Matematik ve siyaset

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Her şeyin bir hesabı vardır. Matematik, muhakemedir ve en temel kavramı noktadır. Bir insan kâinatı ve kendi varlığını anlayacaksa, buna kesinlikle noktadan yani sıfırdan başlamalıdır. İnsanın kâinatta ölçebildiği tek şey, iki nokta arasındaki mesafedir. YUNUS 5: “Güneşi bir aydınlık, ayı bir nur kılan ve yılların sayısını ve hesabı (matematiği) bilmeniz için ona duraklar tespit eden O’dur. Allah, bunları ancak hak ile yaratmıştır. O, bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklamaktadır.” Matematik İslam dininin temelleri üzerine oturtulmuş en hakiki bilimlerden bir tanesidir. 1 olmasa diğer sayılar da olmaz. Kâinattaki her şey Allah’ın varlığıyla var olur. Allah ikisi olmayan birdir ve matematik buna şahittir. Matematik ihlâstır. İHLÂS 1-4:“De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed’dir (O, hiç kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.” Siyasilere, ateistlere, Allah ikidir veya üçtür veya hiçtir diyenlere, Hıristiyanlara, Yahudilere ve bütün insanlara “Allah birdir” deyiniz deniliyor. Bunu diyen insanın ve toplumun düzeni adil olur.

İSLAM

İslam, Allah’ın insanlar için seçtiği ve razı olduğu bir yaşama biçimi, saadet düzeni ve kurtuluş ilacıdır. İslam’ın her bir emrinin kişiye ve topluma faydası her bir yasağının da zararı vardır. İslam, Allah’ın ve Resulünün hükmüdür. AHZAP 36: “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkeğe ve mümin bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme (alternatif arama, özgürce farklı eylem yapma) hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” İnsan ve toplumlar, özellikle Müslümanlar, Allah ve Resulünün hükmü olan “İslam’ın Adil Düzeni’ni”, “ırkçı emperyalizmin faizci kölelik düzeni” ile değiştirdiği ve buna rıza gösterdiği için kriz yaşamaktadır. Müminler; Allah ve Resulünün emir ve yasaklarını, adalet ve zulüm esaslarını dikkate alan “Adil Düzen’e” itibar eden kimselerdir. İslam’ın “Adil Düzen’ine” geçilmeden ne müminler, ne de sağcılar, solcular, liberaller, muhafazakârlar nede milliyetçiler kesinlikle saadet bulamazlar.

AK PARTİ

Güneş balçıkla sıvanmaz. AK Partili kardeşlerimiz kızmasınlar. Çünkü hak ve adalet ile batıl ve zulüm birbiriyle mücadele eder. Batıl ve zulüm Avrupa Birliği’nin, ABD ve İsrail’in yoludur. Batı’nın benimsediği düzen faizci kölelik düzenidir. AK Parti; siyasetini, ABD, İsrail stratejik ortaklığına, AB ile bütünleşmeye ve faizci, liberal kapitalist nizamı yürütme esası üzerine inşa etmiş bir partidir. 15 yıllık iktidarında, bu siyaset ilksinden zerrece taviz vermemiştir.

Kişinin söylediği sözler değil, yaptığı işler kantara konulur. 2018 Yılı Bütçesi’ne 71,7 milyar liralık faiz giderini AK Parti hükümeti koymuştur. Faiz haramdır ve zulümdür demek, işlenen bu cinayeti ortadan kaldırmıyor. Sadece bu rakamı düşünmek bile insan ve toplumu gerçeğe ulaştırır. Merkezi Yönetimin Toplam Borç Stoku 867,4 milyar liradır. 2018 yılı bütçe büyüklüğü ise 762,8 milyar liradır. Türkiye’nin borcu, bütçesinden 104,6 milyar lira daha fazladır. Bu bir matematiktir. Matematik ise gerçektir. AK Parti ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, benimsenen bu yanlış siyaset tercihinden dönmeden bundan böyle bu ülkeyi yönetemezler. Çünkü deniz tükenmiştir. Milli Görüş’ün bütün birikimleri ile buraya kadar gelinmiştir, ama artık bu birikimlerden de eser kalmamıştır. Gelir yok, gider çok… Bu bunalımdan kurtuluşun tek yolu, Milli Görüş’e ve Adil Düzen’e dönmektir. Adil Düzen demek, üretmek demektir. Üretim ise sanayileşmek, tarım ve hayvancılığı geliştirmek, maneviyatçı eğitime geçmek ile olur. Samimi teklifimiz şudur. AK Parti’nin ve üst aklının bu önümüzdeki seçimlerde Saadet Partisi’nin göstereceği cumhurbaşkanı adayı ile uzlaşıp, bu kimsenin cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamalarıdır. AK Parti’yi ve üst aklını, içine düştükleri krizden ancak Saadet Partili bir cumhurbaşkanının iktidarı ile kurtarabilir. Çünkü Saadet Partisi, ihtiyaç duyulan “emin siyaseti” temsil etmektedir.

SAADET PARTİSİ

Saadet Partisi, Milli Görüş’ün tek temsilcisidir. Saadet Partisi; sağlam bir kişilik, sağlam bir toplum ve sağlıklı nesiller yetiştirme amacındadır. Saadet Partisi, işbirlikçi partilerin bozduğu toplumu, ekonomiyi, eğitimi, dış politikayı ıslah edip düzetmek ister. Bunun için net ve anlaşılır bir programa sahiptir. Saadet Partisi’nin göstereceği aday cumhurbaşkanı seçildiğinde ve hükümeti oluşturduğunda yapacağı işleri şunlardır. 1. Toplumsal barış ve huzur ortamı sağlanacak. Siyasi üslup değişecek, sevgi, şefkat ve samimiyete dayalı diyaloglar dönemi başlatılacaktır. 2. Terörle etkin ve çok boyutlu mücadele edilecek, terörü doğuran ve besleyen sebeplerle, etkin olarak mücadele edilecektir. Göçü durduracak, hatta tersine çevirecek bir yatırım hamlesi başlatılacaktır. 3. Önce Ahlak ve Maneviyat önde giden bayrak olacak, aile yapısını güçlendirmek, ahlaki ve manevi değerleri ihya etmek için tam bir seferberlik ilan edilecektir. 4. Etkiden ve önyargıdan kurtulmuş bir adalet sistemi tesis edilecek, 5. Vasıflı insan yetiştiren bir eğitim modeli benimsenecek, yetişen nesiller, “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir” ve “Bir (masum) insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir” inanışına sahip nesiller olarak eğitilecektir. 6. Üreten ve kalkınarak büyüyen ekonomik sistem kurulacaktır. 7. Şahsiyetli bir dış politika izlenecek, yani, problemler savaş değil, barış, çatışma değil diyalog ile çözülecektir. İşte bu matematiktir, söze değil matematiğe kulak veren toplumlar saadet bulurlar. Selam hidayete tabi olanlara…