Masalların çocuğun dünyasında önemli bir yeri vardır.
Masallardaki olaylar, genellikle iyi kötü doğru yanlış imgeleri üzerin kurgulandığından çocuğun eğitimine katkısı vardır. Okulöncesi çocuğu, hayalle gerçek arasında gidip gelir ve çoğu zaman izlediği çizgi fimleri, dinlediği masalları, buradaki olayları ve kahramanları gerçek zanneder. Ona göre her şey canlı ve hareketlidir. Bu anlamda okul öncesi çocuklara temel alışkanlıklar verilirken, masallardan faydalanmak mümkündür.
Masallarda geçen olaylar tamamen hayal ürünüdür ve kahramanlar insanüstü özellikler gösterirler. Buradaki konular genellikle evrensel konulardır ve çocuğun eğitimine katkı sağlar. Anne babalar çocuklarına temel alışkanlıklar kazandırma ve din eğitimi verme konusunda nasıl bir metot kullanacakları üzerinde düşünürler. Bu anlamda masallar gerek içeriği bakımından gerek işlenişi yönünden iyi bir eğitim aracıdır. Anne babalar çocuğun yaşına gelişim özelliklerine uygun tarzda masallar seçerek ona yardımcı olabilirler.
Eskiden çocuklar büyük annelerinden masal dinleyerek büyürlerdi. Artık bunun yerini televizyon ve internet aldı. Bu gelenek, sadece çocuğa iyiyle kötünün ayırtına varmasını sağlamıyor aynı zamanda masalı anlatan büyük ebeveynleriyle arasında sıcak ilişkiler geliştirmesini sağlıyordu. Büyük anne büyük baba bir şekilde çocuğun eğitimine dahil oluyor ve ona temel bilgiler veriyordu. İki yıl önce danışmanlık merkezimize gelen bir genç birkaç ay önce evden kaçtığı ve yanlış bir arkadaş grubuna dahil olduğunu fakat burada küçükken babaannesinin anlattığı masalları ve kendisine verdiği telkinleri hatırlayıp vicdan azabı çektiğini ve evine döndüğünü anlatmıştı.
Masalların konusu ve kurgusu çocuğun gelişim sürecine uygun olmalı ve konular pek fazla abartılı olmamalıdır. Çünkü masalların çocuğun dünyasında önemli bir yeri vardır çocuk iyilerin yanında kötülüğün karşısında olmayı buradaki olaylarla öğrenecektir. Çocuk yapısı gereği, ben merkezcidir ve kardeşini kıskanır, ona vurur, ilgi ve sevginin kendi etrafında dönmesini ister. Ancak bütün bunlara rağmen masalda iyiliği temsil eden kahramanla özdeşim kurar. Masal hem çocuğun özdeşim kurma alanını genişletir hem de analitik düşüncenin gelişmesine yardımcı olur. Masalın içeriği kadar, anlatan kişinin hayal gücünü kullanması ve çocukla arasında bir bağ oluşturması önemli bir unsurdur.
Masallar çocuğa doğru davranış modelini tanıması açısından önemlidir. Bununla beraber anne babayla arasında bir tür iletişim sağlar.
Masallar çocuğun hoşça vakit geçirmesini sağlar hayal dünyasını geliştirir.
Çocuk iyi ile kötüyü masallar aracılığıyla daha yakından tanır.
Masal çocuğun dil gelişimine katkı sağlar.
Masallar çocuğun soyut düşünme yeteneğine katkı sağlar.
Çocuk masallar vasıtasıyla çeşitli insan tiplerini ve olayları kavrar ve dış dünyada buna anlam vermekte zorlanmaz.
Paylaşmayı öğrenmek
Çocuklar özellikle, 5-6 yaşlarında paylaşmayı grup içinde öğrenirler. Bu yönüyle grup çocuk için etkin bir öğretmen gibidir. Anne kucağından yavaş yavaş aşağı inen ve emekleyerek, eşyalara dokunmaya çalışan bebek bu süreçten itibaren çevresiyle iletişim kurmaya ve bir tür alış veriş içinde olmaya başlar. Yani, bu dönem anneden bağımsız eşyalara dokunur, ev içinde emekler ya da yürür ve artık anneden ayrı bir benlik kurmaya başlar. Bu süreden sonra çocuk çevresinde rahat hareket edebilmekte, objelere dokunmakta ve varlığını tanımaya çalışmaktadır. Çocuk, eline aldığı şeyleri sahiplenir ve oyuncağını almak istediğinizde sıkıca tutunur "bu benim" der ve vermek istemez. Artık, kendine ait olan nesnelerin ötesine geçmiş ve ulaşabildiği her şeye benim demeye başlamıştır. Bir buçuk iki yaşlarına doğru çocuk keşfetme evreninde ivme kazanır. Bu dönem, bencildir, dünyanın kendi etrafından döndüğünü düşünür ve insanların kendi yörüngesinde hareket ettiğini sanır.
Aile, bir okul gibidir
Çocuk hayatla, objelerle, nesnelerle yeni tanıştığı dönemlerde bencildir, ben merkezlidir ve istediği her şeyin olmasını ister, eline aldığı şeyleri sahiplenir, vermek istemez. Çocuk arkadaşlarıyla oynarken de, bencil davranır, arkadaşı oyuncağını aldığında bunu geri verebileceğini düşünemez, kontrol duygusunu kaybettiğini sanır ve tepki gösterir. Hayatın başında çocuk bu şekilde bencil ve bireycidir. Bu geçiş sürecinde anne babanın verdiği temel eğitim önemlidir. Çocuk gelişim dönemine paralel olarak kontrolün kendisinde olduğunu pek kestiremez. Bu nedenle çocuğu zorlayarak, "şu harçlığından birazını arkadaşına ver, ya da çikolatanın birini kardeşine ver" şeklinde zorlamak onun size karşı öfke geliştirmesine sebebiyet verebilir. Bu nedenle çocuğa paylaşmayı öğretirken öncelikle örnek olmak ve kontrolün onda olduğu duygusunu vermek gerekir. Mesela, anne, birlikte oyun kuracağınız oyuncaklarından hangisini arkadaşına vermek istersin? Diye sormalıdır. Bu durumda çocuk oyuncakları üzerinde kontrol sahibi olduğunu hisseder ve seçim yapma, karar verme konusunda nasıl davranacağını öğrenir. Oyuncaklarından birini arkadaşına veren çocuk, bunu geri alabileceğini de öğrendiğinde, bu konuda kontrolün kendisinde olduğunu bilir. Ve artık vermek daha kolaydır. Çünkü çocuk hayatın bir alışverişten ibaret olduğunu yavaş yavaş kavramaya başlar.
İmam‘ı Gazali, aynı tabaktan yemek yiyen çocukların kardeşlerinin haklarına riayet etmeyi öğrendiklerini ifade eder. Yemekte kardeşinin hakkını da dikkate alan çocuk, sosyal hayata atıldığında insanların haklarına saygı gösterecektir. Aileler, çocukların kardeşleriyle ilişkilerinde bu kaideyi dikkate almalıdırlar. Aksi takdirde, kardeşler arasında çatışma, rekabet ve husumet kaçınılmaz olabilir.
Çocuklar hayatlarıyla ilgili kuralları akranlarından ve aile büyüklerinden öğrenirler, Çocuk, oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaştığında onlar tarafından sevildiğini görür ve paylaşmanın güzel bir şey olduğunu öğrenir. Öte yandan, arkadaşlarıyla oyuncaklarını paylaşmayan çocuklar grup içinde sevilmediğini ve dışlandığını hisseder ve bu davranışının doğru olmadığını görür. Anne baba, küçük yaştan itibaren çocuğa, Hazreti Peygamberin hayatından örnekler vermeli ve iyilik yapmanın, sahip olduğumuz şeyleri insanlarla paylaşmanın iyi insan olmanın şartları arasında yer aldığını ve Allah‘ın iyileri mükafatlandıracağını anlatmalı ve çocuğa doğru örnek olmalıdırlar. Unutmamak gerekir ki, kendi hayatına taşımadığı şeyi çocuğundan isteyen ebeveynlerin bu sözlerinin çocuk için geçerliliği yoktur. Bu nedenle kişi hayatıyla, eylemleriyle, sözüyle ve özüyle de çocuğuna doğru örnek olmalıdır.