Bir anne evladını öldüren katil için onu önceden de
tanıyordum çok sakin bir kişiydi kendi halinde yaşıyordu hiç beklemezdim
diyor. Sonra; biz onunla aynı mahallede yaşamış, aynı markette alış veriş
yapmış ve aynı havayı solumuşuz düşündükçe kahroluyorum diye ekliyor. Annenin
ifadelerini dinlerken zihnimde maskeli cellatların gölgeleri canlandı. Kim
bilir bu canilerle belki de yan yana yürüdük, alış veriş yaptık, aynı mekânda
kahve içtik, aynı otobüse bindik, aynı okullarda okuduk Ve kim bilir bizimle
konuşurken hangi maskeleri taktılar, hangi kılığa girdiler Belki de onların ne
kadar sıcakkanlı, sevecen ve iyi insan olduklarına kanaat getirdik.
Bilmediğimiz adresi soracak kadar güvendik ve bu kimseden bize zarar gelmez
dedik. Çünkü maskeler canilerin gerçek yüzünü örtüyor ve onları bize daha
sevimli gösteriyor.
Bilinen bir gerçektir, anti sosyal dürtülerini kontrol
edemeyen insanlar pek renk vermiyorlar, sessiz ve uyumlu bir görüntüye sahip
oluyor ve kendilerini belli etmemeye çalışıyorlar. Psikopatların büyük bir
kısmında aynı zamanda narsistik kişilik bozukluğunun da görüldüğünü ifade eden
uzmanlar bu kimselerin insanlarla çıkara yönelik ilişkiler kurduklarına dikkat
çekiyorlar. Araştırmalar maskeli cellatların büyük çoğunluğunun kötü çocukluk
geçirdiklerini ve bu dönem yoğun örselenmelere maruz kaldıklarını gösteriyor.
Ama her kötü çocukluk geçiren de cani olmuyor. O yüzden geçmişte yaşananları
mazeret olarak göremeyiz. Zira yaşadığı zorluklar ne olursa olsun, insan
aklını, iradesini ve vicdanını aktive ederek insanca yaşama imkanına sahip
olabilir. Böyle bir imkana sahipken kötülüğü tercih etmişse bunun bir karşılığı
olmalıdır.
Maskeli cellatların özellikleri:
Maskeli canilerin çoğunun çocukluk döneminde yara
aldıkları söyleniyor.
Genellikle yalnız yaşamayı seviyorlar
İnsan ilişlerinde kopukluk yaşıyorlar.
Çoğu madde ya da alkol kullanıyor.
Çocukluk döneminde genellikle hayvanlara zarar verdikleri
görülmüştür.
Bir kısmının çocukluk döneminde tacize ya da ağır şiddete
maruz kaldığı söyleniyor.
Anne ya da baba sevgisinden mahrum büyüdüklerini
söyleniyor.
İnsanlarla başarılı ilişkiler kuramamaktadırlar.
Empati yapamıyorlar, vicdani duyarlılıktan uzaktırlar.
Kötülük yaptıklarında pişmanlık duymuyorlar.
Dürtü kontrolü zayıftır, kendilerini kamufle etmekte
mahirdirler.
Cellatlar maske taktıkları için toplum içinde pek
tanınmıyorlar fakat saçtıkları tehlike de bu doğrultuda artıyor. Tek çare bu
kimseleri insanlığa davet etmek ve insanca yaşamalarını sağlamaktır.