Mason Başkan neler anlattı?

Abone Ol

Ortadoğu'nun çıbanbaşı olan soykırımcı İsrail'den yayın yapan bir TV kanalı...

Kanalın adı 24 Arabic... Adından da anlaşılacağı üzere Arapça yayın yapan bir kanal.

Adı geçen TV kanalı, ilginç bir programa imza attı.

Özel bir programda İsrail'de faaliyet gösteren en büyük Mason cemiyeti veya locasının eski başkanı Süleyman Salim ile bir mülakat gerçekleştirdi.

Biliyorsunuz, Masonlar fazla konuşmazlar, demeç vermezler...

Zaman zaman, dönem dönem ortaya çıkarlar, sonra yine uykuya yatarlar...

Kanal 24'ün muhabirlerinden Razi Tatur, bu özel mülakatı yaptı, Mason locasının eski başkanı Süleyman Salim ile...

Peki, ne konuşuldu bu özel programda?

Masonluğun İsrail ile özel ilişkileri konuşuldu. Özellikle de "gizliliklerine" vurguda bulunuldu.

Süleyman Salim "gizli" gündemlerinin olmadığını, "özelliklerinin" olduğunu iddia etti, bu yayında.

 "Gizli bir örgüt değiliz, sadece bazı prensiplerimiz ve özelliklerimiz var!" cümlesi eski Mason Locası başkanına ait.

Mason Süleyman Salim'in, "siyasi ve dini aidiyetlere karışmadıklarını(!) özellikle vurgulaması" dikkatlerden kaçmadı!

Oysa, Masonların yıllardır ülke yönetimlerinde söz sahibi olmak istedikleri, özellikle ekonomi ve parayı idare etme noktasında ne kadar acımasız oldukları bir gerçek!

Mason Süleyman Salim'in, mensuplarının siyaset ve dini aidiyet konularında hür olduğunu ve herhangi bir telkin veya yönlendirmenin olmadığını öne sürmesi de akıllara ziyan bir demeçti!

Zira, Masonluğun, Siyonizm'in emellerini gerçekleştirmek için dünya çapında örgütlü bir yapı olduğuna hiç kuşku yok!

Röportajın yapıldığı mahfilde İsrail bayrağının ne işi var o zaman! İsrail neticede bir din devleti değil midir?

Velhasıl ilginç bir mülakat. Bu ilginç mülakatı şu linkten izleyebilirsiniz; (https://www.youtube.com/watch?v=8znNU4bG49g)

MASONLUK = MÜNAFIKLIK!

Masonlarla ilgili birkaç cümle daha...

Uzun dönem bürokraside, siyasette, edebiyatta, sanat dallarında, sinemada, müzikte, akademide yükselmek için "Mason olmanın şart olduğu" yıllardan geçtik!

Millî Görüş lideri, Refah-Yol Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan hayatı boyunca Masonlukla mücadele etti.

1980 öncesinde İsrail’le yakın ilişki içinde olan ve Meclis'te MSP'nin verdiği gensoru ile Dışişleri Bakanlığı'ndan düşürülen Hayrettin Erkmen bir Masondu.

Erkmen'i o göreve getiren Başbakan Süleyman Demirel de bir masondu...

***

Son olarak Allah dostlarından, manevi dünyamızın mimarlarından Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’nin Masonluk hakkındaki bazı görüşlerini aktarmak istiyorum;

* "Masonluk münafıklıktır! Hele Mason cemiyetlerine kayıtlı olanlardan son derece sakın! Zira Masonluk, bir Yahudi şebekesi ve oyunudur. Hangi Müslüman bu oyuna ve dolaba girerse artık ondan hayır ummak, zehirden şifa ummak gibidir."

* "Bu husustaki kitapları okursan Masonluğun ne demek olduğunu anlarsın."

* "Bizim günah kitaplarımızda Masonluk hakkında hiçbir bilgi yoktur. Masonluğun eski adı münafıklıktır. Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sahifesi bunları bizlere tamamen anlatmaktadır."

* "Kısaca tarifleri şudur: İman ve inancı olmadığı halde, menfaati iktizası kendini Müslüman göstermektir. Allah Teàlâ, bunların şerrinden cümlemizi muhafaza buyursun. Âmin!"

NEVZAT SUDAŞ, ERBAKAN HOCA İLE NASIL TANIŞTI?

* Kuyumcukent'in kurucu kadrosunda yer aldı, uzun yıllar yönetti.

* Halen Kuyumcukent yönetiminde etkin; danışman ve murahhas aza.

* Reyhan Kültür Vakfı yönetiminde bulundu.

* İstanbul Dostlar Eğitim Kültür Sanat Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nde önemli görevler üstlendi.

* Birlik Vakfı yöneticiliği yaptı.

* Millî Gazete'de düşünceler, görüşler köşesinde yazıları yayımlandı. Mesela, merhum hattatlarımızdan Yusuf el Erzincani (Yusuf Ergün) hakkında kaleme aldığı satırları hâlâ belleğimde... Erzincan İmam Hatip Lisesi'nde, merhum Ali Nar Hocamızın iyi öğrencilerinden biriydi, Yusuf Ergün.

* Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yakın çalışma arkadaşlarından, Niğde/Borlu hayırsever işadamı Mazhar Gürgen Bayatlı ile yakın dostluğu ve muhabbeti oldu.

* Hayatı boyunca özellikle Anadolu'dan İstanbul'a gelen, zeki ama yoksul öğrencileri kolladı, korudu.

***

İşadamı, ilahiyatçı Nevzat Sudaş'tan bahsediyorum.

İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra en büyük hayali tıp okuyup doktor olmaktı. Üniversiteye giriş sınavında tıp fakültesi için yeterli puanı da elde etti. Ancak içinde bulunduğu imkânlar Nevzat Sudaş'ı ilahiyat fakültesine yönlendirdi.

Nevzat Bey için “ilahiyatçı, yazar, iş adamı” desek yeridir.

***

Nevzat Sudaş, birkaç gün önce Akit TV'de bir programa katıldı.

İki vurgusu dikkatlerden kaçmadı.

Birincisi, daha küçük yaşlarda, 1970'li yıllarda, bir grup arkadaşı ile birlikte Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile tanışmasıdır.

Nevzat Sudaş, daha o yıllarda Erbakan Hocamızın yol yürüyüşünden etkilenmiştir.

İkincisi ise memleketi Erzincan'ın, Medine'nin vakfı olduğunu anlatmasıdır.

Nevzat Bey’in oldukça hoş bir sesinin ve güçlü bir kulağının olduğunu da ifade edelim.

Merhum Abdurrahim Reyhan Efendi'nin sohbetlerinde Salih Baba Divanı'ndan satırları seslendiren başlıca isimlerdendi...

Tasavvufla ilgisini hiç kesmedi, Nevzat Bey.

Bu vesileyle Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı, Abdurrahim Reyhan Efendi Hazretleri’ni, Mazhar Gürgen Bayatlı'yı, Ali Nar Hocamızı ve hattat Yusuf Ergün'ü anmış olduk...

Rabbim mekânlarını cennet, makamlarını âli etsin. Amin!

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Yıldız Holding'in yurt içindeki ve yurt dışındaki şirketlerinde hayata geçirilen başarılı projeleri ödüllendireceği 17. Senenin Yıldızları Ödül Töreni’nin, 10 Nisan Perşembe günü (yarın) gerçekleştirileceğini, törene Murat Ülker ve Ali Ülker'in de katılacağını, ödüle layık görülen projelerin, dünyanın dört bir yanındaki 75 bin dolayındaki Yıldız Holding çalışanı ve uzman jürinin oylamasıyla belirlendiğini, biliyor musunuz?