Masal gücü hayal gücü

Abone Ol

İnsan, farkında olarak ya da olmayarak fizik ötesi bir arayış içindedir. Bu, insanın kendisini aşma duygusundan kaynaklanmaktadır. Doğada gördükleri, yaşadıkları, algıladıkları onu öte duygusuna, öte duygusunu yaşama doğru götürüyor. Öte, insanoğlu için bir aşkınlık duygusudur. Bu somut dünyada, dünyayı kuşatan atmosferde, insan fizik olarak ulaşamayacağı şeyleri hayal etmeye bakar. Bazen kanatlanarak, bazen korku duygusunu yenerek, canı pahasına bir şeyler yapma düşüncesindedir. Kimi zaman mağaraya kapanarak, kimi zaman yalnızlık duygusuyla düşünmeye kendini adayarak yapmaya çalışır bunu. Bizim ruh dünyamızda, bu anlamda masal önemli bir yer tutar. Masal anlatmak, masal dinleyicisi olmak ve bundan yola çıkarak hayal ötesi uzanışlar içinde olmak insanımızın özelliği. Bazen fizik duygu olarak yaşayamadıklarını, masal anlatarak yaşamaya bakar. Kimi zaman hayvanları konuşturur, fizik ötesi duygularla gözle görülemeyen şeyleri devreye sokar. Bu da insanın kendi kendisini aşma olayının bir başka aynıdır.

Doğu, yani İslâm ruhuyla donanmış insanda kendini arayış daha çok belirginleşmekte. Hayal gücünü sonuna kadar kullanmakta. Kuşlar gök boşluğunda uçmakta, bulutlar, yıldızlar, ay, seyyare hep gök boşluğunda asılı durmaktadır. İnsanın bunu fizik algısıyla çözmesi beklenemez, düşünülemez. Bu arayış insanı zorlamaya başlar ve hayalini devreye sokar.

Masal bir hayal duygusudur. Uçan aslanlar, kökünden bir adam tarafından sökülen ağaçlar, bir kılıç darbesiyle bir anda uçurulan kelleler, bir insanın tek başına bir orduyu yenmesi, bir tilkinin kurnazlıkları ve daha başka şeyler. İnsan yerine düşünen kuşlar. Somut olarak bir krala, bir yöneticiye söylenemeyen şeylerin diğer varlıklar vasıtasıyla anlatılması gibi nice şeyler anlatılmaktadır. Binbir gece durmadan anlatılan ve kurulan bir hayal dünyası. Kötülükler bu kahramanlar vasıtasıyla aşılmakta, örnek olaylar olağanüstü olaylarla ifade edilmekte. Kötülüğü yenmenin mutlak bir yolu vardır. Yeter ki insan hayal kurabilsin, yeter ki masal anlatabilsin. Hastane koğuşlarında hastalar birbirlerine masal anlatarak zamanı geçirirler, köylerde kışın içeri kapanan çocuklar, yaşlı dede ve nineler zamanı hayal kurarak geçirirler. Bir Rokuş ninemiz vardı köyümüzde. Milli mücadele yıllarını, doğu cephesine öküz sırtında ve kendi sırtlarında taşıdıkları cephaneleri bir masal duygusuyla anlatırdı. Hayatı bir masal gibi algılamak insana tatlı bir duygu yaşatmaktaydı.

Bugün için insanın, özellikle çocukların yaşamakta oldukları dünya hayal ötesi değil, fizik içi kuru, katı bir hayat içermekte.

Bu hayatta kan ve işkence yoktur. Bu hayatta sevgi ve insanın iyilikleri üzerine kurulu bir dünya vardır.

Batı dünyası masalın çok uzağında. Onlar daha çok, masal yerine insanın somutuyla ilgilenmekte.

Batı insana, somut olan, işkence, kan ve nefret aşılamakta. İletişim araçlarıyla gözlerimizi açtığımız andan itibaren, dünyamızda gezinen hayal ötesi uzanışlar değil, ölümün ve kanın kanıksandığı bir yaşama biçimine götürmektedir.

Bir yüzyıldır, masallar yerine insanlığa anlatılan şeyler kandan, ölümden ve nefretten başka bir şey değildir.

Vietnam da, Küba da, Afganistan da ve bir kangren haline gelen Filistin de hep ölüm vardır. Dünyanın bir çok yerinde çocuklara, masal yerine ellerine kendilerini koruma duygusu adına silah verilmekte. Bu, o bölge çocuklarının bir suçu ya da bir günahı değildir. Bu batı nın aç ruhunu doyurmak adına, çocukların ellerine tutuşturulan silâh içindir. Batı, aç gözlüdür ve doyumsuzdur. Bütün varlığını şişinmek üzerine kurmuştur.

Geçenlerde bir eve yapılan bir baskında, kız çocuğun kulakları yırtan ve nefretini arttıran bağırışı belki yadırganabilinirdi, ama çocuğun haykırışında bir gerçek payı vardı. Evde paketlenen ve pazarlanan eroin için yapılan baskında çocuğun haykırışı şuydu. "Babama iş mi verdiniz " Bu, babamı çaresiz bıraktınız anlamına gelmekteydi. Bir çoçuğa hayal gücü ve fırsatı bile tanınmamakta. Bugün insanlık açlığa terk edilmiş durumda. İnsanlık çaresizliğe itilmekte. İnsanlık gayri ahlâkî olmaya yönlendirilmekte. İnsanlık günaha ve yanlışa itilmekte. Yapı bunun üzerine kurulmuştur.

Bugün masal ile hayal ötesi uzanışlara daha çok gereksinim duyulmaktadır.