyle normalleşti. Halbuki yarını
kurtarmak düşman üreterek gerçekleşemez!
Başlangıçta ülke lehine gibi görünen uygulamalar, belirli
bir teminatı ve müeyyideyi sağlamadığı için, sonuç olarak gerilen bir ortam
oluşturmuştur. Asıl tehlike ise, ortada güçlü bir imaj olduğu halde dayanaktan
mahrum olunmasıdır. Çünkü asıl dayanaklar son on yıldaki ucuz uygulamalarla
harcandı. Üstelik bugün yaşanan kamplaşmayı sadece kumpas olarak görmek
dayanaksızlığı örtmeye de yetmemektedir. Günü kurtarmak üzere yaşayanlar, sıcak
para ve borçlanmayla gerçekleri örtmüş ve yara içeride sürekli büyümüştür.
Milli bir siyasetten uzak kalanların, taşıdıkları dünya
görüşleriyle yaşanmakta olan sorunun ciddiyetini bile kavramaktan acze
düştüğünü görmek gerekiyor. Liderliğin, sadece benlik ve güç temelinde ele
alınsa da, bunun doğru olmayıp medeniyetimizde olduğu gibi hakkı üstün tutma ve
sosyal sorumluluk bilinciyle olması gerektiğini de yeniden anlaşılmalıdır.
İnanıyoruz ki; bu anlam arayışı, mevcut küresel krizi bir uygarlık krizi olarak
tarif edebilecek ve medeniyet siyaseti yapma gerekliliğini inançla ifade ederek
tek çare olduğunu gösterecektir.
Hiç yeni bir dünya kurmanın derdinde olanlarla, suyu
bitmiş kuyudan, bir tas daha fazla alma derdinde olanlar bir olur mu Her şeyin
pazarlığa tabi olduğu tüccar siyaset ten farklı bir düzeye sahip ve asrın
idrakine söyleyeceği sözleri bulunan bir ufkun algılanmasının arifesindeyiz.
Zira gücünü haktan alan bir liderlik anlayışı bekliyor insanlık. Bunun için de
maya lazım. Görüyoruz ki, mayasız siyasetle ancak buraya kadar